Çok Yakında

Kralların şehrine hoşgeldiniz: Lima!

Nisan 22nd, 2018 | by Sayım Çınar
Kralların şehrine hoşgeldiniz: Lima!
Genel
0

 

Uzak kavramına pek inanmam. Hayallerimin peşinden koşmasını seviyorum. Orada bir şeyleri görmem gerektiğini hissediyordum.
Peru’ya toplamda 16 saatte ulaşılabiliyor, ara beklemelerle 20 saati geçebiliyor. Önce Madrid, oradan da Lima’ya ulaştık.
Gerçek bir gezgin için mesafelerin, saatlerin önemi olmuyor; ulaşacağın yerin heyecanı tüm yorgunluğu alıp götürüyor.
Mehmet Mollaosmanoğlu önemsediğim bir yazar, kitaplarıyla fantastik dünyalar açan, okurları yeni yolculuklara götüren bir kalem. Güney Amerika sevdalısı. Yayıncısı Münir Üstün ve ajansı olarak ben uzun süredir bu büyülü coğrafyaya yolculuk yapmayı konuşuyorduk. Her yazarın yalnızlığına girmek mümkün değil ama yapılan yolculuklarla bambaşka bir noktaya geldik. “Bende Peru 10 yıldır takıntı halinde. İş hayatı, çocuklar derken biraz gecikti ama artık yola çıkmanın zamanı” diyor Mollaosmanoğlu.
Mistik yolculuk başlıyor!
Yeni romanını egzotik bir duyguyla yazıyor. Peru’da geçen bir hikaye. Romanı önümüzdeki aylarda yayınlanacak. Aslında hep beraber alan çalışması yapmaya gittik diyebilirim Lima yolculuğumuz için.
Gittiğimiz bölgenin eski ve yeni kısımları var. Lima, Güney Amerika’nın üçüncü büyük şehri. Nüfus son derece yüksek. Metropol hayatının yaşandığı bir yer, bir yandan da spritüel bir yer.
Yardımsever bir halka sahip Lima. Müzeler ilgi çekici. Taksiler ucuz, ulaşım zorlukla gerçekleşmiyor bunun için.
Gecekondu mahallelerini yaşıyorsunuz bir yandan da. Şehrin görkemi de yoksulluğu da büyülüyor turistleri.
Depremler, aşklar ve şehirakip
Papa’nın ziyareti büyük bir olay olmuş Lima’da, hâlâ yerel halk bunu konuşuyordu.
Her yanda eğlenceyi görebiliyorsunuz Lima’da. İnsanlar neşeli. Kralların şehri, fantastik bir yer. Gastronomi severler için Miraflores dört dörtlük. Bir yandan da daha önce belirttiğim gibi koca jipler var, bir yandan yoksul insanlar. Karşıtlıklar, zıtlıklar bir arada.
Ceviche adında bir yemekleri var. Peru’nun ulusal yemekleri arasında yer alan Ceviche, marine edilmiş bir balık yemeğidir. Ceviche kelimesi, yerli quechua dilinin siwichi isminden gelmektedir. Anlamı ise taze balık demektir. Özellikle Amazon’un kalbinde de en sevilen yemekler arasında bu lezzet yer alıyor. Sushi seven birisi olarak Ceviche’yi de çok sevdim.
Patates ve tavuktan oluşan yemeklerin lezzeti de muhteşemdi.
Peru’yla ilgili bilgi sahibi olmak için Lima güzel bir başlangıç. ‘Jetlag’ınıza iyi gelecek şey ise günbatımının kendisi. Dediğim gibi, gezgin ruhu için saatlerin, mesafelerin, yorgunlukların çok da anlamı olmuyor.
Miraflores’te deniz kıyısı yürüyüşleri yapabilirsiniz. Doğayla iç içesiniz. Aşk Parkı da göz alıcı, özellikle heykeliyle. Birbirine sarılmış, öpüşen çift büyülüyor insanı.
Tropikal meyvelere doyuyorsunuz Lima’da. Alışveriş merkezlerinde gezmek büyük bir heyecan. Pazarlarda müthiş şeylerle karşılaşıyorsunuz. Kiliseler de mistik duyguyu arttırıyor. Perulular, dizilerden tanıyorlar daha çok Türkiye’yi.
Zıtlıklar bir arada
Peru’da hala elektriği olmayan yerler var. Sık sık elektrikler kesilebiliyor.
Renkli ipek ve kumaşlar da çok ilgi çekici. Krallar şehri olarak bilinen Lima için Katoliklik çok önemli. Büyük de bir deprem yaşamış bir bölge, her şey neredeyse baştan kurulmuş.
Neredeyse hiç kış yaşanmıyor, sörf yapanları görüyorsunuz Şubat ayında.
Plaza Das Armos şehrin kalbi niteliğinde. Yolu Lima’ya düşecekler için önerim, suç oranının yüksek olduğu gibi bilgilere kulak asmayın, doyasıya gezin, görün, anıları ölümsüzleştirin. Çünkü bu mistik deneyimi unutamayacaksınız. Lima tarihi merkez gezisinde ilk gözünüze çarpacaklar: Lima Katedral’i, San Francisco Manastır’ı, Lima Belediye Binası ve Ulusal Müze… İnka kültürünü ve tarihini merak ediyorsanız Lima’ da görülmesi gereken bir arkeolojik alan Huaca Pucllana. Şehir turu yapacağınız otobüs önünden geçiyor.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com