Çok Yakında

Nej Til Pernille

Aralık 23rd, 2017 | by Hüseyin Araç
Nej Til Pernille
Yazarlar
0

Yazarımız Hüseyin Araç, Danimarka’daki vatandaşlarımıza çağrı yaptı: Ny Borgerlig’e karşı tek yürek olalım

Gençliğimde bir yürüyüşte atılan bu sloganı hiç unutmam.

Bazen kendi kendime söylenirim, gel gelelim ki Danimarka’da bize verilen hakların hiçbiri için mücadele etmemişiz, verilen haklar elimizden alınırken de hiçbir karşı mücadele vermemişiz, bazen de içten içe sevinenlerimiz dahi olmuştur…

Örneğin Danimarka Devleti bize anadilde eğitim, vergiden çekebileceğimiz bakım kontratları, aile birleşimi, seçme seçilme hakkı, sosyal yardım, ücretsiz eğitim, ücretsiz tercüman ve buna benzer birçok hakkı vermiş.

Bakım kontratlarından başlayalım: Normalinde 5 ile 10 bin kron arasında olan bakım kontratlarının miktarını bazıları 20, 30, 40 hatta 80 bine kadar çıkararak vergiden muaf tutuluyorlardı. Daha doğrusu bu hakkı suistimal ediyorlardı.

Bazı uyanıklar 100 kron gönderip, poliçede yazan miktarın arkasına birkaç sıfır ekleyerek bunu bin kron veya 10 bin kron göndermiş gibi vergi dairelerine yutturmaya çalıştılar.

Bir defasında, 80 bin kron kontratı olan hacı emmiyi vergi dairesine toplantıya çağırıp, “Ya senin senelik kazancın 100 bin, nasıl oluyorda 80 bin kronu bakım parası olarak gönderebiliyorusun? Ne yiyip ne içiyorsun” diye sorduklarında, cevap hazırdı. Şeytanın aklına gelmeyecek bir cevap veriyordu: “Ben loto oynarım, tips oynarım hatta at yarışlarına gider para kazanırım.”

Vergi dairesindeki yetkili, “Peki kazandığın paranın makbuzu belgesi var mı?” diye sorunca, “Varıdı ama geçen hanım çamaşır yıkarken yanlışlıkla makinaya atmış” diye pişkin pişkin yalan söylemekten geri durmuyordu… İşin hazini bizimkisi görevliyi yalanına inandırdığını sanıyordu.

Daha sonra aynı kişinin bir topluluğa helalden, haramdan; şans oyunlarının haram olduğunu anlatırken gördüm, ben utandım ama o hiç oralı bile olmadı.

Daha sonra birbirini şikayet edenler ve parayı baktığı kişiye değil, bankadaki hesabına gönderiyor diye vergi dairesine yazılı ve sözlü şikayetler…

Bazı kişiler muhbirliği, ihbarcılığı çok seviyor, sanki kendilerine madalya veriliyor. Bu bazılarında alışkanlık haline gelmiş gibi.

Peki bu olaylardan sonra, bakım kontratları ne oldu? Devlet verdiği bu hakkı ortadan kaldırdı, hiç kimsenin de gıkı çıkmadı. Danimarka Devleti, Türkiye’den gönderilen öğretmenlere kalacakları yer, çocuklarına çocuk parası, oturum müsadesi ve her türlü kolaylığı sağlamıştı.

Bazı öğretmenler çok değerli ve kaliteli anadil eğitimi veriyor, çocuklara ana dillerini öğretiyor, kimliğini benliğini anlatıyor ve onlara destek oluyordu. Bazı öğretmenler de hasta olduklarını söyleyip, dersleri iptal ediyor, ders saatlerinde kahvede oturup kağıt oynuyordu. Eğitimde kaliteyi düşürdükçe düşürüyorlardı.

Bu arada yine bazı uyanıklar, yasada 12 çocuğa ders veren bir kişi öğretmenlik yapabilir ve devletten maaş alabildiğini öğrenince, emmisinin, dayısının teyzesinin, çocuklarında person numarası alarak kendilerini öğretmen ilan ettiler ve belediyelerden para almaya başladılar.

Bu konudaki suistimalle ve şikayetler çoğalınca ne oldu? Devlet bir kararla anadil eğitimini kaldırdı ve belediyeler kendi bütçelerinde öderlerse anadil eğitimi verebilirler deyip, devlet yardımını kestiler.

Anadil eğitimi kalkınca fazla kimsenin itirazı veya bu karara karşı mücadelesi olmadı.

Bugünkü gibi hatrılarım, Aarhus’ta Danimarkalılarla beraber, belediye sarayının önünde düzenlediğimiz protestoya sadece 47 kişi gelmişti. Halbuki belediyede kadroda olan, çeşitli dillerde eğitim verdiğini söyleyip maaş alan 41 kişi vardı.

Yani öğretmenler veya öğretmen olduğunu iddia edenler bile karara karşı çıkmamış, eşleri ve çocuklarıyla bu protestoya destek vermemişti.

Şimdi sıra seçme ve seçilme hakkında… Biliyorsunuz Danimarka’da yerel seçimler oldu ve yabancı kökenli birçok kişi aday oldu. Birçok kişi seçime gitme zahmetine katılmadı, gidenler de partinin proğramına, tüzüğüne, fikriyatına bakmadan, sadece adayı tanıdğı, hemşehrisi veya akrabası olduğu için oy verdi.

Sandık başkanı olarak görev yaptığım okulda birçok yabancı ellerine tutuşturulan ve üzerinde filanca adaya oy vereceğim yazılı pusulalarla gelip, oy verdiler. Bence hiç iç açıcı olmadı, bilgili veya bilinçli oy verdiklerini sanmıyorum. Bazı adaylar seçildi, seçilen arkadaşlara parti farkı gözetmeksizin üstün başarılar dilerim.

Siyaseti hakkı ile ve de demokrasi kaide ve kurallarına göre yapalım, hizmet yaparken ayrımcılık, kayırmacılık yapmayalım; bize verilen seçme ve seçilme hakkını tehlikeye atmayalım.

Danimarka’da siyaset sahnesine yeni çıkan Ny Borgerlig isimli parti daha şimdiden, yabancı kökenli insanlara verilen seçme ve seçilme hakkının ellerinden alınmasını istiyor ve sadece Danimarkalı ve Danimarka vatandaşı olanların oy vermesini istiyor.

Bunun önlem ve mücadelesini üyesi olduğumuz partilerle beraber verelim.

Yoksa bu hak da elimizden alınır.

Unutmayın hak verilmez, alınır. Tabii ki bu hakkı da hak etmemiz gerekir.

Tüm toplumu suçlamıyorum, ama bazı uyanıklar, düzenbazlar ve de üç kağıtçılar yüzünden tüm toplumuz zan altında kalıyor. Ona üzülüyorum, onu önlemek istiyorum. Dürüst, kaliteli insanlara selam ve saygılar.

Noeli kutlayan okurlarımın noelini kutlar, hepinizin yeni yılını canı gönülden kutlar; yeni yılın tüm insanlığa, barış, huzur, sağlık, sıhhat ve mutluluk getirmesini dilerim.

Hoşça ve dostça kalın.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com