Çok Yakında

Kadınların korkulu rüyası; meme kanseri

Nisan 15th, 2017 | by Gazete Kuzey
Kadınların korkulu rüyası; meme kanseri
Sağlık
0

(Dr. Selma Türköz’ün Kuzey’in Nisan sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer alır. Her 9 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski vardır. Batı ülkelerinde daha sık görülen meme kanserinin en iyi tedavisi önlemektir. Meme kanserinde erken tanı kanserin yayılmasını ve yaşamanızı tehdit etmesini engellemede en önemli etkendir.
Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhistir. Yayılmadan önce, erken tespit edilirse kanseri yenmenin olasılığı yüzde 90’lara kadar çıkar. Meme kanseri tedavi yöntemleri çok gelişmesine rağmen meme kanseri sonucu maalesef ölümler oldukça fazladır. Bu ölümlerin nedeni, genellikle geç teşhis ve kanserin organlara yayılmasıdır.

Nasıl erken önlem alınır?
Bilinçli davranarak meme kanserine yakalanma ihtimalini azaltmak veya bu hastalıktan gelecek zararı en az tedavi ile azaltmak mümkündür. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçlendirilmesidir. Erken tanı için üç temel yöntem uygulanır.
– Periyodik evde kendi kendine yapılan meme kontrolleri
– Düzenli doktor tarafından yapılan meme muayeneleri
– Ulusal kanser tarama programları

Kendi kendine periyodik muayene:
Kadınlar 20 yaşından sonraki dönemde, her ay kendi kendini muayene etmelidir. Bu muayene belirli teknikle, her ay adet döneminden sonra yapılır. Düzenli bir muayene ile normal göğüs dokusunu tanımanıza neden olur ve göğüslerdeki en küçük değişimi erken fark edebilirsiniz. Meme dokusu içinde şüpheli kitle ele geldiğinde vakit geçirmeden doktora başvurmanız gerekir.

Düzenli doktor muayenesi:

Her kadın 50 yaşına kadar 2 yılda bir meme muayenesi yaptırmalı. 50 yaşından sonra bu muayene yılda bir önerilir.

Ulusal kanser tarama programları:
Belçika’da 50 yaş üstü kadınlara her 2 yılda bir mamografi çekilmesi öneriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün tavsiyeleri:
– Her kadın 20 yaşından itibaren ayda bir (ömür boyu) kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır.
– 20-40 yaş arası üç yılda bir (hiç şikayeti olmasa da) meme hastalıkları konusunda deneyimli bir doktora muayene olmalıdır.
– 40-49 yaş arasında kişi riskli bir durumda değilse iki yılda bir, riskli faktörü taşıyorsa yılda bir mamografi çektirmelidir.
– 50 yaşından itibaren ise, yılda bir (bazı görüşlere göre hastanın risk durumuna göre 2 yılda bir) mamografi çektirmelidir.

Meme kanseri nedir?
Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserdir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, meme kanseri oluşumunda genetik değişiklik çok önemlidir. Meme kanserine hangi etkenlerin neden olduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak bazı risk faktörleri var.

Risk faktörleri:
1- Değiştirilemez risk faktörleri:

– Kadın olmak
– Yaşlanmak.
– Meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer kadınlara göre daha fazladır
– Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında (anne, abla, kız kardeş) meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır
– Küçük yaşta adet görme
– Geç yaşta menopoz
– Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. Çok erken yaşta (18 yaş altı) veya çok geç yaşta (35 yaş üstü) anne olan kadınlarda risk daha fazladır.

2- Önlenebilir risk faktörleri (yaşam biçimi ve davranış değişikleri ile meme kanseri riskini azaltmak):
– Menopoz semptomlarına karşı kullanılan ilaçlar (hormon tedavisi)
– Günlük fizik aktivite eksikliği
– Kilo fazlalığı
– Alkol tüketimi
– Sağlıksız beslenme

Meme kanserinde belirtiler:
Meme kanserinde önemli olan, belirtiler ortaya çıkmadan hastalığı tespit edebilmektir. Çünkü belirtilerin gelişmesi hastalığın ilerlediği anlamına geliyor.
– Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle
– Memenin boyutunda veya şeklinde oluşan değişiklik
– Meme başından kanlı akıntı gelmesi
– Memenin derisinde veya meme başında şekil ve renk değişikliği
– Meme veya meme başında içeriye doğru çekilme olması
– Memede kitle olmamasına rağmen koltukaltında ya da boyunda bir beze oluşması.

Meme kanserinde tedavi:
Meme kanseri çok sık görülen bir hastalık olması nedeniyle, hakkında çok sayıda araştırma mevcuttur. Meme kanseriyle ilgili çok bilgiye sahip olmamız, hem tanı hem de tedavi yöntemlerinde birçok gelişme yaşanmasını da beraberinde getirdi. Meme kanserinin türlerine göre tedavi seçenekleri de bu gelişmelerden dolayı kişiye özel yapılabiliyor.
Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir ekip (onkolog, cerrah, radyoterapist, psikolog,…) tarafından yapılmalıdır. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Cerrahi sonrası gerekiyorsa tamamlayıcı olarak kemoterapi veya hormonoterapiler yapılır. Bazı durumlarda radyoterapi de uygulanabilir. Tedavi kararı verilirken tümörün büyüklüğü, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmaması, tümörün hormon bağımlılık durumu adı verilen kanser geninin varlığı gibi faktörler göz önüne alınır.

Meme kanseri riskinin yüksek olduğunu bildiğimiz kadınları daha iyi tarayabilmemiz, kadınların meme yapılarını daha iyi tanımaları, memelerindeki değişikliklerin farkına varmaları ve zamanı geldiğinde koruyucu meme taramalarını yaptırmaları gibi bilinçli davranışlar günümüzün tıp teknolojisiyle birleştiğinde, meme kanseri korkutmayan bir kanser türü haline geliyor.

Yorumlara kapalıdır.