Çok Yakında

Işık Ülkesinin Kutsal Kenti: Demre

Kasım 24th, 2015 | by Aslı Bora
Işık Ülkesinin Kutsal Kenti: Demre
Yazarlar
0

(Aslı Bora’nın Kuzey’in Kasım ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

 

Kaş ile Finike arasında mütevazı bir Akdenizli… Portakal çiçeği, hanımeli ve deniz kokusunun ruhunuza dokunduğu, Işık Ülkesi Likya’nın kadim şehri… Noel Baba’nın yurdu, kutsal Myra’nın izini sürenlerin gözlerini kamaştıran Demre…

Beyaz badanalı köy evleri, bin dallı sarmaşıkların ya da erguvanların tutunduğu duvarlar, sonsuz narenciye bahçeleri, turkuazın ışıltılarına hapsolmuş gösterişsiz bir güzellik Demre. 2000 yıl boyunca Likya’nın bütün zenginliğini yaşamış Myra’nın zarif mirasçısı. Bir zamanlar Brutus’un, Havari Pavlos’un geçtiği bu topraklar günümüzde gezginlerin göz bebeği.

Demre’yi bu kadar özel kılan şey Aziz Nikolaos’un yani dünyaya mal olmuş ismiyle Noel Baba’nın anavatanı olması. 3’üncü yüzyılda Patara’da doğan Aziz Nikolaos adeta kusursuz bir fani örneğiydi. İnançlı Likya’da çocukların, denizcilerin, yoksulların, dermansız hastalığa düşenlerin ve bilim insanlarının eşsiz koruyucusu olarak ün salmıştı. Geceleri gizlice Myra sokaklarını dolaşır ; belki çoğu zaman bir pencere altında dert dinlerdi. İhtiyaçlara göre hazırladığı para, giysi, ilaç, yiyecek gibi şeyleri çoğu zaman evlerin önüne gizlice bırakırdı. Hatta bu armağanları bacadan attığı bile olurdu! Aziz Nikolaos’un mucizeleri ve saygın kişiliği kısa sürede Myra’yı Hıristiyanlık için önemli kentlerden biri haline getirdi. Ve ölümünün ardından Myra halkı onu ebedi kılmak üzere bir kilise inşa etti. Aziz’in mezarı da bir lahitle kendisine adanmış bu tapınağa yerleştirildi. 1087 yılında kemikleri İtalyan korsanlar tarafından Bari’ye kaçırılınca Aziz’in ünü Avrupa’da katlanarak arttı. Zaman içinde Hollanda ve İskandinav gelenekleriyle Myra’lı Nikolaos’a atfedilen mucizeler harmanlandı ve ortaya Noel Baba adında Akdenizli olmaktan çok uzak bir popüler kültür imgesi çıktı. Zamanımızda Aziz Nikolaos Kilisesi, Noel Baba Müzesi olarak her yıl ziyaretçi rekoru kıran bir ören yeri. Kilise gerek mimari üslubu, gerek süsleme programıyla heyecan verici Bizans görkemini hala yaşatıyor. Bunun yanı sıra dünyanın değişik noktalarından gelen ziyaretçilerle birlikte “Aziz Nikolaos’un Günü” olan 6 Aralık’ta Aziz Demre’de anılıyor.

Demre’yi seyahat severler açısından vazgeçilmez kılan diğer bir unsur Antik Myra’yı yaşama fırsatı sunuyor olması. Çağının kültür ve sanat merkezi olan Myra’dan kalan kayalara oyulmuş Likya nekropolü alışılmışın dışında bir mimari deneyime dönüşüyor. Kayaya oyulmuş, her biri değişik şekilde biçimlendirilmiş ev biçimli mezarlarla duygulanırken hemen yanında yükselen devasa tiyatroyla bambaşka duygulara yelken açmak mümkün. 11 bin kişi kapasiteli Myra tiyatrosu klasik tragedyaların sergilendiği bir sahne de olmuş; insan ve hayvan mücadelelerinin yapıldığı bir arena olarak da kullanılmış. Tiyatronun merdivenlerine tırmanmayı göze alırsanız bereketli Demre ayaklarınızın altına seriliyor.

Tarihin ve doğanın buluştuğu bu coğrafyada enfes plajlar ve koylar da her an keşfedilmeye hazır. Dağların denizle kucaklaştığı Beymelek Dalyanı soluk kesen manzarasıyla Demre seyahatinde mutlaka görülesi yerler arasında.

Demre’de özellikle ören yerleri çevresinde birçok hediyelik eşya mağazası bulabilirsiniz. Demre’yle özdeşleşmiş bir kişilik olduğundan Noel Baba’yla ilgili ürünler çok seviliyor. Seramik biblolar, Aziz Nikolaos Kilisesi’nin modelleri, döküm çanlar favori anı eşyaları olarak öne çıkıyor.

Demre’ye karayoluyla ulaşmak mümkün ama deniz yoluyla ulaşmak kesinlikle daha keyifli. Günübirlik tekne turlarına katılarak Demre’yi keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Yorumlara kapalıdır.