Çok Yakında

Zaman en kıymetli hazinedir

Şubat 2nd, 2018 | by Bahadır Güler
Zaman en kıymetli hazinedir
Yazarlar
0

Bahadır Güler’in Kuzey için kaleme aldığı köşeyazısıdır…

Deǧerli dostlar,
Bu ayki yazımda sizleri zamanı ölҫme birimi olan takvim hakkında bilgilendirmeye ҫalıṣacaǧım. Takvim, zamanın yüzyıl, yıl, ay, hafta ve gün gibi parçalara bölünüp düzenli bir sırayla gösterildiği çizelgedir. Takvim, sosyal, ticari, dini ya da idari amaçla günleri organize eden bir sistemdir. Takvim organizasyonu, zamanı dilimlere bölerek gün, hafta, ay ve yıl gibi isimlendirerek yapılır.

Takvimde süreler, güneş ve ay döngüsü gibi bazı astronomik olayların çevriminden yola ҫıkılarak yapıldıǧı gibi, hasat zamanı, suların yükselmesi ve çekilmesi gibi doğal olaylar üzerinden de belirlenerek de yapılmıstır.

Birçok uygarlık ve toplum kendi özel ihtiyaçlarına uygun takvimler geliştirmişlerdir. Mesela Türklerin en eski takvimi 12 hayvanlı takvimdir. Dünyada en çok miladi ve hicri takvimler kullanılır. Miladı takvim, İsa’nın doğumunu başlangıç olarak alır. Ayrıca Güneş’e göre hazırlanmıştır. Hicri takvim ise Hz.Muhammed’in (SAV) Mekke’den Medine’ye göçünü başlangıç olarak alır ve ayın hareketlerine göre hazırlanmıştır.

TAKVİMİN TARİHÇESİ

İlk Babil kavimleri (bugünkü Irak) takvimleri kameri ayı, yani birbirini izleyen iki dolunay arasındaki 29,5 günlük dönemi temel alan bir sistemdi. Bu döngüye göre 365,24199 gün olarak gözlemlenen ortalama güneş yılından daha kısa, 354 günlük bir ay yılı (kameri yıl) ortaya çıkmıştır.

Güneş yılına dayalı takvimi ilk geliştirenler, eski çağ Mısırlıları idi. Mısır’da yaşam Nil taşkınlarının etrafında dönüyordu. Gece göğün en parlak yıldızı olan Sirius, her yıl Nil’in taştığı zamanlarda, gün doğumundan hemen önce parlamaktaydı. Mısırlılar takvimlerini bu olayla ilgili yapılandırmışlardır.

Mayalar da zaman kaydı tutmakla ilgileniyorlardı ama takvimlerini yıllık bir dönemle ilişkilendirmemişlerdi. Onlar hem geçmişe hem de geleceğe yönelik bir takvim sistemi kurmuşlardı.

Modern takvimlerin temeli ise 8’inci yüzyılda atılmıştır. Bu takvimler M.Ö. 46 yılında Jül Sezar tarafından kullanıma sokulan Jülyen takvimine dönüşmüştür. Jülyen takvimi, son şekline M.S. 8 civarında, İmparator Agustus döneminde kavuşmuştur.

JÜLYEN TAKVİM:

Jül Sezar’ın düzenlemiş olduğu Roma takvimine dayanır ve Jülyen takvim olarak adlandırılır. İ.Ö 46 yılında yani Roma İmparatorluğu 708. yılında kullanılmaya başlandı. Bu değişiklik, Romalılar için önemliydi çünkü o dönemde Roma’da günlerin sayılması düzensizdi. Yüksek papazların değişim tarihleriyle yüksek memurluğa geçiş tarihlerini gösteren bir takvimdi. Sezar yılbaşını 1 Mart’tan 1 Ocak’a aldı. Güneş yılını esas alan bu takvim artık yılları da kullanan bir takvimdir.

GREGORYEN TAKVİM:

Yıllar 365 gündür. Bununla birlikte dört yıla bir gün eklenir. Dört yıl da bir şubat ayı bir gün uzar ve 29 gün olur. Buna da ARTIK YIL denir. Yeni çağda Papa XII. Gregor tarafından Jülyen takvimin reformuna göre 1582’de düzenlenen Gregoryen takvim de mevsimler güneşin hareketini esas alarak belirlenmiştir. Gregoryen yılı on ikiye ayrılır. Bir yılda elli iki hafta vardır. Ve yılbaşı 1 Ocak olarak belirlenmiştir. Türkiye 1 Ocak 1926’dan itibaren bu takvimi kullanmaya başlamıştır. (Türkiye’de “Miladi takvimi” de denir.) Dinsel bayramların zamanını belirlenmek için başka takvimlerden yararlanan bazı halk grupları dışında bugün artık tüm dünyada Gregoryen takvimi kullanılmaktadır.

TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER:

12 HAYVANLI TÜRK TAKVİMİ:

Türklerin kullandığı en eski takvimdir. Güneş yılını esas alır. Bu takvimde her ay bir hayvan adıyla anılır. 12 ya da 60 yılda bir devrini tamamlar. Bu takvimde bir gün (gece-gündüz) on iki eşit parçaya bölünür. Ve her bir bölüme AY denilirdi.

