Çok Yakında

Yaşar Olgun: IŞİD Danimarka’nın her yerine yayılmış durumda !

Temmuz 9th, 2016 | by Cansu Naz Sivrioğlu
Yaşar Olgun: IŞİD Danimarka’nın her yerine yayılmış durumda !
Danimarka
0

İki kızının terör örgütü IŞİD’e katılmak için evden kaçtığını düşünen ve Türkiye’de kızlarını arayan baba Yaşar Olgun’un KUZEY gazetesi İstanbul muhabiri Cansu Naz Sivrioğlu’ya verdiği röportajın ikinci bölümü:

 CANSU NAZ SİVRİOĞLU, İSTANBUL

Bahsettiğiniz Filistinli kadınla kızınız ne kadar süredir görüşüyordu ?

Son 4-5 aydır. Ne olduysa yüzde doksan dokuz onda. Çünkü o kadın 17 Mayıs’ta aslında Türkiye’ye giriş yapmış. Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan tutuklanıp Danimarka’ya iade edilmiş. Danimarka’ya indikten sonra kadın ortadan kayboluyor. Danimarka istihbaratı ve terör şubesinin onu araştırması lazım, bu kadını bulması lazım. Maalesef bunu yapmadılar. Danimarka İstihbaratın bunu çözmesi lazım. Eğer biliyorlarsa da bilgi vermiyorlar. Ben o kızın Danimarka’dan çıktığına eminim, Danimarka’da beklemez. O kızın ailesi de zaten bu işin içindeymiş. “Dulum, kocam öldü,” dedi, kocası hayattaymış. Ve Suriye’de. Erkek kardeşi Suriye’de, kız kardeşi Suriye’de. Ailesinin tümü orada. Çocukların akıllarını nasıl çeliyorlar, beyinlerini nasıl yıkıyorlar anlamıyorum.

Reşat Bey’in (Reşat Kılıç) kızıyla ilgili bir gelişme var mı ?

O kız da 23 Haziran’da Türkiye’ye giriş yapmış. Onun yanında iki Danimarkalı da var. Onlar üç kişiymişler.

O halde IŞİD Danimarka’da organize olmuş durumda…

Evet, çok organize olmuş durumdalar. Her tarafa dağılmışlar. Ama polis ilgilenmiyor, yeterince umursamıyor. Zaten olan yabancılara oluyor. Giden de yabancı, ölen de. “Danimarka’dan çıkıp gitsinler, ne yaparlarsa yapsınlar” diye düşünüyorlar herhalde. Düşündüğümde bundan başka bir sebep bulamıyorum. Polis isterse bu örgütü çözer. Ama uğraşmıyor. Emniyet benden daha iyi biliyor hangi mahallede, hangi camide, hangi evlerde olduklarını. Polisin istihbaratı var, ajanları var her tarafta. Onların arasında mı yok ? Ama maalesef gözleri kapalı olarak izliyorlar, duyarız kalıyorlar. Ben en son polisle görüştüğümde “Bana belge ve bilgi ver,” dedi. “Sen polissin, sen bulamazsan ben nereden bulacağım belgeyi?” dedim. Benden bilgi istiyorlar, o bilgileri nereden getireceğimi ben de bilmiyorum. Ben gidip caddede oturacağım, birinden bilgi alacağım, polise anlatacağım, ona inanacaklar. Kendileri araştıracaklarına benden bilgi istiyorlar. Gerçekten Danimarka polisinden bir şey anlamadım. Türkiye’nin yaptığının 10’da 1’ini yapmış olsalardı eğer kızlarım bugün yanımda olurdu. Türkiye yalvarıyor, “Ara Danimarka’yı, havaalanından nasıl çıkmışlar ? Kameraları takip etsinler, yardım eden birileri var mı ? Telefonları izlesinler” diyor. Telefon açıyorum; “Dinlemeyi yapmıyorsanız telefon kayıtlarını çıkarın” diyorum. 3 hafta sonra çıkardılar. Ben onlardan önce telefon şirketinden istedim telefon kayıtlarını, para karşılığında telefon şirketinden kendim aldım. Benim yaptığımı polisin yapması gerekiyordu. En sonunda uçak biletini de buldum, polise götürdüm. Bilet belli, uçuş yeri belli. Dönüş biletlerini almışlar. “İnceleyin” dedim. 26 Mayıs’ta Türkiye’ye giriş yapıyorlar, 9 Haziran’da dönüş biletleri var.

