Çok Yakında

Korkuyorum

Ocak 22nd, 2017 | by Ümit Olcay
Korkuyorum
Yazarlar
0

(Ümit Ocay’ın Kuzey’in Ocak sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Gazetenin yazı işlerinden Dilber Hanım sabahtan beri dört kez aramıştı, bense hiçbirine cevap vermemiştim ama artık telefonu açmak zorundaydım:

-Efendim Dilber Hanım.

-Ümit Bey yazınızı göndermediniz. Bu akşam baskıya gireceğimizi unutmuş olmalısınız!

Gazeteyi oyaladığımı düşünmesini istemiyordum. Onun için cesurca cevap verdim:

-Korkuyorum!

-Kimden korkuyorsuz? Benden mi?

-Bu tip manasız sorular sorarsanız sizden de korkabilirim Dilber hanım!

-Anlamadım???

-O benim sorunum değil. Zaten beni korkularımdan da kurtarmıyor.

-Ne değil?

-Anlamamış olmanız.

-Yine anlamadım.

-Ama bu şekilde ilerleyemeyiz.

-O zaman söyleyin, neden korkuyorsunuz Ümit beyciğim?

-Yazmaktan.

-Saçmalamayın lütfen.

-Hayır saçmalamıyorum. Hatta Twitter ve Facebook’tan bir şey paylaşmaktan da korkuyorum. Ölümlerden, canilerden ve cahillikten korkuyorum. Dış güçlerden, paralel örgütten, bu ara nedense Rusya’dan, içimizdeki İrlandalılardan, eğitimsizlikten, maça gitmekten, TV’yi açtığımda şehit görmekten, Atatürk demekten, cuma günleri parkta bira içmekten, sanat galerilerinin açılışlarına katılmaktan bile korkuyorum! Dilber Hanım, insan hiç hak aramaktan korkar mı? Ben ondan da korkuyorum!

-Doktora gittiniz mi Ümit Beyciğim?

-Hayır gitmedim. Çünkü doktora giderken, trafikte bir polis arabasının arkasına denk gelmekten de korkuyorum!

-Biraz abartıyorsunuz! Bence sosyal hayata katılın, dışarı çıkın, eğlenin.

-O da olamıyor; çünkü geçenlerde Kürt arkadaşlarımın düğünü vardı, üç buçuk attım.

-Ama bu ölü gibi yaşamak Ümit Beyciğim. Cenazeye bile götürmez adamı.

-Cenaze deyip geçmeyin, provokasyona çok açık. Ondan da korkuyorum zaten!

-Hımm bu Agorafobi Ümit Beyciğim.

-Öyle miii çok bilmiş Dilber Hanımcığım?

-Valla öyle, hem de paniklisi! Agorafobi eski Yunancadır Ümit Beyciğim.

-Keser misiniz şu Ümit Beyciğimi lütfen?

-Gerçi yazının sonu geldi ama tamam keserim. Agorafobi teriminin tercümesi ‘alan korkusu’dur. Mağdur kişi, evi terketmekten, kamuya açık yerlerde bulunmaktan, alışveriş merkezlerine veya dükkanlara girmekten, kalabalık içerisinde, sinemalarda veya dar ve kapalı odalarda bulunmaktan ya da trenle, otobüsle veya uçakla seyahat etmekten korkar. Bu nedenle ya bu yerlere gitmekten kaçınır ya da oralarda bulunduğu sürece büyük korkular yaşar. Panik ataklar ve Agorafobi çoğunlukla birlikte ortaya çıkar. Böyle bir durumda konulacak teşhis ‘Agorafobili panik bozukluk’ olur.

-O zaman; agresif ve ‘Agorafobili panik bozukluk’la size şunu diyorum Dilber Hanımcığım, ben bu ay yazmıyorum!

-Olur mu hiç Ümiticiğim? Danimarka ve Belçika’daki Kuzey okuyucularına ne deriz?

-Bu kadar terörize ettiğiniz yeter Dilber Hanımcığım! Maalesef korkuyorum ve kapatıyorum…

Yorumlara kapalıdır.