Çok Yakında

Karındaş katli

Aralık 20th, 2015 | by Fikret Aydemir
Karındaş katli
Yazarlar
0

(Fikret Aydemir’in Kuzey Gazetesi Aralık ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

 

OSMANLI İmparatorluğu döneminde kardeş katline ferman çıkmasına bir kez daha lanet okuduk yine, yeni dizi ‘Muhteşem Yüzyıl Kösem’i izlerken.

‘Muhteşem Yüzyıl’da olduğu gibi ‘Muhteşem Yüzyıl Kösem’de de tahta çıkan padişahın kardeşi Şehzade Mustafa’yı ve diğerlerini öldürmesi gerekir, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin bakiyesi için. Padişahlık tahtına oturan 13 yaşındaki Sultan Ahmet Han, direnmesine karşın yine de saray entrikaları yüzünden çok sevdiği kardeş(ler)ini bir gecede katletmesi yine herkesin kanını dondurdu.

kösem

Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmed’in kardeş katline ilişkin çıkarttığı ferman olan ‘Fatih Kanunnamesi’nde şöyle buyurur: “Ve her kimseye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların Nizam-ı Alem için katl eylemek münasiptir. Ekser ulema dahi tecviz etmiştir. Anınla amil olalar.”

Fatih Sultan’ın bu fermanından yüzyıllar sonra hem siyasi hem ekonomik kardeş katli geleneğini sürdürüyoruz herkese ve her şeye inat.

Son yıllarda Hükümet ile Cemaat’in kavgasını izlerken aynı duygu ve düşünceler geliyor insanın aklına ister istemez. Çok uzun süre birlikte “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısını söyleyen her iki taraf da artık birbirine en azılı düşman gözüyle bakıyor. Kardeş katline ferman çıkıyor her iki taraftan da.

Siyasi anlamda kardeş katlini yaşıyoruz hükümet-cemaat kavgasında. Siyasi kardeş katlinin yanı sıra ekonomik kardeş katli de hiç etksik olmadı siyasi literatürümüzden.

Milliyetçi Hareket Partisi lideri Alpaslan Türkeş’in ölümünden sonra kardeşler birbirine düştüler. Başbuğ Türkeş’in ilk eşinden olan kızları Ayzıt Türkeş ile Umay Günay ve ikinci evliliğinden olan kızı Ayyüce Türkeş, 1.2 trilyon liralık servet yüzünden mahkemelik oldular.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin içerisinden çıktığı Selamet/Refah/Fazilet/Saadet’in lideri Necmettin Erbakan vefat ettikten sonra kardeşlerin birbirlerine düşmeleri de kayıtlara düştü.

Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan ile hocanın kızları Zeynep ve Elif de mahkemelik oldu miras yüzünden.

Kol kırılır yen içinde kalır” düstürünü bellemiş olan Türk toplumu kardeş kavgalarını dışa yansıtmamaya kararlı. Ancak, herkesin yaşadığı ve bildiği kardeş kavgaları babalar gittikten sonra devam ediyor; toplumun her katmanında.

Kasketi atıp, yerine bir fötr şapka takma uğruna doğduğu toprakları bırakıp, doydukları topraklara gelen Avrupalı Türk babalar gittikten sonra kardeşler birbirni öldürüyor. Bir ‘tahta bavul’ ile Avrupa’ya gelen ve bir ‘tahta tabut’ ile Türkiye’ye geri dönen babaların evlatları, üç kuruşluk miras için ‘kardeş katline’ devam ediyor.

Hiç kimse açık yüreklikle söylemese/söyleyemese de babadan kalan bir ev ve üç tarlayı bölüşemeyen kardeşler, bayramlarda birbirlerinin ve annelerinin ellerini bile öpmeye gitmeyen Osmanlı’nın torunları, karındaş katli geleneğini sürdürüyor Avrupa’nın orta yerinde.

Oscar Wilde’ın dizelerinde okuduğumuz gibi: “Oysa herkes öldürür sevdiğini / Kulak verin bu dediklerime; / Kimi bir bakışıyla yapar bunu, / Kimi dalkavukça sözlerle, / Kimi gençken öldürür sevdiğini / Kimileri yaşlı iken öldürür; / Merhametli kişi bıçak kullanır, / Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur”

Yorumlara kapalıdır.