Dönüş biletleri de varsa kızlarınızın burada zorla tutulduğunu mu düşünüyorsunuz ?

Yüzde doksan dokuz öyle. Dönüş biletleri var. 15-16 günlük bilet almışlar. Polis bunun araştırmasını yaparken benden belge istiyor. En sonunda biletleri götürdüm, attım masasına. “Araştırın bunu” dedim. Maalesef bir şey yok. Bir tane kredi kartı var biletlerin alındığı, son dört hanesi görünüyor. “Banka bana bilgi vermez, siz bu kartı araştırın. Kime ait ? Kızların mı yoksa başkalarının mı ?” dedim. “Onlar yetişkin” dediler. Böyle saçmalık olur mu ? Kızlarımdan hiç haber yok, ya öldülerse? Öldükten sonra mı ortaya çıkacaksınız? Bu soruyu cevapsız bırakıyorlar. Benim gerçekten aklım ermiyor. Tüm bilgileri ben veriyorum. Havaalanı çıkışlarını, otel girişlerini, Danimarka’ya telefonla veriyorum, maalesef bir şey yok. En son interpolle cuma günü görüştüğümde “Benim başka yapacak bir şeyim yok” dediler. “Öyle mi ?” dedim telefonu kapattım. Polisin böyle bir davada bu şekilde konuşmaması lazım. “Biz de inceliyoruz, araştırıyoruz, daha bir sonuca ulaşamadık” demeli. “Daha fazla yapacağım bir şey yok” dememeli.

Türk polisi Danimarka polisiyle iletişim kuramıyor mu ?

Polisler yasası biraz değişik. Türk polisinin yazıyla başvurması gerekiyor. Yazı önce Danimarka İçişleri Bakanlığı’na gidiyor. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanı’na, Adalet Bakanı da Türkiye’ye gönderiyor. Ondan sonra yazı terör şubesine gidiyor. Prosedür böyle. Terör şubesinin müdürünün Danimarka’dan gelen yazıyı tercüme ettirmesi lazım. 3 ay zaman alacak. Ben emniyetteyken oradaki memurlar Danimarka emniyetiyle görüşüp görüşmediğini sordu. “Bize bilgi vermezler ama sana birkaç ipucu versinler, biz onlara göre hareket edelim” dediler. İstedim, onlar da gelmedi.

Kızlarınız bulduğunuzda ne yapmayı düşünüyorsunuz ?

Benim düşüncem kızlarımı bulduğumda onlarla konuşup, onları benimle beraber Danimarka’ya dönmeye ikna etmek. Kızlarımın beni görürlerse benimle tekrar Danimarka’ya döneceklerine eminim. Evden çıkarken, okula giderken trenleri 5-10 dakika gecikirse ararlardı. “Tren gecikti, biz gecikeceğiz merak etmeyin” derlerdi. Hiç habersiz bırakmazlardı. Bunu nasıl yaptıklarını aklım almıyor. Kızlarımı görmeden hiçbir yere gitmeyeceğim.

 

Korkutuluyor olabilirler mi ?

Kandırılmış olabilirler. Bunu ancak polis çözer. Danimarka’dan nereden ve nasıl çıktıklarını polis bulur. O yolların hepsinde kameralar var. Kiminle gittiklerini, kimin yardım ettiğini polis bulur. Maalesef araştırma yapmıyorlar. Danimarka polisi bunları söylemeyince Türk polisi de hiçbir şey yapamıyor. Türk polisi şunu yapabildi, havaalanına iniş yapmış mı diye baktı, belgeleri çıkardı, görüntüleri çıkardı. Ben görüntüleri gördüm, kızlarım yalnızdı havaalanından çıkarken. Otelden ayrılırlarken de yalnızlar, metrodan inerken de. Ama yönlendirme var. İnternet üzerinden ya da başka bir sistemle konuşuyorlar. Hangi sistem olduğunu çözemedik. Ama Danimarka baştan izlemiş olsaydı telefonları üzerindeydi, takip etme imkanımız vardı. Şuanda kayıtsız telefon kartlarıyla dolu her yer, al bir tane, internete gir, konuş istediğin kadar. Takip edilemez. Polis bana “Sakin ol. Biz gerekeni yapıp bulacağız kızlarını ama biraz zaman alabilir. Sen sabırlı ol,” diyor. Onların da elleri kolları bağlandı, kamera yok. Kameraya takılsalar çabuk bulunacaklar. Gerçekten çok zor bir şey. Hele kız çocukları daha zor. İnsan gerçekten dayanamıyor. Ailem Danimarka’ya çağırıyor. Ağabeyim yalvardı dönelim diye, “Sen git” dedim. Ben caddelerde dolaşacağım. Belki bir umut bir caddeden çıkarlar. Ya da bir balkonda görebilirim.

