Çok Yakında

IŞİD’e karşı savaşmak suç (mu)dur?

Kasım 4th, 2016 | by Üzeyir Tireli
IŞİD’e karşı savaşmak suç (mu)dur?
Yazarlar
0

(Üzeyir Tireli’nin Kuzey’in Ekim ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Gerek Danimarka da gerekse başka birçok ülkede – ki bunlara Türkiye de dahil – IŞİD’e karşı savaşan, bu savaşta yaşamını kabyeden birçok İngiliz, Alman, Amerikan ve başka uyruklu insanlar olduğunu basından izliyoruz. Ayrıca IŞID saflarında da bir dizi yabancı uyruklu gencin olduğunu, bunların da aynı şekilde yaşamlarını yitirdiklerini biliyoruz.

Bu insanlar geri ülkelerine döndüklerinde hukuksal bir prosedürden geçtiklerini, yani bu insanlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu biliyor, hukusal süreç sonunda bir cezaya çarptırıldığını görüyoruz.

Danimarka da bunun en yakın örneğini geçen yıl gördük. 22 yaşında Kürk kökenli Joanna Palani, IŞİD’e karşı peşmergelerle birlikte savaştığı için Danimarka’ya döndüğünde pasaportuna el konulmuş, Danimarka yı terk etmesine izin verilmemiş.

Danimarka ve başka Avrupa ülkelerinde Palani’nin durumunda olan bir dizi insan var. Bu insanlar ve bir dizi sivil toplum örgütleri pasaporta el konulmasına bir anlam veremiyor ve verilen kararın yerinde olmadığınının altını çiziyorlar. Kararın yanlış olmasının en büyük dayanağı da Danimarka’nın da resmen bu savaşın bir parçası olduğu, IŞİD’e karşı savaştığı, Kürt peşmergeleri desteklemesi gösteriliyor. Palani’nin yaptığı özünde Danimarka’nın politik kararlarını hayata geçirmek deniyor.

Bu argümanlar her ne kadar masum ve haklı görünse de, bir ülke vatandaşının başka bir ülkedeki savaşa katılması, modern ulus- devlet ilkeleriyle bağdaşmıyor. Gösterilen tepki de bu yüzden.

Bilindiği gibi modern ulus- devlet olgusu – her ne kadar tartışmalı olsa da – 16. yy ortalarında temelleri atılmış, Fransız devrimleriyle beslenmiş, görece yeni bir olgu. Buna göre devlet bir ulusun devletidir, yani devletle vatandaş arasında kültürel bir bağ vardır (veya olmalıdır). İkincisi; ulus devlet coğrafîk bir bölgeye hakimdir ve sınırlarla çevrilidir. Ulus-devlet bu sınırlar içinde egemendir ve hiç kimse ne olup bittiğine karışamaz. Ulus- devlet güç kullanma yetkisine sahip ve güç kullanma yetkisi olan tek kurumdur. Ulus-devlet bu ilkelere sahip çıkacak, koruyacak kurumlar bütünüdür.

Bu son iki nokta çok önemli. Devlet bu ilkelerin bir uzantısı olarak, örneğin vergi koyma yetkisi olan tek kurumdur. Başka hiç bir kurum vatandaşı vergi ödemeye tabi tutamaz. Yine bu ilkenin uzantısı olarak devlet ülke sınırları içinde ve dışında şiddet ve zor uygulayan tek kurumdur. Bu anlamda ulus – devlet örneğin başka bir ülke ile savaş kararı alan ve uygulayan tek kurumdur. Aynı şekilde ülke içinde de zor ve güç kullanan tek kurumdur. Sadece polis – devletin bir kurumu olarak – insanları tutuklayabilir, yargı önünde çıkarabilir veya vatandaşları belli bir davranış biçimi sergilemeye zorlayabilir veya bunun sonucu olarak adli sisteme nakledebilir – örneğin trafikte belli bir hızı geçmemek gibi.

