Çok Yakında

YANMAMIŞ TAZE BEYİN ARANIYOR

Ocak 7th, 2016 | by Ümit Olcay
YANMAMIŞ TAZE BEYİN ARANIYOR
Yazarlar
0

(Ümit Olcay’ın Kuzey Gazetesi’nin Aralık ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Ben galiba politize edilmekten çok sıkıldım. Sürekli tartaklanıyormuşum gibi geliyor. Belki de aynı oyunun bir parçası olmak sıkıcı gelmiş olabilir. Ama sıkıldım işte… Beynim yandı!

Değişmeyen çözümsüzlükler içinde boğulmamız, tekrar eden sorunların içinde sorunun kendisini kaybetmemiz, bir olalım demeyi aynı olalım ve aynı düşünelim sanmamız hiç ama hiç değişmeyecek. Türk bir anne ile Kürt bir babanın çocuğu olarak, üç kızdan sonra dünyaya geldim. Yani anlayacağınız gibi, anaerkil bir akımın ataerkil bir tohumu olarak İstanbul’da doğdum. Çok sevilmenin iyi, çok soru sorulmasının ve sürekli açıklama yapmanın kötü olduğunu bizzat gördüm. Üzerimde uygulanmaya çalışan iki tarz vardı! Birincisi; Yanımızdan ayrılmasın, başına bir iş gelir, şimdi birisine güvenip de bırakamayız denilip, 10-11 yaşına kadar kadınlar hamamına götürülen ve hamam başı olan teyzenin anneme “Yeter ama hanım, eşek kadar adam oldu, bunu artık getirme!” lafına maruz kalan, ben! İkincisi; Babam, babamın arkadaşları ve sülaledeki erkekler tarafından, “Göster bakalım Çeto’nun paralarını kim yiyecek” denildiği zaman, pipisini çıkartıp etrafa sallayan yine ben! Diğerine göre bu hikâye de ki tek şansım, 5-6 yaşına kadar sürmüş olması! Özür dilerim daldım ve özel hayatıma girdim; sadece “bir arada yaşamak zor değil” diyecektim ki, neler neler anlatmışım, şimdi silsem olmaz!

Her neyse siz bakmayın benim sızlanmama. Sürekli sızlanır ve sürekli şikâyetçi oluruz biz Türkiye’de yaşayan vatandaşlar ve hatta siyaseti yönetenler. Vatandaş, sürekli standart bozukluklarından, insanca yaşamamaktan, sömürülmekten, ülkedeki yoksulluktan ve gelişememişlikten bahseder durur. Siyasetçiler ise sürekli ülkeyi bölmek isteyenlerden, düşmandan, içten parçalanmaktan, dış mihraklardan, ülkeyi satanlardan ve korumayanlardan söz eder. İki tarafında klişeleri hiç bitmez!

Siyasetçilerin favorileri genelde şunlardır Türkiye’de;

-Tam bağımsız Türkiye! -Konuşan Türkiye istiyor, şeffaf devlet hedefliyoruz! -Terörün kökü kazınacaktır! -Birileri düğmeye bastı yine! -Birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu günlerde! -Kimse türban üzerinden siyaset yapmasın! Hele bir; -Tüyü bitmemiş çocuğun hakkı vardır; ki, onu anlatmak hiçbir dönemde bitmez!

Vatandaş daha vurdumduymazdır klişe konusunda, kafaları dağınıktır çünkü. Geyikten öteye gitmez. Son dönemlerin moda deyimi ile ‘algı operasyonu’ denen şey, zaten bu grubun damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

-Devlete sırtını dayadın mı rahat edersin! -İstanbul Almanların elinde olsa çok güzel bir şehir olurdu! -Biz aslında Selanik göçmeniyiz! Türk kahvesinin yerini hiçbir kahve tutmuyor! -Birayı içmek hamallık, rakı iç sen! -Mantı sarımsaksız yenmez! Falan derken, algılar şöyle bir klişeye kadar gidiyor; -En iyi spor yüzme çünkü bütün kasları çalıştırıyor!

Ama biz hala; yanmamış taze beyinler arıyoruz bu ülkede…

Yorumlara kapalıdır.