Çok Yakında

KUZEY YENİ BİR SAYFA DAHA AÇIYOR… TARİHÇİ BAHADIR GÜLER ARTIK SİZLERLE…

Ocak 28th, 2016 | by Bahadır Güler
KUZEY YENİ BİR SAYFA DAHA AÇIYOR… TARİHÇİ BAHADIR GÜLER ARTIK SİZLERLE…
Yazarlar
0

Değerli Kuzey okuyucuları,

Kuzey Gazetesi´nin bu ayki sayısı ile başlayarak, sizlerle İskandinavya/Avrupa ve Türk tarihinin kesişmiş olduğu tarihi olayları, ilginizi çekebileceğini düsünmüş olduğum önemli tarihi konuları bu köşede paylaşacağım. Umarım bu köşede paylaşacağım konular ve olaylar sizleri hem bilgilendirir hem de geçmişe yönelen bakışlarınızda yeni bir pencerenin açılmasına sebep olur.

Bu ayki yazımızda sizlere dünyaca ünlü bir Danimarkali dilbilimci olan Wilhelm L.P.Thomsen‘in Türk tarihi açısından gerçekten çok önemli olan ‘Orhun Yazıtları’ ile olan bağlantısını anlatmaya çalışacağım.

Wilhelm Thomsen, 1842 yılında Kopenhag´da doğmuş, küçük yaşlarda ilgi duymaya başladığı yabancı dil öğrenme merakı ve zekâsı, kendisine dünyaca tanınmış bir dilbilimci olmasının yolunu açmıştır. Thomsen´in bu yeteneği pek çok dili öğrenmesini sağlamış, öğrenmiş olduğu dil sayısı 16’ya kadar çıkmıştır.

Bu yeteneği akademik kariyerinde çok hızlı bir şekilde yükselmesini sağlamış ve sırasıyla; 1875 yılında profesör, 1877 yılında ise ordinaryüslüğe yükselmiştir. 1909-1913 yılları arasında Danimarka Bilimler Akademisi Başkanlığı’nı yürütmüş olan Thomsen, dilbilimci olarak bir çok değerli eserin altınada imza atmıştır.

W.Thomsen’in Orhun Yazıtları’ndan haberdar olması, doğumundan 120 yıl kadar önce başlayan bir olaylar zinciri sayesindedir.

İsveçli subay Johan von Strahlehberg, 1709 Poltava Savaşı’nda Ruslara esir düşer. Rus Çarı’nın özel izni ile Güney Sibirya’nın bitki örtüsünü inceleyecek bir Rus bitki bilimcisinin yardımcısı olarak tayin edilir.

Gezileri ve çalışmaları esnasında, Güney Sibirya’da Yenisey Nehri’nin yukarı kısımlarındaki Yenisey Vadisi‘nde, Orhun Kitabeleri’nden bir asır kadar önce dikilmiş olduğu tahmin edilen Yenisey Kitabeleri’nden birini bulur. Oradan elde ettiği bilgi ve belgeleri 1722`de tekrar İsveҫ’e döndükten sonra 1730 yılında Stokholm’de bir kitap şeklinde yayınlar, kitabında Yenisey taşından söz eder.

Bu yayından sonra bilim çevrelerince yapılan araştırmalar hızlanır, Yenisey taşları arka arkaya bulunur, sonuç olarak 1890 yılında, bugünkü Moğolistan sınırları içinde yer alan Orhun Vadisi’ndeki Orhun Abideleri Rus bilimadamları tarafından ortaya çıkarılır.

Başlangıçta yazıtların kimlere ait olduǧu hakkında bir fikir sahibi olmayan bilimadamları yazıtların bir yüzüne kazınmıș olan Çince yazılar sayesinde bu yazıtların o dönemde Türkler’in kullanmıș olduǧu Köktürk/Göktürk Alfabesi ile yazıldıǧını tahmin etmișlerdir.

W.Thomsen ile aynı konu ile ilgilenen Rus Türkolog Wilhelm Radloff arasında yazıtların kim tarafından daha önce okunacaǧı konusunda amansız bir yarıș başlamıș ve yazıların saǧdan sola doǧru okunması gerektiǧinin farkına varan W.Thomsen yazıtlarda sıkҫa geҫen ve II. Göktürk Devleti´nin Kaǧanı olan Bilge Kaǧan, kardeşi Kültigin ve Göktürk kelimelerinden yola ҫıkarak yazıtların Türkҫe olduǧunu anlamıș ve Radloff´tan önce bu metinleri doǧru ve düzgün bir șekilde okuma bașarısını 1893 yılında göstermiștir.

731 yılında Vezir Tonyukuk, 732 yılında Kültigin ve 735 yılında Bilge Kaǧan adına diktirilmiș olan bu yazıtlar aynı zamanda Göktürk Yazıtları ya da Orhun Abideleri olarak da tarihe geҫmiș olup Türk tarihi ve yüzlerce yıldır kullanılan Türk dilinin ana kaynaǧını teșkil etmiș ve dilbilimcileri tam 174 yıl uǧraștırmıştır.

Bu yazıtları doǧru ve düzgün bir șekilde okuyan W.Thomsen bu bilgileri 15 Aralık 1893 tarihinde Danimarka Kraliyet Akademisi’nde bilim dünyasına aҫıklamıștır.

Türk tarihi ve dili hakkında eșsiz bir hazine olan Orhun Yazıtları´nı ҫözerek hem bilim dünyasına hem de bize kazandıran bu Danimarkalı bilim insanına șükranlarımızı iletiyoruz.

1927 yılında vefat eden dünyaca ünlü dilbilimci W.Thomsen´in adı bugün bașkentimiz Ankara’da bir caddenin ismi olarak yașamaktadır. Kopenhag șehrinin Frederiksberg semtinde bir mezarlıkta yatmakta olan bu tarihi șahsiyeti saygı ve sevgi ile selamlıyoruz…

Bahadır Güler

Tarihçi

Yorumlara kapalıdır.