Çok Yakında

    Kendileri Türk, futbol akılları Avrupalı Türk futbolcular

    Kasım 19th, 2016 | by İrfan Kurtulmuş
    Kendileri Türk, futbol akılları Avrupalı Türk futbolcular
    Yazarlar
    0

    (İrfan Kurtulmuş’un Kuzey’in Kasım sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

    Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde 50 yıldan fazla bir süredir oturan 5 milyona yakın Türk nüfusundan futbolda büyük bir kitle cevherler bulunmakta.
    Bulundukları ülkenin milli takımları yerine, Türk Milli Takımı’nı tercih etmeye başlayan futbolcu sayısı, Fransa’da yapılan 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası artmaya başladı.
    Bunda şüphesiz, Milli Takımlar Direktörü Fatih Terim’im seçme yönünde kullandığı inisiyatifin rolü büyük.
    Yalnız, Türkiye’de Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi bütçeleri onlarca milyon dolarları aşan 3 büyükler başta olmak üzere, diğer kulüplerin de alt yapılarından bazı müstesnalar haricinde pek fazla yetenek çıkmıyor.
    Bunun iki büyük nedeni var…
    Birinci neden, Türkiye’de kulüp taraftarları, sponsorlar ve camia yetenek yetiştirecek büyük kulüplerden kısa sürede büyük başarılar bekliyor.
    Bu nedenle de alt yapılara önem veriliyor gibi gözükse de, buralarda görev yapan hocalar daha çok hazır futbolcuları benimsiyor.
    İkinci önemli neden, eski ve yeni nesil teknik adamların çoğunun kendilerini yenileyememeleriyle birlikte, birçok kulübün alt yapılara ciddi şekilde eğilememelerinden kaynaklanıyor.
    Bu konuyu biraz açarsak, hocaların çoğu hâlâ ”Hadi koçum, sen yaparsın” ya da “Aslanım, bas bas“ gibi eskimiş futbol felsefeleriyle pohpohlamaya ağırlık vermeleri.
    Danimarka’dan bir örnek verelim.
    Danimarka futbolda yurtdışına futbolcu ihraç eden ülkelerden birisi.
    Bu ülkede çocuklar, 5 yaşından itibaren futbola iltimassız başlıyabiliyorlar ve ailerle birlikte kulüplerin işbirliği mükemmel derecede.
    Öncelikle, minik çocuklara sezon boyunca evlerinde takımın formalarının anneleri tarafından en az bir kere yıkanması gibi bir sorumluluk aşılanıyor.
    Onun ardından, minik futbolcular çeşitli yerlerde düzenlenen turnuvalara sezon boyunca aileleriyle birlikte katılabiliyor.
    Ve daha 5 yaşından erginlik çağına gelene kadar her yıl, yaşına göre, kademe kademe yükselerek zirveye çıkıyor.
    Yetenek ve meziyetleri olan futbolcular daha küçük yaştan ilerisi için her konuda eğitiliyor.
    Bunun en somut örneğini, bu yıl büyük bir patlama yaparak yıldızı bir anda parlayan Emre Mor ile verebiliriz.
    Emre Mor, başkent Kopenhag’ın Brönshöj gibi işçi kesimin yoğun olduğu bir semtten Lyngby gibi daha zenginlerin oturduğu semtin takımına genç yaşta gidiyor.
    Allah vergisi yeteneğini genç yaşın verdiği heyecan ve sabırsızlık nedeniyle hareketlerini dizginleyemeyince, Süper Lig’de oynayan Lyngby’den gönderiliyor.
    Yine Danimarka Süper Lig takımlarından birisi olan Nordsjaelland, Emre Mor’u hemen kapıyor.
    Emre’nin yeteneğini iyi keşfeden Nordsjaelland, burada ona yalnızca futbol değil, saha içi ve dışında nasıl davranacağıyla takım oyuncusu olmayı öğretiyor.
    Nordsjaelland’da yaklaşık bir yıl önce ilk Süper Lig maçından itibaren tüm futbol otoritelerin dikkatini üzerine çeken Emre Mor’u, Fatih Terim’e de anlatılınca çok gizli yürütülen bir operasyonla Türk vatandaşı olması ve Milli Takım’a çağrılması gerçekleşiyor.
    Avrupa’nın büyük kulüplerini peşinden koşturan Emre Mor’a, Almanya’nın Dortmund kulübü 12 milyon Euro bonservis ücreti ödüyor. Böylece 18 yaşındaki genç futbolcu, Danimarka’nın en büyük transferini yapan oyuncusu oluyor.
    Türk Milli Takımı’nı hüsranla sonuçlanan Fransa 2016 sonrası gençleştirmek isteyen Fatih Terim, Türkiye’nin yetiştiremediği yetenekleri Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bulup çağırarak bir tarafta Türkiye’dekilerin hegemonyasına son vermiş oluyor.
    Acaba, bundan kulüplerimiz ve hocalarımız ders çıkartabiliyorlar mı!!!

    Yorumlara kapalıdır.

    HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com