Çok Yakında

Zeytin ve Güneşle Hayat Bulan Yer: Ayvalık

Şubat 20th, 2016 | by Aslı Bora
Zeytin ve Güneşle Hayat Bulan Yer: Ayvalık
Yazarlar
0

(Türkiye ondan sorulur… Gezgin Aslı Bora’nın Kuzey’in Şubat ayı için kaleme aldığı yazıdır…)

Sanki eski bir anahtarla açtığım bir kapıdan geçiyorum. Sonrası iyot kokan sokaklar, sarımsak taşından evler. Bir sinema perdesinde kaybolmuş gibiyim. Her çağın ruhu bu sokaklarda saklı. Zaman göz alabildiğine uzanan zeytin ağaçlarında soluklanıyor. Vizörüm irili ufaklı adacıklarla dolup taşıyor. Ayvalık’tan Cunda’ya bilmediğim bir keşfe çıkıyorum.

cundaa

Ayvalık, Balıkesir’in en batı ucunda yer alır. Ege Denizi’yle çepeçevre kuşatılmış olması ve büyük kentlere olan yakınlığıyla gezginleri dört mevsim kendine çeker. Zeytinle hayat bulan bu şehirde kışın mevsiminin sertliği ya da yaz mevsiminin kavuran sıcaklığı görülmez. Ege kıyılarının ılıman seyreden iklimi Ayvalık’ta bir uyuma dönüşür. İklimin sağladığı ahenge kapılan tabiat, burada sonsuz bir cömertlikle gün yüzüne çıkar.

Buralarda sokaklarda kaybolmak kaçınılmazdır. Eski Rum evlerinin yıllara meydan okuyan zarafeti ve melankolisi ister istemez içinize işler. Bazen bir pencerenin, bazen bir kapının güzelliğine rengarenk çiçekler eşlik eder. Bölgeden çıkartılan sarımsak taşı neo klasik çizgilerle birleşir ve şirin bir yerel mimari oluşturur. Bu duvarlarda zaman askıya alınmış gibidir. Ayvalık’tan Cunda’ya evler, pencereler, kapı tokmakları sizi sarmalar ve bambaşka alemlere sürükler.

Bütün Anadolu gibi Ayvalık da tarih boyu farklı kültürleri koynunda taşımış. Günümüzde bu günlerin izlerini mimari eserler aracılığıyla takip etmek mümkün. Vakti zamanında kilise ve manastır olan birçok yapı zamana yenilmiş. Bazı kiliseler camiye dönüştürüldüğünden halen oldukça iyi durumda. Yakın zamanda gerçekleştirilen girişimlerle müze olarak kullanıma açılan kiliseler de ziyaretçilerini zevkle ağırlıyor.

cunda taksiyarhis müzesi.2

Cunda birçoğu 19’uncu yüzyılda yapılmış kilise ve manastıra sahip olsa da ne yazık ki bu yapıların büyük bir kısmı tahrip olmuş. Yine de bu sarımsak taşıyla örülmüş sokakları adımlarken Panaya Kilisesi’nin kalıntılarıyla ya da adanın içine doğru ilerledikçe Çamlı Manastır’ın (Taksiyarhis Ta Çamya) izleriyle karşı karşıya gelmeniz olası.

Ayvalık sayısı 20’yi geçen adalarıyla gerçek bir adalar diyarı. Bu adalardan en büyüğü olan Cunda karayolu ile Ayvalık’a bağlı bulunuyor. Ayvalık’ın el değmemiş diğer adalarına ulaşmanın yoluysa günü birlik tekne turları. Yunan adalarının popüler tatil noktalarından Midilli’ye de Ayvalık üzerinden ulaşmak mümkün. Ayvalık-Midilli feribot seferleri bütün yıl boyunca devam ediyor.

