Çok Yakında

Tatil mi?

Eylül 26th, 2017 | by Hüseyin Araç
Tatil mi?
Yazarlar
0

Hüseyin Araç’ın Kuzey’in Eylül sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…

Danimarka’da çalışan insanlara hem yaz hem de kış mevsiminde tatil yapmaları için toplam 6 hafta tatil hakkı verilmiştir.
Bu hak daha önceleri çalışmayan ve sosyal yardım ile geçinenler içinde mevcuttu. Ama baştaki hükümet bir yasa değişikliği yaparak sosyaldan yardım alanlara sadece 14 gün tatil hakkı bırakıldı.
Bu karar birçok insanın tatil haklarını kısıtlıyor. Yaştan veya erken emekli olanların da senede sadece 3-4 ay tatil yapabileceklerini ve tatile gitmeden para aldıkları kuruma bildirmeleri, izinden gelince geldiklerini haber vermeleri gerekiyor.
Sınırlarda yapılan pasaport kontrollerinde haber vermeden izine giden veya müsaade edilen zaman zarfından daha fazla tatil yapanlar hakkında tahkikat yapılıyor, kaidelere uymayanlara aldıkları paraları geri ödemeleri isteniyor. Bu konuda insanlarımızın daha dikkatli ve temkinli olmalarını tavsiye ediyorum.
Bizimkiler kış tatiline fazla ilgi göstermiyorlar, ama yaz tatilleri hasret gidermek, yakınları görmek, memleket havası almak, eş dostla hoş zaman geçirmek için sabırsızlıkla beklenen bir tatil zamanı.
Kimimiz havayolu ile, kimimiz karayolu ile binbir çileyle, yorgun argın varırız memlekete, daha yorgunluk çıkmadan çevredekilerin sorunlarını dinleriz.
Akrabaların sıkıntılarını, isteklerini, yok çocuğu evlenecek, yok okul taksidi verilecek, yok traktör tamir edilecek, gel beraber şurayı alalım, gel beraber yatırım yapalım, gel şu evi bana kiraya ver, gel çocuklarımızı evlendirelim aklınıza gelecek veya gelmeyecek her konuda öneriler istekler…
Sonu arkası gelmeyen istekler, beklentiler, sanki bavullarımız elbise yerine para dolu da para dağıtmaya gelmişiz gibi karşılanırız.
‘Almancı’ olduğumuz anlaşılınca fiyatlar yükselir, arabamız kazaya karışsa ne de olsa Avrupalı, sigortası sağlamdır, suçu yükleyin gitsin tavrı vardır.
Buradaki zorlukları, Avrupa’da hayatın her gün daha da zorlaştığını; yabancıların, müslümanların horlandığını, hayat şartlarının gün geçtikçe çekilmez hale geldiğini, potansiyel suçlu gibi görüldüğümüzü, kıt kanaat geçindiğimizi, fazla lüksümüz olmadığını, Avrupa’nın bazılarının anlattığı ve anladığı gibi olmadığını…
Anlatmaya çalışsakta ne dinleyen, ne de anlayan, ne de inanan olur.
Bazılarımız Avrupa’da geldiğimizi bilmesinler diye, çaba gösteririz.
Size dinlediğim bir olayı anlatayım.
Almanya’da izine giden bir vatandaşımız “Benim yurtdışından olduğumu herhalde elbisemden ve giyim tarzımdan anlıyor, ona göre benden fazla fiyat istiyorlar, ben en iyisi elbisemi değiştireyim de anlamasınlar” der.
Gider Mahmutpaşa’da, yani eskicide baştan ayağa kullanılmış elbise alır, kendi elbiselerini naylon poşete koyar, ve taksi durağında bir taksiye biner. Evinin adresini söyler, taksici onu uzun yoldan dolandırıp evinin önüne getirir, taksimetre 45 lirayı gösterir, bizim Almancı 50 lira verir ve paranın üstünü bekler. Taksici yavaştan alır ve o arada müşteriye şu soruyu sorar, “Avrupa’nın hangi ülkesinde çalışıyorsun?”
Bizim gurbetçi şok olur ve taksiciye “Benim Avrupa’dan geldiğimi nerden biliyorsun?” diye sorar.
Taksici kendinden emin, “Ben bilirim, benim Türkiye’deki müşterilerin hiçbiri taksiye binince emniyet kemeri takmaz da ondan anladım” der.
Ve en üzücü yorumunu da ekler, “Sen ne biçim pinti Almancısın. Sabahtan beri 5 liranın üstünü bekliyorsun.”
Evet bizim gurbetçilerin tatili böyle geçer..
Dertleri sorunları dinleyerek, daha önceden verdiğimiz paramızı almak için uğraşarak, kiraya verdiğimiz evin veya dükkanın kirasını almaya çalışarak, tatil diye geçirdiğimiz günler biter ve tekrar içimizde bir tuhaf hisle, hüzünle, hasretle, daha kötüsü yeni sorunları sırtlayarak dönüş başlar, yine sınırlarda, hava alanlarında beklemeler, çile dolu bir yolculuk, bir sürü sorunla döneriz.
“Gelecek tatil daha iyi geçer” diye ümit ederiz, hani derler ya umut fakirin ve de gurbetçinin ekmeğidir.
Birçok gurbetçinin tatili ve ömrü böyle geçer; böyle olduğu için artık 3-4 kuşak tatilini güney sahillerinde, hatta İspanya’da, İtalya’da, Tayland’da geçirmeyi tercih eder oldu.
Hoşça ve de dostça kalın.

Yorumlara kapalıdır.