Çok Yakında

REFERANDUM SONRASI…

Mayıs 18th, 2017 | by Gazete Kuzey
REFERANDUM SONRASI…
Türkiye
0

(Ümit Demirci’nin Kuzey’in Mayıs sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Türkiye’miz tartışmalar ve kavgalar ile girdiği anayasa değişikliğine dair referandum nihayet sonuçlandı. Yüzde 51,4 ile 18 maddeden oluşan Anayasa değişikliği kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Öncesinde özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ile yaşanan gerginlikler, referandum sonunda artarak devam edecek gibi gözüküyor.

Sonuçlar açıklanır açıklanmaz demeçler birbiri ardına gelemeye başladı. Önce Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri, referandum sonrası yaptığı açıklamada anayasa paketi değişmeden uygulanırsa, AB’yle müzakerelerin askıya alınabileceğini söyledi.

Sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekirse AB süreci ile ilgili referanduma gidilebileceğini belirtti.

Bizim bakış açımız hep ekonomi ve bu siyasi yaklaşımların özellikle ekonomik yansımaları ne olacak o tarafı üzerinde durmak lazım.

Öncelikle oy dağılımlarında da son 1 yıldır ekonomik sıkıntıların uzantıları görülüyor gibi. Büyük şehirler ve özellikle Rusya krizi sonrası Antalya oylarında ki değişim bence bunun göstergesi.

Açıklanan son işsizlik rakamlarına göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Ocak döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre 695 bin kişi artarak 3 milyon 985 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,9 puanlık artış ile yüzde 13 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik 7 yılın zirvesinde. Uzmanlara göre bu yılın en kötü işsizlik rakamını bu Ocak döneminde gördük.

Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 2,2 puanlık artış ile yüzde 15,2 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 2 puanlık artışla yüzde 13,3 olarak gerçekleşti.

Bakan Mehmet Şimşek bir konuya dikkat çekti. Şimşek, AB ile ilişkileri iyileştirmenin Türkiye’nin yararına olduğunu belirtti.

Şimşek, “Kim ne derse desin AB bizim önemli bir ticari ortağımız. Avrupa’ya sattığımız malları satacağımız başka pazar da yok. Türk bankalarına sağlanan finansmanının 3’te ikisinden fazlası buradan geliyor, turistlerin 3’te 2’si Avrupa’dan geliyor… Nereden bakarsanız bakın AB bizim en önemli ortağımız. Pragmatik bir şekilde AB ile ilişkileri canlı tutmak, geliştirmek Türkiye’nin ve AB’nin menfaatinedir. Dolayısıyla Gümrük Birliği’nin güncellenmesi Türkiye için önemli bir fırsattır” yorumunu yaptı.

Bakan siyasi popülizmi bir tarafa bırakarak rasyonel değerlendirmelerde bulundu. Ülkemiz bir yanda Suriye meselesi, diğer yanda Rusya süreçlerinin sonuçlarıyla yeterince boğuşuyor. Bu dönemde yeni cepheler ve sorunlar bizim yararımıza olmayacaktır.

Önemli olan akıllı manevralar ile bu süreçlerden güçlü çıkabilmek. Ancak krizlere kriz ekleniyor maalesef. Dünyada gerginlikler artarak devam ediyor. Kuzey Kore – ABD gerginliği had safhaya ulaştı.

Maalesef kırılgan olan ekonomimiz tüm ehil yönetime rağmen, sendeliyor. Bizim üretip büyümemiz lazım. Özellikle de imalat ve sanayi mallarında buna ihtiyacımız var.

Şimdi aklınızdan geçebilir. Büyümeyi buldun da sektör mü ayırıyorsun? Ancak yüzde 2,9 büyürken işsizlik oranları rekor kırıyor. Bu da özellikle inşaat sektörüne yönelik büyümenin yol açtığı, kalifiye elemanları barındırmayan bir büyüme demek. Bir de Suriyeli çalışanların da bu işsizlik oranlarında katkısının olduğunu düşünüyorum. Artık neredeyse bütün fabrikalarda Suriyeli çalışanları görmek mümkün.

GURBETÇİ TERCİHE ZORLANABİLİR

Bunun sosyolojik etkisini önümüzde ki dönemlerde çok daha fazla görüp yaşayacağız maalesef.

Referandum sürecinde tekrar yapılandırılan vergi borçları, ÖTV, KDV indirimlerinin olumlu etkisi sınırlı olarak kalacak. Artık ertelemeler de olmayacağına göre vergi tahsilatlarında artış beklemek olası. Ancak yaşanan süreçte enflasyon artış eğiliminde. Dolayısıyla faizlerde de artış olması kaçınılmaz.

Çalışanlar açısından ise bir yandan artan döviz kuru nedeni ile hayat pahalılaşıyor, diğer yandan geliri aynı oranda artmıyor. Ayrıca kaynaktan kesildiği için vergiden dolayı herhangi bir pozitif etki de yok. OECD ülkeleri arasında en fazla vergiyi yüzde 54 ile Belçikalı, en az vergiyi yüzde 7’yle Şilili işçi ödüyor. Türkiye’de işçinin ödediği vergi yüzde 38,1.

Ve referandum sonrası 2019 Kasım’ına kadar ne olacak? Seçim ekonomisi uygulanacak mı? Erken seçim olacak mı? Açıklamalar herhangi bir seçim yok şeklinde ama, bu köprü altından çok su akar daha.

Artık kaybedecek bir günü bile olmayan ülkemizde umarız böyle bir süreç yaşanmaz. OHAL’in artık uzamaması yabancı yatırımcıların ülkemize gelmesi açısından önemli. Önümüzde Ramazan ayı var. Türkiye’de Ramazan denince işler ister istemez yavaşlar. Ve sonrasında tatil dönemi. Anlayacağınız bu yıl elimizde son çeyrek kalıyor.

AB ile olan müzakereler de en büyük sıkıntı gurbetçi vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık konusu olacak gibi duruyor. Gurbetçilerimize yaşadıkları ülkelerde tercih yapmaları istenmesi muhtemel bundan sonra.

Çok sorun var çözülecek ama zamanı yeterince tükettik. Artık, beklenti ekonomisinden reel ekonomiye geçmemiz gerekiyor. Artık, kucaklayıcı ve daha barışçıl söylemlere ihtiyacımız var. Artık, üretime ihtiyacımız var.

Yorumlara kapalıdır.