Türkler´in kullanmıṣ olduǧu bu ilk takvim ile ilgili daha sonraki yazılarımızdan birinde sizlere geniṣ bir bilgi sunmayı düṣündüǧümden dolayı burada bu takvimle ilgili daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum.

CELALİ TAKVİMİ:

Selçuklu döneminde kullanılan ve Melikşah tarafından hazırlanan bu takvim yılbaşı Nevruz olan takvimdir. Günümüzde İran ve Afganistan’da kullanılan bu takvim Güneş yılı esasına göre hazırlanmıştır. Ômer Hayyam başkanlığındaki bir kurul düzenlemiş ve Melikşah’a sunmuştur. 1079 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. 9 Ramazan 471 (Miladi 15 Mart 1079) yılına rastlayan Nevruz yılbaşı olarak, Hicret yılı da başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir. Babür İmparatorluğu da bir dönem Celali Takvimi’ni kullanmıştır. Celali Takvimi sadece tarım gibi ekonomik işlerin düzenlenmesinde kullanılmış, normal hayatta Hicri Takvim kullanılmaya devam edilmiştir. Celali Takvimi’nde 1 yıl, 365 gün 6 saat olarak kabul edilmiştir.

HİCRİ TAKVİM:

Selçuklu ve Osmanlı Devleti uzun süre alaturka takvimde (Türk Takvimi) denilen Hicri takvimi kullanmışlardır. Hz. Muhammet’in (SAV) Mekke´den Medine´ye hicretini/göçünü tarihin başlangıçı olarak kabul eden bu takvim ay yılını esas alır.

Hz. Ômer (RA)`in halifeliği döneminde Hicret´in 17.yılında alınan bir kararla Hicret´in olduğu yıl başlangıç tarihi olarak alınmış,16 Temmuz 622 tarihi Hicri Takvim´in birinci yılı kabul edilerek bu yeni takvim uygulamaya konulmuştur.

Hicri takvimde aylar muharrem, safer, rebiülevvel, rebiülahir, cemaziyelevvel, cemaziyelahir, recep, şaban, ramazan, sevval, zilkade ve zilhicce şeklinde sıralanmaktadır.

Bir Hicri yılda 354 gün vardır. (354 gün 8 saat 48 dakika ve 34.68 saniye) Hicri yıl miladi yıldan 10 gün daha kısadır.

RUMİ TAKVİM:

Osmanlı Devleti’nde I.Mahmut döneminde mali işlerde kullanılan takvimdir. Bu takvim hicreti başlangıç olarak kabul eder ve güneş yılını esas alır. Mart ayı yeni yılın ilk ayıdır.

MİLADİ TAKVİM:

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1926 yılından itibaren kullanmaya başladığı takvimdir. Bu takvim Gregoryen esasına dayanır. Miladi takvimin ortaya çıkmasında ilk olarak Mısırlıların rolü vardır. Daha sonra İyon ve Yunanlılar sayesinde de Batı bu takvimi tanıyarak kullanmaya başlamıştır. Miladi takvim Hz. İsa’nın doğumuyla başlayan ve güneş yılını esas alarak hazırlanan bir takvimdir. (Güneş yılı, Dünya´nın güneṣ etrafında bir defa dönmesine tekabül eden bir zaman dilimidir ve bu dönüṣ 365 gün 6 saat sürmektedir.)

M.S. 1582 tarihinde Papa 13. Gregorius tarafından Romalıların kullanmıṣ olduǧu Jülyen takviminin reformize edilmesi ile ortaya ҫıkarılarak kullanılmaya baṣlanılan bir takvimdir.

Burada üzerinde durmaya çalışmış olduǧumuz zamanın farklı dönemlerde, farklı astronomik ya da önemli olaylardan yola ҫıkarak farklı dilimlere ayrılarak belirli bir düzene sokulması insanlık tarihinin de belirli bir düzene girmesini sağlamış ve tarihi olayların kronolijik olarak günümüze kadar gelmesinde önemli rol oynamıştır.

Takvim aslında insanoǧlunun zamana vermiṣ olduǧu önemi göstermesi aҫısından da ҫok önemlidir. Bugün hepimizin elinden düṣürmediǧi ve hayatımızın vazgeҫilmez parҫalarından biri olan takvim yüzlerce yıldır insanoǧlunun en önemli yardımcılarından birisi olmuṣtur.

Yazıma burada son verirken şunu da belirtmeden geҫemeyeceǧim. İnsanoğlunun geriye getiremeyeceǧi olgulardan birisi ve en deǧerlisi olan zamanın, zamanımızın kıymetini bilelim. Geҫmiṣe takılarak geleceǧimizi karartmadan günümüzü en iyi ṣekilde yaṣamaya gayret edelim.

Hasta olmadan sağlığın, geҫip gitmeden zamanın kıymetini bilelim.

Saǧlıcakla kalın….

Yorumlara kapalıdır.