Çok Yakında

“Keşke gelmeseydik”

Mayıs 27th, 2016 | by İrfan Kurtulmuş
“Keşke gelmeseydik”
Danimarka
0

KUZEY ‘BİZ’İM DOSYAYI AÇIYOR: İLK KUŞAK TÜRKLER MUTSUZ, YENİ KUŞAK EVLİLİĞİ SÜRDÜREMİYOR

Danimarka’ya ilk gelenler pişman: ‘Türkiye’de kalan yakınlarımız bizden daha zengin oldular.’ Kötü şartlarda çalıştıkları için sağlıkları da kötü…

keske-gelmeseydik

Den Gamle By müzesinde ilk gelenlerin eşyaları sergileniyor. İşte duvarda asılı bir saz.

İRFAN KURTULMUŞ / Kopenhag
Anadolu’nun bağrından koparak 1970’li yılların başında çalışıp para kazanmak için Danimarka’ya gelerek yaşlanan birinci nesilin mutsuz, hasta ve fakir oldukları belirtildi.
Avrupa genelinde Türkiye’den ilk gelenlerin günlük yaşamı ve hayat şartları konusunda araştırma yapıldı.  Bunun Danimarka ayağını Anika Liversage ve Vibeke Jakobsen gerçekleştirdi. 2 araştırmacının bireysel kayıt verileri ve bugün 70 yaşına gelmiş ilk gelen Türklerle yaptıkları röportajları içeren araştırmanın sonucu parlak değil: “Keşke hiç gelmeseydik.”
Araştırmaya katılanlar takma isim kullandı. Örneğin: Ramazan takma adlı bir kişi, “Bir akrabamız ‘Çabuk koşun acele edip gelin, burada iyi para kazanılıyor’ diye mektup yazdı. Aynı köyden 3 arkadaş otobüse atlayarak hemen Danimarka’ya geldi” diye konuştu.
Bugün yaşlanan ve emekli olan Ramazan, hayatı boyunca düşük ücretli işlerde çalışarak yıprandığını ve birbirinden kopan ailenin kendisine fazla ilgi göstermemekle birlikte 5 çocuğunun Danimarkalılar gibi hayatlarını sürdürdüklerini açıkladı.
Bir başka kişinin ise, “Türkiye’de köyde yaşayanların iki katlı evleri, kapısında arabası ve traktörü var. Bizim bir şeyimiz yok. 3 ay kalıp geri dönüyoruz. Hem burada hem de kendi doğduğumuz ülkede yabancıyız” sözleri dikkat çekiyor.
Dursun da (takma isim) araştırmacıların “Eğer hayatını değiştirebilseydin ne yapardın?” sorusuna “Ailemi hiçbir zaman Danimarka’ya getirmezdim” cevabı veriyor. Bunun üzerine soruluyor: “Hiç iyi bir yönü yok mu?” Dursun’un cevabı: “Türkiye’de kuru ekmek yerdik daha mutlu olurduk…”
Araştırmanın bir başka sonucu da şu: 1970’lerde Danimarka’nın ihtiyacı olan işgücü için geldiler. Eğitimsizlerdi. Kereste, metal, demir döküm ve boya fabrikaları ile tarlalarda mantar toplama gibi pis ve ağır işlerde çalıştılar. Danca öğrenmeleri istenmedi.
Araştırmada, bugün 65-74 yaşları arasında olan Türklerin 55 yaşındayken yalnızca yüzde 25’nin iş piyasasında aktif oldukları, bu rakamın aynı yaşta ve seviyede eğitim almış Danimarkalıların yüzde 79’u gibi yüksek rakamın çalıştığı ifade edilerek, aradaki farkın yüksek oluşuna değiniliyor.
OECD’nin verilerine göre, 65 yaş üstü Danimarkalılar’dan yüzde 2’si fakirlik sınırında yaşarken, yaşlı Türklerin yüzde 29’unun bu sınırda yaşadığı, bunun nedeninin düşük ücretli işlerde çalışmak ve özel emeklilik primi yatırmamalarının olduğu öne sürüldü.

Yorumlara kapalıdır.