Çok Yakında

“Konya–Kocaman beraberliği verimli olur… ama büyük takım hocası değil…”

Mart 7th, 2016 | by İrfan Kurtulmuş
“Konya–Kocaman beraberliği verimli olur… ama büyük takım hocası değil…”
Spor
0

İrfan Kurtulmuş sordu, ünlü spor yorumcusu Serdar Ali Çelikler yorumladı…

serdar

* Serdar Bey, bu ay aslında Konyaspor’la başlayacaktım. Ancak G.Saray-Trabzonspor maçının hakemi her şeyin önüne geçti. Yıllardır söylüyorsunuz, “Yabancı hakem gelsin” diye…

Evet.. Yavaş yavaş herkes bu konuya gelmeye başladı. 2 yıl önce bu fikri ortaya attığımda gülüyorlardı. Şimdi tartışılıyor. Daha da çok tartışılacak. Konu şu: Bizim hakemlerimiz GDO’lu besin gibi. Yanlış eğitilmiş. Yanlış fikirler edinmiş. Nedir o yanlışlar? Birincisi Türk hakemi isen maç yönetmeyeceksin; idare-i maslahat yapacaksın. İkincisi MHK Başkanı’nın ya da TFF Başkanı’nından çok kulüp başkanlarına bakacaksın. “Bizim Türk hakemleri ayçiçeği gibidir. Güneş kimse başlarını o yana çevirir” demişti bir dostum yıllar önce. Bizde güneş ne TFF ne MHK Başkanı’dır. Bizim futbol güneşimiz 3 büyüklerin başkanlarıdır. O zaman hakem de doğal olarak MHK Başkanı’na “he he” der; TFF Başkanı’na “tamam” der, kendini korumak için 3 büyüklere eyyam yapar. Şimdi Deniz Ateş Bitnel hadisesine bakan herhangi bir genç hakem bir daha Trabzon aleyhine kör gözün parmağına gibi kararlar verebilir mi?

Yanlış anlaşılmasın. Deniz Ateş Bitnel kötü bir maç yönetmedi; maça tüy dikti! Rezildi. Hele maçı 1 dakika uzatıp 28’inci saniyede kaçması tam olarak “Ben içine ettim, şimdi de tüy dikiyorum” demekti. Ama bahsettiğim genel bir iklim. “Efendim, bu iklimi değiştirelim… Delege yapısını değiştirelim…” Bunların hepsi doğru ama felsefik yaklaşımlar. Delege yapısı değişse bile önünde sonunda kulüp hakimiyetleri fazla azalmaz. Bağımsız delege de bir şekilde kulübe yanaşacaktır. Dolayısıyla ben basit ve etkin bir çözüm öneriyorum.

Diyorum ki, yanlış eğitim almış, GDO’lu ürünler gibi yetişmiş bu hakemleri; sadece hakemler de yetmez, gözlemcileri tamamen sıfırlayalım. 2 yıl boyunca şu an adını sanını bilmediğimiz klasman hakemleri de dahil yeni bir ekiple yeni bir jenerasyon yetiştirelim. Bunların eğitimini yabancı eğitimciler yapsın. Bu 2 yıl içinde MHK Başkanı ve 2 yardımcısı da dahil yabancılardan atayalım. 2 yıllık eğitim süresince ne Fener’i ne G.Saray’ı tanıyan, umursamayan 3 yabancı hakemin başkanlığında maçları yabancı hakemlere yönettirelim. Gelip hata yapsınlar. Ama eyyam yapmasınlar. 2 yıl sonunda da yeni yetiştirdiğimiz GDO’suz, organik büyümüş genç fidanlarla yola devam edelim. 2 yıllık geçiş döneminde yabancı hakem şart. Sonra yeni jenerasyon görevi devralır. Ama MHK Başkanı en az 4 yıl yabancı olacak. Tavsiyem bu. Devrim lazım ve bana göre devrim budur.
* Geçen sayıdaki gibi “Tüm sistemi yıkıp yeniden yapmak lazım, 2 yıl içinde her şey düzelir” diyorsunuz…

2 yıl içinde hakemlik müessesesi tamamen olmasa da büyük ölçüde düzelir. Ama sadece hakemleri değil; gözlemcileri, il hakem kurullarını da değiştirerek… Hakemlik düzelir. Ama sistemdeki diğer aksaklıklar başka konuların gündemi. Misal Türk antrenörlerin de hem yaşadığı hem yaşattığı bir sürü sorun var. Onlar hakemden bağımsız. Hakemlik sistemini düzeltelim, sonra antrenör meselelerine de geliriz. Sonra başkanlar v.s. böyle gider.

* Konyaspor’un başarısı için ne diyorsunuz? Bu röportaj yapıldığı 5’inci sıradaydı. Çok değil geçen yıl Başkan “Futboldan memnun değilim” diyordu…

Bana teknik adamını söyle sana ne olacağını söyleyeyim. Teknik adamınız Aykut Kocaman ise her sene ilk 5’te olursunuz. Hiçbir zaman 3’üncü olamazsınız; kesinlikle 7’nci olmazsınız. Aykut Hoca size bu istikrarı garanti eder. Çünkü kompakt takım yapar; ne oynayacağı bellidir. Asla sizi şaşırtmaz. Ama Aykut Hoca ile “güzel futbol” beklemeyin. Konya–Kocaman beraberliği verimli olur. Aykut Hoca’yı kim alırsa, aynı şey geçerlidir. Kendisi bence büyük takım hocası değil. Ama Anadolu takımlarında her zaman 4’üncülük ile 6’ncılık arası bir yeri alırsınız. Dolayısıyla Başkan futboldan memnun olmayabilir. Ama bulunduğu konumdan hep memnun olacaktır.

* Aykut Kocaman için özel bir paragraf açmanızı isteyeceğim…

Türkiye’de futbola dair fikirleri olan, iş disiplini yüksek, taktik bilen, saygıdeğer, adı kirlenmemiş bir futbol adamıdır Aykut Kocaman. Ama büyük takım hocası olamaz. Sanırım yeterli.

* Son olarak Danimarka’daki Türkler için önem taşıyan bir diğer kentimizin takımını soracağım… Sivasspor… Düşme barajında olması bizi üzüyor… Ne dersiniz?

Vallahi beni de üzüyor Sivas’ın durumu. Ligin en iyi yönetilen takımlarından biri. Ama bu sene bir türlü işler istenildiği gibi gitmedi. Sergen Yalçın ile geçen sene yakalanan ivme, bu sene terse döndü. Bazı oyuncuların istenen verimi vermemesi, doğru transferlerin yapılamaması ile takım gerisin geriye gitti. Sergen Yalçın sonrası Okan Buruk doğru isim gibi gözükse de onun da ayrılığı sonrası son umut Mesut Bakkal göreve geldi. Bir türlü istikrar yakalanamadı. 2-3 hafta sonra Sivas’ın durumu belli olur. Umarım düzelirler.

Yorumlara kapalıdır.