Şimdi buradan kalkarak tekrar Palani ve benzeri vakalara baktığımızda, yanlışlığın nerede yapıldığını görebiliyoruz. Palani ve diğer vakalarda ulus-devletin şiddet, zor veya güç kullanma hakkı olan tek kuruluş olduğu gözardı edilmiş, bu ilke kabul edilmemiş ve ülke sınırları dışında şiddet uygulanmıştır, savaşa katılınmış. Burdan kalkarak ”Danimarka zaten bu savaşın içinde, bu yüzden ulus devlet ilkesine ters düşen bir şey yok” denilebilir. Burada ulus-devlet ilkesine ters düşen ilke, devletin onayı ve görevlendirmesi olmadan, ”ben de devlet gibi dusunuyorum” deyip, kendi insiyatifimizle zor, şiddet veya güç kullanılması.

Açıklığa kavuşturmak amacıyla bir örnek vereyim: Bilindiği gibi Danimarka (bir dizi başka ülke gibi) göçmen ve mültecilerden bıkmış. En azından nüfusun yarısı daha fazla mülteci ve göçmen gelmesine karşı hatta Danimarka’yı terk etseler daha da memnun olacaklar.

Buradan haraketle Almanya–Danimarka sınırı boyunca bazı Danimarkalılar sınırda nöbet tutuyor, sınırdan gizlice geçmeye çalışan mültecileri yakalayıp Alman sınır kontrolüne veriyor veya korkutarak bu insanların Danimarka´ya girmesini engelliyor. Kendilerini ”sınır koruyucusu” ilan eden bu kişiler gizlice sınırı geçmeye çalışan mültecileri zaman zaman ellerini bağlayıp ”ifadesini” alıp, şiddet kullandıkları tahmin ediliyor.

Bu insanlar da aynı şekilde ulus-devlet ilkesini hiçe sayıyorlar. Çünkü ülke sınırları içinde güç, şiddet ve zor uygulayan tek kurum devlettir. Her ne kadar Danimarka halkının yarısı mülteci akımına karşı çıksa da, parlamentoda her ay mültecileri caydıracak, ülkeye girişlerini imkansız hale getirecek yeni yasal düzenlemelere gidilse de, devlet kurumları tarafından görevlendirilmedigi sürece, hiç bir dernek, grup veya şahıs kendini ulus-devlet gibi görmemeli. Şayet görecek olursa sonuçları vahim olacaktır, çünkü başka insanlar da aynı şekilde kendilerini ulus-devletin bir temsilscisi olarak görecektir ve belki Danimarka sınırını açacak, açıkça veya gizli yollarla mültecileri Danimarka’ya sokacaktır. Aynı şekilde bazı insanlarda IŞİD’e karşı savaşırken, IŞİD yanında da yer alacaktır. Bu durum ülkeyi kaosa sürükleyecektir.

Şimdiye kadar yazdıklarımdan ulus-devletin sorunsuz ve ideal bir kurum olduğununu iddia ettiğim anlaşılmamalı. Hiç şüphesiz ulus-devlet olgusu bir dizi sorunları da beraberinde getirdi. Örneğin devletin tek ama ulusun bir den fazla olduğu ülkeleri düşünün. Böyle bir durumda devlet hangi ulusu temsil etmeli veya ediyor? Ayrıca ulusun isteklerinin devletin ilkelerinden farklı olduğu durumları düşünün. Bunların hepsi tartışılabilir, ve tartışılması gereken meseleler. İnsanlar modern ulus-devlet ilkelerine saygı duymadıklarında başka devlet ilkelerini benimsiyor olabilirler. Örneğin Şeriat veya Komunist devlet biçimi, veya ulus-devlet olgusuna tepki olarak insanlar kendilerini ”sınır koruyucusu” veya ”özgürlük savaşçısı” ilan edebilir. Bunlara saygı duyuyorum ama bugünkü ulus-devlet ilkelerinden olaya bakıldığında, bu davranış biçimleri ulus-devletin ülke sınırları içinde ve dışında güç, zor ve şiddet uygulayan tek otoriter kurum olduğunu kenara itiyor.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com