Çok Yakında

” Türk politikacılar Türkiye’nin asla AB’ye üye olamayacağını kavradılar mı?”

Kasım 21st, 2015 | by Sadi Tekelioglu
” Türk politikacılar Türkiye’nin asla AB’ye üye olamayacağını kavradılar mı?”
Danimarka
0

Danimarka Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sören Espersen’in röportajının ikinci bölümü…

Geçen yıl hakaret ve tehditler ve tartışma düzeyinin çok alçak olmasını gerekçe göstererek Facebook profilinizi kapattınız. Pişmanlık duydunuz mu? Yeniden Facebook’a dönecek misiniz?

Asla. Facebook aslında çok güzel bir tartışma platformu olabilecekken, maalesef, bu olanağı kullanmasını bilmeyen insanlar tarafından kötüye kullanılıyor. Ben yaptığım paylaşımlara yapılan yorumları görünce inanın şoke oluyordum, depresyona giriyordum. Facebook’u neden bıraktığımı size bir örnekle anlatayım: Biliyorsunuz benim eşim İngiliz. Danimarka’dan İngiltere’ye mektup göndermek, İngiltere’den Danimarka’ya mektup göndermekten iki kat daha pahalı olduğunu fark ettim ve Ulaştırma Bakanı’na bunun nedenini sordum. Bunu da ertesi gün Facebook’ta yazdım. Yazdıktan tam bir saniye sonra birisi benim güncellemenin altına, “Kes sesini, şişko nazist” diye bir yorum yazdı. Sonra benim sözde ‘arkadaşlarımdan’ biri de ona cevaben “Kes sesini karakafa” diye cevap verdi. Sonra böyle böyle yorumlama savaşı sürdü gitti. Olan benim zavallı posta pullarına oldu. Facebook’ta siyasetçi olarak devam etmek için sadece bu işlere bakacak bir eleman tutmam gerekeceğinden kapattım gitti.

Avrupa’nın yabancı düşmanı partileri ile aynı kefeye konuluyorsunuz. İsveç Demokratları, Alternative für Deutschland, Front National gibi yabancı düşmanlığını açıkça kimlik edinen partilerle aynı grupta gösterilmek nasıl?

Biz kardeş parti uygulaması yapmıyoruz. İşbirliği yaptığımız partiler var. İsveç Demorkatları ile görüşüyoruz. Ama imaj konusunda özel bir çalışmamız yok. Partimiz hakkında böyle bir imaj oluşturulmuş olmasının nedeni gazetecilerdir. Özellikle yabancı gazeteciler, Danimarka’ya bizimle görüşmeye gelmeden önce Danimarkalı meslektaşları ile görüşüp, onlardan partimiz hakkında bir görüş alıyorlar. Ve o noktadan çıkınca ister istemez bizi sevmeyen gazetecilerin görüşü onların da röportajlarını ve yazdıklarını etkiliyor. Siyasi rakiplerimizin görüşleri ile doldurulduktan sonra yazılarına inandırıcılık katmak için ‘Dostlar alışverişte görsün’ düşüncesiyle gelip bizimle görüşüyorlar. Bizim söylediklerimizden çok, başkalarından duyduklarını yazıyorlar.

Biraz da Türkiye hakkında konuşalım. Seçimlerin hemen ardından Hollanda Özgürlük Partisi başkanı Gert Wilders AKP’ye oy veren seçmenlerin Türkiye’ye gitmeleri gerektiğini söyledi. Gert Wilders’in açıklaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Sanırım Erdoğan’ı destekleyen, AKP’ye oy veren seçmenler genellikle kırsal kesim kökenli seçmenler. Ülkemizde de Türkiye’nin kırsal kesimlerden gelen çok sayıda seçmen var. Saygı duymak lazım. İyi niyetle oy verdiklerini sanıyorum. Gert Wilders bence biraz fazla ileri gitmiş. Benzer bir açıklamayı ben ve partim yapmazdı.

Türkiye İslam dünyasına mı kayıyor sizce?

Evet, maalesef. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Batı dünyası ile İslam dünyası arasında bir köprü oldu. Bu rolüne devam etmesini isterdik. Zira Türkiye, Batı için çok önemli. Atatürk Türkiye’sinin Batı ile yaptığı işbirliği mükemmeldi.

Partiniz Türkiye’nin Avrupa üyeleiğine karşı. Türkiye üye olsaydı AB bugünkü mülteci akını ile karşı karşıya kalmazdı.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olması özellikle serbest dolaşımı beraberinde getireceği için Avrupa Birliği için felaket olur. Ücretlerin daha da aşağı çekilmesi sonucunu doğurur. Avrupa Birliği bugünkü yapısıyla ve iş piyasası kurallarıyla ve sosyal yardım kurallarıyla Türkiye’yi içine alamaz. Örneğin çocuk parası, Avrupa’da çalışan bir işçinin Türkiye’de oturan çocuğu için çocuk parası almasını düşünmek bile istemiyorum. Bilmiyorum, Türk politikacılar Türkiye’nin asla AB’ye üye olamayacağını kavradılar mı ya da bunu halka söylüyorlar mı.

YARIN: TÜRKLER, DANİMARKA’YA UYUK SAĞLADI MI? NE DÜŞÜNÜYOR?

Yorumlara kapalıdır.