Çok Yakında

Yılbaşı geliyor eşinize hediye baktınız mı?

Aralık 26th, 2017 | by Şebnem Seçkiner
Yılbaşı geliyor eşinize hediye baktınız mı?
Yazarlar
0

Manyakanne uyarıyor: “Beyler, biz kadınlar hediyeyi çok severiz. Arada bir gelen çiçek, (O da zaten başka bir olay. Neden sadece kavga edildiğinde alınır ki?) bir tişört, çanta… Öyle pahalısını da düşünmeyin. Şimdi yılbaşı yaklaşıyor. Ayrıca bu yazıda bir mesaj var. Anladıysanız bana mail atın.”

Biz, birbirimize çok hediye alan bir çift değiliz. Hani öyle filmlerdeki gibi kapı çalmıyor, açtığımda çiçeklerin arasında kaybolan bir adam görmüyorum. Ya da eve sürpriz hediye paketleri gelmiyor. Arada bir ben beğendiğim bir şey görürsem alırım, ama onda tık olmaz.

Doğumgünleri evet özeldir, onun dışında benim beyin aklına gelmez.

Geçenlerde kapı çaldı, kargo geldi. “Aaa” dedim içimden, “Bir şey beklemiyorum ki…” Bizim her zaman alışveriş yaptığımız sitedendi kutu. Hem de ayakkabı kutusu. Anlaşılıyor yani bakınca. Nasıl heyecanlandığımı anlatamam.

Öyle yüzükmüş, altın kolyeymiş falan değil, ayakkabıdır en sevdiğim hediye. Hani her gün hediye gelse gıkım çıkmaz, “Yeter” demem.

Aklımdan geçenler:

Kesin istediğim o beyaz botları aldı.

Ya bak gördün mü adama kızıyorum ama beni düşünüyor işte. Yine hakkını yemişim. Of Şebnem offfff. Utan kendinden.

Numarayı da sormadı bana, emin herhalde…

Hemen giyerim, ona uygun da giyinirim, akşam öyle karşılarım.

Bir açtım, 44 numara yazıyor kutuda. Ben şok! Almış kendine, işyeri değil ev adresini vermiş. Açmadım bile kutuyu sinirimden.

Ne yaptım? Girdim aynı siteye, aldım kendime bir bot!

Hırsa bak.

Bir keresinde daha beter yıkım yaşamıştım. Irmak o zaman 3 yaşında. Ben çalışmıyorum. Hani böyle istediğim zaman bir şey alamıyorum. Ayakkabı denince akan sular duruyor, renkli spor ayakkabı dendiğinde de o duran sular donuyor!

Kayınbiraderim Amerika’da yaşıyor. Arada sırada geliyor. Geldi, bizde yemekteyiz. Kayınvalidemler de bizde… Kalabalığız. Çantadan rengarenk bir spor ayakkabı çıkardı. O zamanlar daha yeni çıkmış o her tarafında başka fosforlu bir renk olan modeller…

Var ya, benim kalbim başladı beynimde atmaya. Arkın’a aşk dolu bakıyorum. Böyle herkesin içinde koşup kucağına atlayasım var. Resmen doldu gözlerim. Bir kadın refleksi, anında hangi kıyafetle, ne zaman, nereye giyeceğimi düşünüyorum.

Ayakkabı çıktı, Arkın “Hah abi sağol, deniyorum hemen” dedi ve ayağına giydi mi? Giydi. Ben ağlamaya başladım mı? Başladım!

“Tabii benim param yok ya, al sen kendine. Hem de benim en sevdiklerimi al. İstersen kendine güzel yemekler al da ben ekmek peynir yerim. Çalışsam kendim alırdım. Kaldım mı senin eline? Sen de gözüme gözüme sokuyorsun. Beni kıskandırmak için yapıyorsun. Senin yok benim var işte diyorsun. Devam et Arkın devam et. İstersen ben kışın yazlık kıyafetlerimle de gezerim. Para kazanamıyorum ya. Mont almak ne haddime!”

Tabii adam şok. Masadaki herkes şok. Aslında kıskandığım ayakkabı değildi ki, altında yatan mesaj “Çalışmıyorum ve kendimi yetersiz hissediyorum” idi. Haliyle küstüm kaç gün. O da aslında ayakkabıya bozulmadığımı anladı.

Gerisi bildiğiniz süre. Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten misali birbirimizi anlayabilmemiz için ben terapiste başladım.

