Çok Yakında

‘TÜRK VE ENGELLİ OLMASA EMRE ÖLMEZDİ…’

Ekim 22nd, 2015 | by Sadi Tekelioglu
‘TÜRK VE ENGELLİ OLMASA EMRE ÖLMEZDİ…’
Danimarka
0

İşte Kuzey’in Ekim ayı manşeti…

DOWN SENDROMLU EMRE DEMİR, DANİMARKALI YETKİLİLERİN KORKUNÇ İHMALLER ZİNCİRİ SONUNDA HAYATINI KAYBETTİ. AİLESİ ŞU İDDİAYI ORTAYA ATTI:
Aksaraylı Demir Ailesi’nin down sendromlu oğlu Emre Demir’in ölümü, “Bir refah sistemi rezaleti daha…” dedirtti. Kuzey Gazetesi olayın tüm taraflarıyla görüştü.

 

Sadi TEKELİOĞLU/KOPENHAG

imageBaşkent Kopenhag yakınlarındaki Greve Belediyesi sınırları içinde bulunan ve down sendromlu öğrencilerin devam ettiği özel eğitim okuluna giden 15 yaşındaki Emre Demir geçtiğimiz 11 Mayıs günü okulun bahçesindeki salıncağın zincir kelepçelerinden birinin kopması sonucu salıncaktan düştü.

1 GRAM AĞRI KESİCİ!

Salıncağın altında yüzükoyun yerde yatar durumda bir okul çalışanı tarafından bulunan Emre, okulun çağırdığı bir ambulansla Köge Hastanesi’ne götürüldü. Burada röntgen filmi çekilen Emre’nin bir şeyi olmadığı belirtilerek aileye 1 gramlık ağrı kesici Panodil hapı verilerek evine gönderildi.

‘DOSYA KAPANDI’

Hastane yetkilileri “Durumunda kötüye gidiş olursa bizi arayın” dedi demesine… Ancak Emre’nin durumu ertesi gün kötüleşmesine rağmen, “Tedavi dosyası kapatıldı” diyerek Emre’yi hastaneye kabul etmedi.

2 AY YOĞUN BAKIM

emre demir2Ertesi günü yatağında hareketsiz yatan, kollarını ve bacaklarını oynatamayan Emre ne bir şey yiyor ne de bir şey içebiliyordu. Küçük çocuk, aile ve öğretmenlerinin ısrarları sonucu gönderilen ambulansla Roskilde Hastanesi’ne kaldırıldı. Emre’ye burada CT taraması yapıldı ve salıncaktan düşmesi sonucunda boynunda iki omuriliğin kırılmış olduğu görüldü. Yoğun bakımda iki ay tedavi gören Emre Demir, 11 Temmuz günü hayata gözlerini yumdu.

TV2’YE KONU OLDU

Danimarka yarı resmi televizyon kanalı TV2’de yayınlanan ve sağlık sistemi, hastaneler ve doktorları konu alan tema dizisi içinde hikayesi anlatılan Emre Demir’in ölümünde okuldan başlayarak hastanelere kadar uzanan bir dizi korkunç ihmalin rol oynadığı belirtiliyor.

 

‘Danimarkalı olsa böyle olmazdı’

amca kanber demir copyDanimarka’da hayata gözlerini yuman 15 yaşındaki Emre Demir, Aksaray’da toprağa verildi. Babası Hasan Demir, oğlunun ölümünden sonra bayram nedeniyle Türkiye’de kaldı. O yüzden aile adına medyaya Emre’nin amcası Kanber Demir konuştu. Kuzey’in sorularını yanıtlayan amca Demir, “Emre, Türkiyeli değil de Danimarkalı olsaydı veya engelli olmasaydı hastanenin baştan savma muamelesine maruz kalmaz, tüm tahlil ve testleri yapılır, filmleri çekilir CT taraması yapılırdı,” dedi.

Aile dava açacak

Down sendromu nedeniyle konuşma yetisi de oldukça sınırlı olan Emre’nin ailesi bir avukat tutarak yasal girişimlerde bulundu. Amca Kanber Demir, “Bizim başımıza gelen başkalarının başına gelmesin diye dava açacağız. İntikam peşinde değiliz, ama engelli ve göçmen olması nedeniyle böyle bir ilgisizliğe maruz kaldı” diye konuştu.

Özür dilemekten başka yapılacak bir şey yokmuş!

Hastane yetkilisi VilladsenKöge Hastanesi İdare Müdürü Henrik Villadsen, hatalarını kabul etti. İlk getirildiğinde Emre’ye CT taraması yapmamalarının bir hata olduğunu söyleyen Villadsen “Çok trajik ve mutsuz bir süreç. Hastane adına özür dilemekten başka yapabileceğim bir şey yok” dedi. Villadsen hastanenin bu tür durumlarda uygulanan prosedürü değiştirdiğini ve bundan böyle en küçük bir şüphede CT taraması yapma talimatı verdiklerini söyledi.
‘Muhabir aracılığıyla özür iletmişler. Böyle bir hakaret olur mu’

Amca Kanber Demir hastane yetkililerini şöyle eleştirdi: “Televizyoncular kapılarını çalınca üzgün olduklarını söyleyip kamuoyu önünde özür dilemişler. Onların özür dilemesi bizim çocuğumuzu geri getirmez. Üstelik televizyon muhabiri aracılığıyla bize özürlerini iletmişler. Bundan daha büyük bir hakaret olabilir mi?” şeklinde konuştu.
Uzman: ‘Kırığı acil tespit hayati önem taşır’

Danimarka’nın önde gelen nöroşirurji uzmanlarından Christian Hedemann Sörensen, “Boyun omurlarındaki bir kırık omuriliğe kadar uzanır. Omurilik vücudumuzun ana kablo hattıdır ve omurilik iç organlarımızın yanı sıra kol ve bacaklarımızın hareketlerini de yönetir. Kırık kafatasına ne kadar yakınsa o oranda solunum yetmezliğine de neden olabilir. Bu yüzden bu tür kırıkların acilen tespitinin hayati önemi vardır” dedi.
Teneffüste nöbetçi öğretmen yoktu

Emre Demir’in amcası Kanber Demir, okul yönetimi ve öğretmenlerin de bu trajik olayda kusuru bulunduğunu söyledi: “İki salıncağın zincirleri de hasarlıymış. Ertesi gün okula gittiğimde iki salıncağın da sökülmüş olduğunu gördüm. Ayrıca teneffüse bırakılan çocukların mutlaka bir öğretmen tarafından gözlem altında tutulması gerekiyordu. Bu her okulda böyledir. Teneffüslerde nöbetçi öğretmenler bulunur. Emre salıncaktan düştükten sonra orada ne kadar yattığını kimse bilmiyor. Hemen düştüğü anda müdahale edilebilseydi Emre belki bugün yaşıyor olacaktı” dedi.
Annesi: ‘O bizim prensimizdi, çok özlüyorum.’

anne fatma demirAnne Fatma Demir: Oğlumuzu herkes çok severdi. Hem ailemiz hem de arkadaşları. O bizim prensimizdi. Onu çok özlüyorum,” dedi.

 

Yorumlara kapalıdır.