Çok Yakında

‘PFDK’nın 4 üyesi rezil insanlardır’

Mayıs 21st, 2017 | by Emre Ergül
‘PFDK’nın 4 üyesi rezil insanlardır’
Spor
0

Emre ERGÜL

Kuzey sordu, sözünü esirgemeyen ünlü spor yorumcusu Serdar Ali Çelikler yanıtladı…

Serdar Bey, 2 aylık referandum arasından sonra yeniden “Merhaba” diyorum size. Öncelikle NTV Spor’da yayınlanan ‘Kırmızı Çizgi’ programınızın sıkı bir takipçisi olduğumu hatırlatarak başlayalım röportaja… Bu ay size çok fazla futbol sormayacağım. Beşiktaş’ın Avrupa’ya şık vedası ve Süper Lig’i domine etmesi dışında futbolun çirkin yüzünün ortaya çıktığı bu dönemde basketboldaki başarılarımızı da gölgelememek için meşin yuvarlağa az yer vermek istiyorum… Başakşehirli futbolcuların gazeteci dövmesi olayıyla ilgili fikirlerinizi almak istiyorum?
Yeniden merhabalar. Ben de Kuzey’imi çok özledim. Danimarka ve Belçika’daki soydaşlarımıza sevgiler saygılar.
Aslında çirkin bir konu ile başladık. Bu Başakşehirli oyuncuların Rize’de gazeteciye saldırma olayı tam anlamıyla bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkardı.  Bu fotoğrafta neler var bakalım.
Birincisi kimi sporcuların ahlak ölçütünün zayıflığı. Hayır “gazeteci dövüldüğü” için değil, bir kişiye 4 kişi saldırdığı için söylüyorum bunu. Fotoğrafın diğer karesi olayları başlatıp sonra ortada olmayan figür ki o figürün adı Emre Belözoğlu.. Fotoğrafın enteresan taraflarına gelelim şimdi. Dayak yiyenler ASpor muhabirleri. Yani mevcut hükümetin gazetesi desek başımız ağrımaz.. Dayağı atan Göksel Gümüşdağ’ın oyuncuları. O da Emine Erdoğan’ın yeğeninin eşi ki ‘aileden’ denir.
Cezayı verecek kurumun başındaki zat da Erdoğan’a yakın durma gayretindeki Yıldırım Demirören.
Şimdi, benim aklımda sorular var:
1- Dayağı yiyen başkası olsa Başakşehir Başkanı aynı gün ekranlara çıkıp özür diler miydi?
2- Dayağı atan başka kulüp oyuncuları olsa, misal Adanasporlu oyuncular olsa ASpor ve bağlı medya grubu bu işi bu kadarla bırakır mıydı? Dayağı yiyen muhabiri Rize’den İstanbul’a getirirler miydi? Göksel Bey yanında futbolcuları ile ellerinde çiçekler ile medya grubunu ziyarete giderler miydi?
3- TFF Başkanı Yıldırım Demirören değil de işadamı olmayan biri olsaydı cezalar bu kadarla kalır mıydı?
Al sana fotoğrafın enteresan tarafları. Gelelim işin rezalet boyutuna. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) adlı kurumun 4 üyesi utanmaz adamlarmış onu anladık. Çünkü bunlar hukukçu. Bunların kimsenin adamı olmaması lazım. Hukukçu cüppelerinde cep yoktur ki maddi bir karşılık beklemeden adalet dağıttıklarını bilsinler. O cüppelerde düğme de yoktur ki kimsenin önünde düğme iliklemesinler. Ama belli ki bu 4 utanmaz insan hukukçuluktan bihaber.. Volkan Babacan’a verilen 1 maçlık cezanın, Emre Belözoğlu’nun; Mahmut’un sevk dahi almaması hukukçulukla değil ancak ‘adamcılıkla’ anlatılabilir. Dolayısıyla 7 kişilik PFDK’nın 4 üyesi rezil insanlardır.
 

