Çok Yakında

MAD MAX

Eylül 1st, 2015 | by Fikret Aydemir
MAD MAX
Yazarlar
0

madmaxTİNA Turner ve Mel Gibson’un efsane filmi ‘Mad Max‘i hepimiz nefeslerimizi tutarak izlemiştik yıllar önce.
George Miller’in 1979 yapımı filmi Mad Max dünyasında, dünyanın sonu gelmiştir. Sadece bir avuç ayrıcalıklı insanlar güvenlik içerisinde yaşayabilmektedir.
Bir tas su için herkes birbirini gırtlaklar.
Bir bidon petrol için çeteler birbirine girer.
Ve ayrıcalıklı sınıfa dahil olabilmek için her türlü yalakalık yapılır, en yakını satılır, öldürülür.
Mad Max filminin 2015 yılında yeni versiyonu çekildi. Yine büyük bir zevkle izledik rahat sinema koltuklarımızda, elimizde patlamış mısırlarımızla.
Tıpkı Ortadoğu’daki savaşları izlediğimiz gibi ‘sırçasaray evlerimiz’de…
Özellikle Suriye bağlamında ‘arı kovanına çomak sokan’ Batı, yaşamak için kovanlarından çıkmak zorunda bırakılan ‘arılar’dan rahatsız.
Oysa Suriye’de yarım yamalak olsa da demokrasi ile yarı başkanlık sistemiyle yönetiliyordu.
Babadan oğula da geçse seçimle işbaşına gelen yöneticileri vardı.
Cumhurbaşkanı 7 yılda, parlamento ise 4 yılda bir yapılan ve yetişkin bütün Suriyelilerin katıldıkları seçimlerle işbaşına geliyordu.
Hiçbirşeyleri olmasa da en azından can güvenlikleri endişeleri yoktu.
Avrupalı liderler ‘sırçasaray evlerimiz’i güvenlik altına alabilmek için çareler düşünüyor. Son çare, Avrupa Birliği içerisinde sınır kontrollerinin yeniden başlaması.
14 Haziran 1985 yılında imzalanan Schengen Anlaşması nedeniyle, Avrupa Birliği içerisinde sınır kontrolleri kademeli olarak kaldırılmıştı.
Ceza yemeyi göze alabiliyorsanız bir ülkeden bir başka ülkeye, arabanızla saatte 180 km suratla geçebiliyordunuz hiçbir engele takılmadan.
Suriyeli mültecilerin AB sınırlarını zorlaması nedeniyle AB’nin iki büyük patronu Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande başkanlığında şimdi Avrupalı liderler, sınır kontrollerinin yeniden başlatılmasını tartışıyor yüksek sesle.
Birleşmiş Milletler’in verilerine gore Türkiye’de 1.938.999, Lübnan’da 1.113.941, Ürdün’de 629.245, Irak’ta 250.408, Mısır’da 132.375, Almanya’da 98.783, İsveç’te 64.685, Macaristan’da 18.777, Avusturya’da 18.647, Bulgaristan’da 15.197, Hollanda’da 14.137, Danimarka’da 11.296, İngiltere’de 7.030, Fransa’da 6.657 ve Belçika’da 6.334 Suriyeli mülteci bulunmakta.
En fazla Suriyeli mülteciye kapısını açan Türkiye’de herkes Suriyeliler’den şikayetçi. Herkesin dilinde ‘Suriyeliler bizi mahvetti!’, ‘Her yer Suriyeli doldu’, ‘Suriyeliler geldi hırsızlık hortladı’, gibi suçlamalarla her şeyin sorumlusu olarak onlar gösteriyor maalesef.
Başkalarına söylemeye cesaret edemezsek de,
Vicdanımıza soralım: 3 gün boğazından bir kuru ekmek lokması bile geçmeyen çocuğumuz için, henüz 10 yaşındaki kızımızın ırzına geçilmemesi için, anne babamızın gırtlağı kesilmemesi için neler yapmayız ki…

Yorumlara kapalıdır.