Çok Yakında

Unutulanlar ve unuttuklarımız

Eylül 24th, 2018 | by Bahadır Güler
Unutulanlar ve unuttuklarımız
Yazarlar
0

Bahadır Güler’in Kuzey için kaleme aldığı köşeyazısıdır

 

Deǧerli Kuzey okuyucuları,

Uzun bir aradan sonra sizler ile tekrar bu sayfalarda hasbihal etmek, bir ṣeyler paylaṣmak, bilgi daǧarcıǧımıza yeni bir ṣeyler eklemek ve siz okuyucularımızla yeniden buluṣmanın hazzını kelimeler ile ifade etmemiz mümkün deǧil. İҫinde yaṣamıṣ olduǧumuz zaman dilimi iҫerisinde hakkında yazı yazılabilecek o kadar ҫok gündem konusu var ama ҫok büyük bir bölümü siyasetle alakalı olduǧu iҫin bu tür konulara girmek istemiyorum.

Bu ayki yazımda geҫmiṣte yaṣanmıṣ olan ve günlük hayatımızda aklımıza bile gelmeyen, hatırlamadıǧımız; hatırlamak istemediǧimiz ve tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuṣ olan ama günümüzü derinden etkileyen bazı tarihi olayları sizlerle paylaṣmak istiyorum.

Bu tarihi olayları sizlere kronolojik bir sıralama ile vermek istiyorum. Bu sıralama Eylül ayının başlangıcından sonuna kadar yapılmıṣ olan bir sıralama olacaktır. Bu olayların bazıları ulus olarak bizleri, bazıları da tüm dünya uluslarını etkilemiṣtir.

Bu önemli olayların bir kısmını ṣu ṣekilde sıralayabiliriz.

1 Eylül 1939… 2. Dünya Savaṣı’nın başlaması:

Almanya 1 Eylül tarihinde Adolf Hitler´in emri ile Polonya´yı işgale baṣlaması ile 2. Dünya Savaṣı baṣlamıṣtır. Bu savaṣta yaklaṣık 50-60 miyon insan hayatını kaybetmiṣ; binlercesi sakat kalmıṣtır. Bir diktatörün hırsı uǧruna koskoca dünya birbirine girmiṣ ve İngiltere ile Fransa Polonya´nın yanında yer alarak fiili olarak Almanya´ya karṣı savaṣa girmiṣtir.

 

 

4 Eylül 1919… Sivas Kongresi:

Sivas Kongresi, Mustafa Kemal’in Amasya Genelgesi’ni açıkladıktan sonra bir çağrı üzerine I. Dünya Savaşı’ndan sonra işgale uğrayan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığını sağlamak için çareler aramak amacıyla seçilmiş ulus temsilcilerinin Sivas’ta bir araya gelmesiyle, 4 Eylül 1919 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen ulusal nitelikte bir kongredir.

Sivas Kongresi’nde alınan kararlar, daha önce gerçekleştirilen Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti’nin kuruluşuna temel olmuştur. Bu nedenle Sivas Kongresi’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.

Sivas Kongresi’nde, Erzurum Kongresi’nde alınan vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığıyla ilgili kararlar aynen kabul edilmiştir.

9 Eylül 1922… İzmir’in Kurtuluṣu:

İzmir´in Kurtuluşu, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir’e 9 Eylül 1922’de girmesini belirten tarih terimidir. Mudanya Ateşkes Antlaşması ve sonrasında Lozan Barış Antlaşması’na uzanan süreci başlatması dolayısıyla Millî Mücadele’nin sona ererek Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığını elde edişinin simgesi olmuş çok önemli bir tarihi olaydır.

12 Eylül 1980… Askeri Darbe:

12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbe. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir. Bu müdahale ile Süleyman Demirel’in başbakan olduğu hükümet görevden alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası uygulamadan kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askerî dönem başladı. Bu dönem yaklaşık 9 yıl sürdü. 12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askerî üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı.