Dört bir taraf deniz bir coğrafyada gün batımı romantik manzaralar sunuyor. Güneş derin maviliklere altın hareler saçarak ufukta kayboluyor. Gökyüzünün ve denizin renkten renge boyandığına, adaların bu pırıltıların arasında dalgalandığına şahit olmak oldukça keyifli. Cennet Tepesi, Şeytan Sofrası ya da sahilin herhangi bir köşesi manzaranın tadını çıkarmak için birebir.

cunda son vapur cafe restoran

Ayvalık denizi, doğası ve mimarisinin yanı sıra kendine özgü mutfak kültürü ile de öne çıkar. Zeytin ve zeytinyağı bu lezzetli mutfağın can damarı. Deniz börülcesi, deniz fasulyesi, ısırgan otu, arapsaçı, hardal otu… Kazdağları’nın serin havası ve Ayvalık’ın güneşi ile yetişmiş bu türlü türlü otları köylü pazarından edinmek mümkün. Pazar içinde şöyle bir dolaştığınızda bir otların nasıl leziz biçimde pişirileceğini de öğrenebilirsiniz.

Ayvalık’a kadar gitmişken yenmeden dönülmemesi gereken yegane şey Ayvalık tostu. Nohut mayasıyla hazırlanan özel ekmeği Ayvalık tostunun lezzet sırrı. Eğer Ayvalık’ta yolunuz tostçular çarşısına düşerse doğru yerdesiniz demektir. Çarşı içinde Mesut Büfe’de mis gibi bir çayla tostunuzu yiyebilirsiniz.

Balıksız bir Ege sofrası elbette düşünülemez. Hele Ayvalık ve Cunda gibi balıklara maniler düzülen bir rotaya yolunuz düşmüşse…. Buralarda mevsim uygunsa papalinadan sinarite tazecik balıklar enfes mezeler eşliğinde sofraları süsler. Deniz mücveri, sıcak ot, kabak çiçeği dolması bu Ege lezzetlerinden yalnızca birkaçıdır. Cunda merkezde yer alan Yakamoz Restaurant’ta beğendili ahtapotun tadına varıp; Cunda’da sahile kurulmuş olan Teo’s’da karides mantıyla kendinizi şımartabilirsiniz. Ayvalık’ta tatlı deyince akla lor tatlısı ve sakızlı kurabiye gelir. 1942’den bu yana varlığını sürdüren Güler Tatlıhanesi, lor tatlısı ve sakızlı kurabiye için doğru adres.

cunda sokakları.4

Ayvalık-Cunda rotasının nabzını tutmak için Taş Kahve’ye de uğramak icap eder. İçinde uçuşan kırlangıçları, meşhur dibek kahvesi, muhabbeti keyifli amcaları ile Taş Kahve vaktin nasıl geçip gittiğine şaşılacak bir mekan. Romantik ve nostaljik Cunda atmosferini sonuna kadar hissettirecek bir diğer durak Aşıklar Tepesi. Yüzyıllar önce burada bulunan manastırdan geriye bir şapel ve taş değirmen kalmış. Uzun yıllar kaderine terk edilen bu tarihi yapı 2007 yılında Cunda’nın müdavimlerinden Rahmi Koç tarafından restore edilmiş. Günümüzde ‘Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’ olarak araştırmacıları, kafesi ve nefes kesen manzarasıyla da gezginleri ağırlamakta.

cunda çınarlı camii.2

Antikacılar Çarşısı ve Antikacılar Pasajı son dönemde Ayvalık’a yolu düşen koleksiyonerlerin gözdesi. Burada gaz yağı lambalardan, iğne oyalarına, porselen takımlarından, Çanakkale sermiklerine kadar birçok şeyi bulmak mümkün. Antikacılar Çarşısı’nda Cumartesi günleri bir de bit pazarı kuruluyor. Çarşının girişinde bulunan Cafe Caramel hem antikacı hem de pastane olarak düzenlenmiş. Sevimli bir mola ve alışveriş mekanı.

Yorumlara kapalıdır.