Çok Yakında

‘Türkiye’den de birçok tıp insanı yetiştirdim’

Şubat 15th, 2016 | by İrfan Kurtulmuş
‘Türkiye’den de birçok tıp insanı yetiştirdim’
Danimarka
0

İşte Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yaşayan bir Türk bilim kadının başarı öyküsü…

İRFAN KURTULMUŞ/Kopenhag

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bulunan Kraliyet Hastanesi Rigshospitalet’e bağlı Uluslararası Kennedy Araştırma Merkezi’nde genetik hastalıklar üzerine bölüm başkanı olarak görev yapan araştırmacı Profesör Zeynep Tümer, Türkiye’de pek tanınmayan bir isim.

Uluslararası tıp dergilerinde 158 makalesi yayımlanan ve Menkes denilen ‘bakır metobolizma bozukluğu’ hastalığı üzerine kitabı bulunan Prof. Zeynep Tümer, Nobel Kimya Ödülü’nü alan Prof. Aziz Sancar’ın Stockholm’deki ödül törenine özel olarak davet ettiği önemli bir bilim insanı…

Danimarka’ya 1987 yılında geldiğini belirten Tümer, sisteme girerken yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: “Sen kadınsın, Türksün ve doktorsun denilerek başvurduğum birçok yerden olumsuz cevap aldım. Sisteme girmek çok zor oldu, zaman aldı.”

İlk başta gönüllü olarak 1 yıl süreyle bir DNA araştırma merkezinde çalıştığına vurgu yapan Tümer, Kennedy Araştırma Merkezi’yle bağlantı kurmasının ardından burada kendisine bir masa verildiğini belirtti. İşte Tümer’in kendi ağzından yaşam öyküsü…

zeynep tümer1

Profesör olarak döndü

Kopenhag Üniversitesi’nde 1996-2006 yıllarında yardımcı doçent, doçent ve bölüm başkanı ile yardımcısı olarak çalıştım. Sonra ayrıldım. Ancak ‘kürkçü dükkanı’na 2008 yılında profesör olarak geri döndüm. Kopenhag Üniversite’sinde ders vermeye ve öğrenci eğitmeye halen devam ediyorum.”

Kontrol genini buldu

Dil sorunundan ötürü dile çok fazla bağlı olmayan işte çalışmak istedim. Bu yüzden araştırmacı oldum. Doktoramı da ilk projem olan ‘bakır metobolizması bozukluğu’ denilen Menkes hastalığı üzerine yaptım. İnsan organizması için önemli olan “çoğu zarar, azı yarar” denebilecek bakır metalinin hücredeki ve organizmadaki işleyişini kontrol eden geni bulan gruplardan birinin temel elemanıydım. Bu buluş, uluslararası alanda büyük başarı olarak kabul gördü. Geçtiğimiz yılda çok daha kapsamlı bir araştırma yayınlayarak Türkiye’de karşılığı bulunmayan doktora üzeri bir ünvan daha aldım.”

Bölüm başkanı oldu

Uluslararası Kennedy Araştırma Merkezi’nde 2008 yılında Uygulamalı Moleküler İnsan Genetiği bölümünü kurarak başkan oldum. Buradaki çalışmaların merkezinde insanlarda zeka bozukluklarına yol açan genetik bozuklukları ve hastalıkları araştırmak yatıyor. Esas olarak ilgi alanım tek genli ve kompleks hastalıklardaki moleküler mekanizmaları ortaya çıkartmak.”

Gen tedavisi zor

İnsan vücudunda 25 bin gen var. Eskiden genetik bir hastalığın tanısında genler tek tek incelenirdi. Şimdiki teknolojiyle insandaki tüm genler aynı anda birden izlenebiliyor. Bu teknoloji hem araştırma hem de tanı dünyasının önünü açtı. Ama gen tedavisi birçok sistemi ve organı etkileyen hastalıklarda çok zor. Yalnızca kan dokusunu ya da gözün ağ dokusunu (retina) etkileyen hastalıkların tedavisinin daha kolay olabilecek. Bir sürü gen tedavisi protokolleri yapıldı, ancak başarıya ulaşma oranı çok yüksek değil. Kanserde de direk olarak etkilenen hedef dokuya yönelik tedaviler yapılıyor.”

Türkiye’den de öğrenci yetiştirdi

Danimarka koşullarına göre bu ülkede aralarından Türkiye’den gelenlerin de olduğu 22 tıp insanı yetiştirdim. Bu, yüksek bir rakam. Türkiye’de çok arzuladığım halde şimdiye kadar bir çalışmam olmadı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra Çanakkale Biga’da 2 yıl mecburi hizmet yaptım. Sonra doktora için Danimarka’ya geldim. Türkiye’de eğitim sistemi şimdi çok daha iyi. O zamanlar yol gösteren kimse yoktu. UNESCO TOKTEN programı kapsamında 1996 yılında İstanbul Üniversitesi’nde DETAM’da 3 ay bilimsel danışmanlık gibi kısa bir çalışma dönemi geçirdim.”

Yorumlara kapalıdır.