Emre Belözoğlu’nu sormak isterim… Yine olay, yine ortasında Emre. Gazeteci-yorumcu Mehmet Demirkol’a savurduğu “Onunla hesaplaşacağız” tehdidi… Gelecek sene F.Bahçe futbol kulübünde görev alacağı konuşulan bir isim kendisi…
Emre Belözoğlu Türk futbolunda önemli yerlere gelir. Futbol dışı ilişkileri iyi. Her kesimden önemli tanıdıkları var. Ama özgür bir insan olamaz. Elleri ceplerinde sokaklarda rahat rahat dolaşamaz. Ailesi ile toplum içine çıkamaz. Çocuğunu parka götüremez. Çünkü her an birisi ona sözlü bir şey söyleyebilir. Bu da onu özgürlüğünden alıkoyar. Özgür olmayan biri de mutsuzdur. Emre’nin sorunu korkunç, kronik ve asla düzelmeyecek mutsuzluğu..
Sizinle 2017 yılbaşı sayısı için yaptığımız röportajda “Bu yıl spora damgasını Göksel Gümüşdağ vurur” demiştiniz. Hala arkasında mısınız?
Eh vurdu zaten. Futbol Zirvesi’ni düzenleyen o. Yayın ihalesi ile ilgili en çok çalışan yine o. Video Hakem Sistemi’ni getiren de o. Fatih Terim Arda savaşında doğru yerde (Arda’nın safında) duran da o. Takımı da gayet güzel gidiyor. En son o çirkin olayda Rıdvan Dilmen ile polemiğe giren de o. Damga vurdu bence.
G.Saray-F.Bahçe derbilerinin bir dünya markası olduğunu savunuyorsunuz. “Bu derbi dünyada yayınlanmıyor” diyenlere en son “Celtic-Rangers derbisi de yayınlanmıyor” diye cevap verdiniz. Futbol ekonomisti olduğunuzu biliyoruz, bu derbinin finansal karşılığı gerçekten var mı?
Olmasına gerek de yok. Dünyada bilinen, en azından sonuç anlamında önemsenen bir derbidir. Bir de biz kendi markamızı parlatmak yerine neden kötülüyoruz anlamıyorum. Danimarka’daki Konyalıya sorun bakalım “Gez dünyayı gör Konya’yı” lafını biliyor mu? Bir de Danimarkalıya sorun biliyor mu? Danimarkalı bilmiyor ama Konyalı’ya göre dünyanın en güzel yeri Konya. Bana göre dünyanın en güzel derbisi F.Bahçe-G.Saray derbisi. Bu arada Konya’ya 6 kere gitmiş biri olarak “Gez dünyayı gör Konya’yı” diyeyim ben de..
Fransız L’Equipe, en iyi 50 hocanın listesini verdi. Milli gururumuz Fatih Terim listeye giremedi. Birçok internet sitesi haberi “İmparatora şok” başlığıyla verdi. Ne dersiniz, son tahlilde “Resultante importante.”
O haber L’Equipe gazetesine göre dünyanın en iyi 50 hocası araştırmasıydı. O yüzden ipe sapa gelmez bir takım Fransız hocalar da vardı listede. İspanyol gazetesi yapsa benzer bir durum olurdu. Dikkate almaya değmez. Haa Fatih Terim’in dünya antrenörlüğünde öyle önemli bir yeri yok o da ayrı.
Gazetecinin soru sorduğu için dayak yediği, dayak yediği gazeteciyle röportaj yaptırıldığı bu çirkinleşen futbol dünyasından çıkıp salonlara geçmek istiyorum… Final Four heyecanına… (Bu röportaj yapılırken, Efes-Olimpiakos 2-2 berabereydi) Kralı sorayım, Obradoviç’i?
Maalesef Efes Final Four biletini alamadı. Obradoviç içinse siz söylemişsiniz zaten kral diye. Bu sene geçen yılın gerisindeydiler ama ders niteliğinde bir ‘son 8’ oynattı takımına. Real Madrid-F.Bahçe eşleşmesini geçen şampiyon olur bana göre.
Aziz Yıldırım’ı eleştiren isimlerdensiniz. Ancak basketboldaki başarılardan sonra Sezar’ın hakkını Sezar’a verecek misiniz? Basketbola ayırdığı bütçeyi düşünürseniz… Belki o da futboldan umudu kestiği için salona yöneldi…
Şimdi birincisi bu yıla kadar parayı hep Ülker grubu verdi. Bu sistemi baştan aşağı Ülker kurdu. Tüm sistemi kuran Maurizo Gherardini’yi getiren de başarısız zamanlarda da onunla devam eden de Ülker grubu zihniyeti idi. Emin ol Aziz Bey basketten anladığını düşünse Obra ile de kavga eder, Gherardini’yi de kovardı. Basketboldaki başarının en büyük sırrı, Aziz Yıldırım’ın basketboldan anlamaması. Aslında futboldan da anlamıyor ama anladığını sanıyor. Salon sporlarında en azından bilmediğini biliyor.