15 Eylül 1961… Yassı Ada´da Demokrat Partili devlet adamları hakkında idam kararının alınması:

27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti yönetiminin, darbeyi gerçekleştiren cunta tarafından kurulan özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisi. Yargılamalar Demokrasi ve Özgürlük Adası’nda (eski adıyla Yassıada) yapıldığı için bu isimle anılırlar. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.

16 Eylül 1961… Fatin Rüṣtü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edilmesi:

Fatin Rüştü Zorlu (20 Nisan 1910, İstanbul – 16 Eylül 1961, İmralı Adası), Türk siyasetçi ve diplomat. 27 Mayıs Darbesi sonrası başlatılan Yassıada Yargılamaları sonrası Türkiye Başbakanı Adnan Menderes ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile birlikte idam edildi.

Hasan Polatkan (1915, Eskişehir – 16 Eylül 1961, İmralı Adası), Eskişehirli ve Kırım Tatarı kökenli siyasetçi.1950-60 arasında Adnan Menderes hükümetlerinde çalışma ve maliye bakanlıkları yapmıştır.

17 Eylül 1961… Adnan Menderes´in idam edilmesi:

Ali Adnan Ertekin Menderes (1899, Aydın – 17 Eylül 1961, Bursa), 1950-60 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanlığını yapmış, İstiklal Madalyası sahibi Türk siyasetçi, devlet adamı ve hukukçu. Başbakanlık görevini 1950–1960 yılları arasında sürdürmüştür. Demokrat Parti’nin (DP) kurucuları arasında yer almıştır ve 1950–1960 yılları arasında genel başkanlık görevini üstlenmiştir. 27 Mayıs darbesi’nin ardından, 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edilen tek Türkiye Başbakanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etmiştir.

20 Eylül 622: Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed’in (sav) Mekke´den Medine’ye Hicreti:

Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), İslamiyetin Mekke´de yayılabilecek bir alanının kalmaması, müṣriklerin müslüman olanların üzerinde zulmünün artması, İslamiyetin Mekke´de yaṣanmaz hale gelmesi, Peygamberimiz´in İslamı farklı yerlere yayma arzusu ve bir İslam Devleti kurma planları sonucunda arkadaṣı Hz Ebu Bekir (RA) ile beraber Mekke´den Medineýe göҫ etmesidir.

22 Eylül 1980… İran Irak Savaṣı’nın baṣlaması:

İran-Irak Savaşı, İran’da Tahmilî Savaş veya Mukaddes Müdafa, Irak’ta Saddam’ın Kadisiyesi ve Arap Dünyasında Birinci Körfez Savaşı olarak anılan 1980-1988 yılları arasında İran ve Irak arasında yaşanmış savaş. Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin yaralanmasına, 150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır. Irak’ın zaferleri ile başlayan savaş, İran’ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştır.

Yukarda zikretmiş olduǧumuz ve kısaca bilgi vermeye çalıṣmıṣ olduǧumuz olaylar bile üzerinde yaşamıṣ olduǧumuz coǧrafyanın ve dünyanın yüzyıllarca nasıl acımasız bir mücadeleye sahne olduǧunu bize aҫık ve net bir ṣekilde göstermektedir. Bu acımasızlıǧın bu ṣekilde devam etmesi de sonlanması da biz insanların ve özellikle politikacıların ellerindedir. Bizleri idare edenlerin de bizlerin arasından ҫıkan bireyler olduǧunu unutmadan; geleceǧimiz olan ҫocuklarımıza daha insancıl, daha sevgi dolu, daha hakkaniyetli daha hoṣgörülü olmayı öǧretmeli, yaşantımızla örnek olmalıyız.

Kavganın, savaṣın, ölümlerin, haksızlıkların olmadıǧı bir dünyayı yaratmanın bizlerin elinde olduǧunu unutmayalım. Bilmeliyiz ki geҫmiṣin kavgaları ile geleceǧin acımasız planları arasında günümüzü yaṣamak mümkün deǧildir.

Hoṣҫa ve dostҫa kalın…

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com