 

Kızlarınız Türkiye’yi biliyorlar mı ?

Hayır, Türkiye’yi hiç bilmiyorlar, Türkçeleri de çok zayıf. İngilizceyle idare ediyorlar. Görüldükleri alışveriş merkezindeki danışmayla görüştüm. Oradaki kızlar eminler benim kızlarımı gördüklerine. İki tane kızdı, ben yabancıyım demişler, bir adres sormuşlar. Ne sorduğunu kızlar hatırlamıyor. Nasıl bulup geldiklerini bilmiyorum. Yardım edenler kim, kimin nesidir bilmiyoruz. Onu bilsek, polis gerekeni yapar o zaman. Şüphelendiğimiz kimse de yok. Şu anda Danimarka’dan Türkiye’ye gelenlerin aileleriyle iletişime geçsek, kim olduklarını ve nasıl olduklarını öğreniriz. O zaman konu daha değişik bir şekil alır. Aileler olarak çocukların daha önce tanışıp tanışmadığını öğrenirsek, çözeriz. O şekilde üzerine gideriz. Ama aileleri de bilemediğimiz için onu da çözemiyoruz.

Danimarka’da sizinle benzer durumda olan ailelerin sizinle iletişime geçmesini mi istiyorsunuz ?

İletişime geçerlerse çok iyi olur. Hiç olmazsa birbirimize faydası olur. O zaman hepimizin bu acıyı çekmesine son verebiliriz, kızlarımızı daha kolay buluruz. Kimler olduğunu, neden sustuklarını ben de anlamıyorum. Çocuklarının iki tane çakalın ellerine geçmesi mi daha iyidir yoksa 3-4 gün karakolda polise ifade vermeleri mi daha iyidir ? Bence ifade vermeleri, karakolda olmaları daha iyidir. Hiç olmazsa çocuklarının hayatta ve nerede olduğunu bilirsin. Ben bunu düşünerek hareket ettim. İsterlerse gümrük polisine gidip imza versinler, isterse istedikleri saatte polise başvursunlar. O zaman bu acıyı çekmeyiz, rahat oluruz. Diğer ailelerin neden çekindiklerini bilmiyorum. Ben kızlarımın bulunması konusunda hiçbir zaman umutsuz değilim, umutluyum ama biraz zaman alacak.

En son İstanbul’da mı görüldüler ?

Evet, 22 Haziran’da. Danimarka polisi canlansa, çalışmaya ve araştırmaya başlasa her şey değişir. Türkiye’de gerçekten her şey yapılıyor. Hem Ankara’da olsun, hem İstanbul’da olsun gereken yapılıyor. Türkiye’den sonsuz destek var. Türk istihbaratı ve emniyeti çok sıkı takipte, dört bir yandan arıyorlar. Bundan daha fazlası da yok. Bundan daha fazla bir şey isteme imkanım da yok. İnşallah Danimarka emniyeti ve istihbaratı da biraz yardım eder. Danimarka’da çocukları ortada olmayan aileler de gelse, hep birlikte arayabiliriz. Ben tek başıma burada ne yapabilirim ? Buradan başka bir semte geçtiğimde buradan giderlerse, onları nasıl bulabilirim ? En azından 10 kişi olursak hepimiz başka yerlerde arayabiliriz, çocuklarımızı daha çabuk bulabiliriz.

 

 

 

 

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com