Sosyal medyada da çok eleştirildiğiniz Bogdanoviç iddianızın hala arkasında mısınız?
Bogdanoviç çok iyi oyuncu ama ‘Bir Alex Değil…’ Bana bu kadar yıldız oyuncuların takımı sürüklemesi lazım gibi geliyor. Bugüne kadar Bogdanoviç takımı tek başına sürüklememişti. Taa ki Pana serilerine kadar. Bir tane maç alırsa Final Four’da kendisinden özür dileyeceğim.
Kırmızı Çizgi’de ilginç bir iddia gündeme geldi. Türkiye basketbol ligi, NBA ve Euroleauge’den sonra İspanya ile birlikte dünyanın en değerli 3’üncü ligi olduğu belirtildi. Salondaki bu başarının nedeni ne acaba?
Bu bizim söylediğimiz bir iddia değil bu gerçek bir tespit. Gerçekten Avrupa basketbolunun kalbi İspanya ve Türkiye ligleri. Çünkü rekabet, sponsor yatırımı ve para akışı bu liglerde var. Yunanistan kültürü ile devam ediyor, Rusya da neredeyse tek tabanca CSKA. Ama misal futbolda dominant Almanya-Portekiz-Fransa yüksek seviyede liglere sahip değil. Hollanda ve İngiltere’de basketbol neredeyse yok zaten. Dolayısıyla bir de para harcadınız mı en iyi lig oluveriyorsunuz. Ama İspanya bizden farklı olarak milli takımda da çok başarılı. Yani ligin kalitesini milli takıma yansıttı. Bizde iyi Türk oyuncu sayısı gerçekten az.
Basketbolun Türkiye’deki seyiri de yüzde 25’lerden yüzde 50 küsürlere gelmesi neyi gösteriyor?
Birincisi çok açık ki istikrarlı başarı. İkincisi Eurolig organizasyonunda hep olunması. Üçüncüsü futbolun günden güne kan kaybetmesi. Son olarak da futboldaki devlet-hükümet-siyaset üçgeni basketbolda fazla gözükmüyor. Daha özgür bir alan. Bir de basketbol biraz daha sadece basketbol.. Futbol asla sadece futbol değil ya, insanlar sıkıldı bu durumdan bence.
Passolig sayesinde taraftarın stattan salona kaçtığı iddiası için ne diyeceksiniz?
Hiç katılmıyorum.
İstanbul Sinan Erdem’de yapılacak Final Four için ne diyeceksiniz… Saha yanındaki 220 özel koltuğun 30’ar bin Euro’dan satıldığını öğrendik. Bu organizasyondan alnımızın akıyla çıkmamız bize ne kazandırır?
Eurolig denen organizasyonun kurucusu Efes ile Fenerbahçe. Ana sponsoru THY. Doğuş markaları sponsoru. Dolayısıyla aslında bu yıl Eurolig zaten bir Türk organizasyonu. Ayrıca Eurolig, futbol dışı sporlarda en etkili organizasyonlardan biri. Türkiye’nin olimpiyat dışı organizasyon yeteneği olduğunu düşünüyorum. Final Four’dan da alnımızın akıyla çıkarız.
G.Saray ‘Euroleague son 8’ heyecanında yoktu. Ancak sezon boyunca bir kriz yaşadı. Bence Türkiye’nin en iyi yerli hocası Ergin Ataman ile Ultraslan’ın gerginliği… Ataman bazı maçlarda Ultraslan içindeki bazı kişilerin bilerek olay çıkardığını açıkladı, “çapulcular” dedi. Ultraslan hocasını yuhaladı haftalarca. Gerginlik biter mi, gerilim seneye de salonlara sıçrar mı?
Ergin Ataman bu sene çok başarısız oldu. Bir kere bu gerçeği kabul etmek lazım. Çünkü Ataman’ın kibri o kadar büyüdü ki, ne yapsam olur sandı. Ve fakat 10 milyon Euro bütçe ile kötü bir takım kurdu. Bir kere bir takımda sürekli ama sürekli en az 1-2 oyuncu kadro dışı kalır mı? Ataman’ın lakabı Gergin Ataman’dır bilirsiniz. Bu gerginliği artık para etmiyor. Seneye daha da düşük bütçe ile yine başarısız olması muhtemel. Dolayısıyla gerginliğin süreceğini düşünüyorum.
Ali Sami Yen ve İzmir Alsancak Stadı’nın yıkılmasıyla yıkılan biri olarak üzülerek yeni haberi soracağım: Şimdi de bir basketbol mabedi Abdi İpekçi yıkılıyor… Arazisinin yeni kurulacak bir üniversiteye verileceğine dair çeşitli iddialar var. “Betona duygusal bakma” mı dersiniz?
Evet, öyle derim 🙂
Yine leziz bir sohbet oldu. Çok teşekkür ederim…

Yorumlara kapalıdır.