Çok Yakında

İLERLEMEME

Aralık 1st, 2015 | by Fikret Aydemir
İLERLEMEME
Yazarlar
0

(Fikret AYDEMİR’in Kuzey’in Kasım ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Brüksel’de görev yapan gazetecilerin en sancılı dönemi Eylül/Ekim aylarıdır.

Avrupa Birliği kurumları ve çalışanları yeni işbaşı yapar. Tatilden yeni dönülmüştür. Ama aday ve üyelik müzakereleri yapan ülkelerin ‘Avrupa Birliği karnesi’ olarak kabul edilen “İlerleme Raporları” Ekim ayında yayınlanır.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun yayınladığı ilerleme raporlarını, kimin “ele geçireceği”ne ilişkin hummalı bir çalışma başlar. Her sabah sancılı bir güne başlanır; “acaba dün biri/birileri raporu elde edip, yazmış mı?” O yıl İlerleme Raporu’nu ‘atlatan’ gazeteci, hem kendi gazetesi hem de diğer gazeteciler nezdinde prestij kazanır. İlk yazamayan yani ‘atlayan’ diğer tüm gazeteciler ise ‘fırça’ yer müdürlerinden.

Geçen yıl Türkiye’nin İlerleme Raporu, tarihinin en kötü raporu olarak kabul edildi.

Bu yıl İlerleme Raporu’nun açıklanması iki defa ertelendi. Avrupa Birliği’nin Türkiye raporunu iki defa ertelemesi, merak konusu oldu Brüksel’de.

Bu durumdan rahatsız olan AB içerisindeki bazı çevreler, geçte olsa, raporu ‘sızdırdı’ bir süre önce.

Alman basınında raporun ertelenmesi “AB, mülteci sorununun çözümü için destek beklediği Türkiye, daha doğrusu AKP hükümeti, aslında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, seçim öncesi sert bir biçimde eleştirerek kızdırmak istemiyor. Yani, AKP için dolaylı olarak seçim propagandası yapıyor. Eğer hal böyle ise, AB bütün değerlerini yitirmiş demektir” olarak yorumlandı.

Temel insan hakları, ifade özgürlüğü, basına yönelik baskılar, adalet ve hukuk devletinden uzaklaşılmasına vurgu yapılan İlerleme Raporu’nda, Türkiye’yi kızdıracak en önemli iki nokta; Kürt sorunu ve IŞİD.

Kürtler ile barış sürecine başlanması bir zarurettir” denen raporda Türkiye’de güvenliğin ‘dramatik bir biçimde kötüleştiği’ne dikkat çekiliyor. Raporda Türkiye, tekrar tekrar İslamcı militanların Suriye’ye geçip IŞİD’e katılmasına göz yummak hatta desteklemekle suçlanıyor.

Bu nedenle de seçim öncesi yayınlamıyor; İlerleme(me) Raporu…

Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla kurulan yeni dünya, ’11 Eylül’ saldırısı sonrası yeniden şekillenmeye başladı. 11 Eylül’den sonrası kurtuluşu ‘ılımlı İslam’da bulan Batı, hem Müslüman hem laik hem de demokratik tek ülke olan Türkiye ‘Ilımlı İslam Modeli’ olarak görüldü. 10 yılı aşkın bir süredir uygulanmaya çalışılan modelden vazgeçen Batı ‘İslam’ın Radikalleşmesi’ne döndü bir süredir.

‘Arap Baharı’nın girdiği bütün ülkelerde Müslüman Kardeşler işbaşına geldi/getirildi. “Demokrasi getirmek” amacıyla yöneticilerin al aşağı edildiği ülkelerin hepsinde iç karışıklık hala en sert şekilde devam ediyor.

‘Radikal İslam’ın en sert uygulayıcısı olarak ortaya çıkan İŞID’ten rahatsız olduğunu söyleyen ve mülteci kriziyle neye uğradığını şaşıran Batı, Suriye konusunda hala neden net tavır koymuyor?

Bir de buradan bakın…

  • Fikret Aydemir, Kuzey’in Brüksel temsilcisidir.

Yorumlara kapalıdır.