“Hani onu demek istemedi, aslında şunu dedi. Dur yanlış anlamayayım…” Tabii bir de çalışmadığım için hissettiğim o ağır yetersizlik duygusundan kurtulmak için.

Tabii ki çok adım attık. Fakat hediye mevzusunda bir gelişme yok. 🙂

Beyler, biz kadınlar bakın hediyeyi çok severiz. Arada bir gelen çiçek, (O da zaten başka bir olay. Neden sadece kavga edildiğinde alınır ki?) bir tişört, çanta… Öyle pahalısını da düşünmeyin. Olay maddiyatla sınırlı değil, düşünmeniz yeter.

Şimdi yılbaşı yaklaşıyor. Kendimi Arkın’a hediye bakarken buldum.

Bak bu hırkayı çok sever.

Off hakim yaka gömleğe bayılır.

Bu atkı-bere takımı ona çok yakışır.

Geçen akşam da söyledim, hatta sordum “Sana ne almamı istersin?” diye. Yine klasik cümleler sıralandı.

“Bu ara çok masraf yaptık, ne hediyesi? Almayalım bir şey. Sen bana alma, sonra ben de almak zorunda kalıyorum. Kızımıza alalım, yeter işte. Çocuk muyuz biz canım?”

Söyledikleri bunlarla sınırlı değildi. En çok “Sen alınca ben de almak zorunda kalıyorum” cümlesine bozuldum. Bir de kesin “11 yıldır evliyiz, hâlâ hediye bekliyor” diye düşündü de kavga çıkmasın diye söylemedi!

Belki sadece ben alacağım? “Almıyorum işte. Almıyorum ulan” dedim içimden. “Sen bana alsan da benden sana beş kuruşluk hediye bile çıkmayacak…”

Erkeklerin hediye almamalarının bir nedeni de,bizden komut beklemeleri. Evet, yanlış duymadınız. “Komut” dedim. Ona bir şey alacağımızı söyleyerek, beğendiğimiz kazağı göstererek, istediğimiz ayakkabıyı anlatarak aslında bunları hediye olarak beklediğimizi anlamıyorlar.

Kurmamız gereken cümle şu:

“Ben hediye istiyorum.”

Yok yok, bu değil.

“Ben bu ayakkabıyı istiyorum yılbaşı hediyesi olarak.” Tüm detayları vererek. Direkt göstererek. “Bu ayakkabı”, “yılbaşı hediyesi.” Daha ne söyleyelim ki?

Ay erkekler bana kızacak ama yalan mı? Yanlış mı söylüyorum? Direkt anlatmazsak, ima etmeye kalkarsak isteklerimiz bir sonuca varıyor mu? Hayır…

“Ahh şu ayakkabı ne güzel” dediğinde o ayakkabı sana gelmiyor.

“Şu restoranı çok merak ediyorum” dediğinde aldığın cevap “Gidelim” değil, “Ben de merak ediyorum” oluyor.

Ama sorun yok. Birbirimizi artık anlıyoruz. Onlar değişmiyorsa, bizim isteme, duygularımızı, düşüncelerimizi anlatma şeklimiz değişiyor.

Misal, “Bu akşam dışarı çıkalım mı?” diyorum. “Irmak annemlerde kalmaya karar verdi, akşam orada olacakmış” demiyorum. Çünkü o zaman “Çıkalım” demek aklına gelmiyor. Hangi filmleri izleyeceğini anlatıyor.

Bak sevgilim, sana taaa buradan sesleniyorum.

Yılbaşı hediye istiyorum.

Kitabım çıktı: Manyak Anne – #bendeğilhormonlarımyaptı, ses etmedin. (Aldınız mı? Buradan ulaşamam demeyin, tikla24.de adresinden alabilirsiniz. İşte gördüğünüz üzere kitapta anlattığım o hormonlar halen devrede, terk etmediler bünyemi.)

Başka projeler gündemde, yine senden ses çıkmadı.

Yeni yıl da gelirken…

Bennnn hediye istiyorum. 

Bu yazıda bir ipucu var mesela ne olduğuna dair? Bakalım anladın mı?

Yine net mesaj vermedim, ama çok da merak ediyorum ipucunu alacak mı diye? Siz anladıysanız bana mail atar mısınız?

manyakanne@gmail.com

O zaman… En güzel hediyeler sizin olsun bu yıl. En çok da sağlık olsun. Çok sağlık olsun.

Yorumlara kapalıdır.