Çok Yakında

İkonionlu musun yoksa Sebastialı mı? Nereden geldiğinizi biliyor musunuz?

Haziran 20th, 2017 | by Bahadır Güler
İkonionlu musun yoksa Sebastialı mı? Nereden geldiğinizi biliyor musunuz?
Yazarlar
0

(Tarih ve biz… Bahadır Güler’in Kuzey’in Mayıs sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Deǧerli Kuzey okuyucuları,
Bu ayki yazımızda sizlerle güzel ülkemiz Türkiye´de yaṣamıṣ olduǧumuz bazı ṣehirlerimizin isimlerinin nereden kaynakladıǧını sizlerle paylaṣmaya ҫalıṣacaǧım. Burada tüm ṣehirlerimizin isimlerinin tarihҫelerini sizlerle paylaṣmam mümkün deǧil ama mümkün olduǧunca Danimarka´da yaṣayan sizlerin ya da ebeveynlerinizin gelmiṣ olduǧu ṣehirleri ön plana ҫıkarmaya ҫalıṣarak ve ayrıca ҫok ilginҫ olduǧunu düṣünmüṣ olduǧum tarihҫeleri de sizlerle paylaṣmak istiyorum. Ayrıca ṣunu da belirtmemde fayda var sanırım.

Elbette hepimiz iҫinde yaṣamıṣ olduǧumuz ya da ailemizin gelmiṣ olduǧu ṣehrin isminin nereden geldiğini ve de anlamını zaman zaman merak etmiṣizdir. Yaşanılan şehrin dışında çoğu kişi, diğer şehir isimlerinin de kökenlerinin ne olduğunu merak edebilirler. Bu anlamda, aşağıda vermeye çalışacağımız bilgiler çeşitli rivayetlere, inanışlara, efsanelere, söylentilere ve de varsayımlara göre şekillenmiştir. Yani burada sizlerle paylaşacağımız bilgilerin bir kesinliği olmadığı gibi belki sizlerde kendi şehriniz hakkında farklı hikayeler duymuş olabilirsiniz.
Bu hikaye ve tarihҫeleri sizinle paylaṣırken alfabetik bir sıra ile bunu yapmayı daha mantıklı bulduǧum için sıralamayı bu ṣekilde yaptım.

Afyonkarahisar: Bilindiği üzere Afyon türkülerinde çok sık bir biçimde Hisar kelimesi geçmektedir. Bu kelimenin türkülerde geçmesinin ise bir nedeni vardır. Hisar kelimesi, kuşatma anlamına gelmektedir ve önceleri Akroenos adıyla anılan şehir, Selçuklular zamanında çok uzun süren bir kuşatma sonucunda ele geçirilmiştir. Bu uzun kuşatma birçok acılara neden olmuş ve bu nedenle sehre Karahisar denilmiştir. Ardından bu şehirde afyon/haṣhaṣ yetiştirilmeye başlanmasıyla şehir Afyonkarahisar ismiyle anılmaya başlanmıştır.

Aksaray: Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçlararslan bu şehre çok sayıda yapı yaptırmıştır. Şehir ise ismini, şehirde yaptırılmış olan büyük ve beyaz bir saraydan almıştır.

Ankara: Bu şehrin ismine dair çok sayıda söylentiler mevcuttur. İslam kaynaklarına bakıldığında bu şehrin isminin Enguru şekilde geçtiği görülür. Ankara kelimesi bazı söylentilere göre, Farsçada üzüm anlamındaki Engür kelimesinden, Yunanca’da koruk anlamında kullanılan Aguirada kelimesinden türemiştir. Frig dilinde ise Ank, engebeli arazi anlamında kullanılmıştır. Şehre, Ankyra, Ankura, Angur, Ankuria, Engürlü, Angare, Engürüye, Angera, Ancora ve de son olarak Ankara denilmiştir.

Antalya: Şehir ilk olarak Bergama Kralı olan Attalos kralı tarafından kurulmuş ve Attaleia ismiyle anılmıştır. Ardından ise Adalia, Antalia ve son olarak Antalya ismini almıştır.

Aydın: Şehir Argoslar tarafından kurulmuştur. Şehre ismini ise Anadolu beylerinden birisi olan Aydınoğlu Mehmet Bey’den almıştır.

İstanbul: Şehri MÖ 658’de Megara Kralı olan Byzas kurmuştur. Bu nedenle şehre Bizantion ismi verilmiş. Bizans döneminde Konstantin bu şehir için söylenmiştir. Araplar bu şehre Kostantiniye, Romalılar ise Konstantinopolis demişlerdir. Bu isim uzun görülmüş ve stin-polis olarak kısaltılmıştır. İstanbul´un isminin bu ifadeden türediğini iddia edenler olduğu gibi, Türkler´in bu şehri fethediṣinden sonra İslambol ismi kullanılmış sonra İstanbul olarak değiştirilmiştir.

Fotoğraf Konya Belediyesi

Konya: Konya eski çağ kaynaklarında “İkonion” olarak geçmektedir. Bir Roma efsanesine göre; Toras dağlarında yaşayan Medüz (Gorgo) ismindeki bir ejdarha , şehre saldırarak insanları öldürmekteydi. “Danaia” adını taşıyan bu şehrin halkı, çaresiz kalarak Jupiter’in oğlu Perseus’tan yardım istediler. Perseus canavarı öldürerek, halkı kurtarır. Halk Perseus’a şükran ifadesi olarak, kutsal heykeller dikerler. Bu ikonalardan dolayı şehre İkonion denmiştir. Şehirde yapılan kazılar sonucu bulunan ve Roma dönemine ait olan paraların üzerinde, Perseus ve Gargo’nun resimlerinin bulunması, bu görüşü kuvvetlendirmektedir. Ayrıca şehirde bulunan bir mesafe taşı üzerinde “Koniun” adına rastlanmıştır.
Konya eski dönemlerden bu yana ismini koruyan şehirlerden biridir. Romalılar zamanında “Konium”, Bizanslılar döneminde “Toksinon”, bazı kaynaklarda ise Ycenıum, Conium, Cunin ve Conia olarak da geçmektedir. Konya, ismini, Türklerin Konya’ya tam olarak hakim olmasıyla kazanmıştır. Türklerin Anadolu’ya girip, yayılması ve genişlemesiyle Türklerin eline geçen Konya bugünkü ismini almıştır.
Konya ismi diğer bir efsaneye göre şöyle ortaya çıkmıştır; doğudan gelen iki veli, rüzgar hızıyla uçar gibi Anadolu içlerinde ilerlemektedir. Uzun zamandan beri epeyce yol katetmişlerdir. Yemyeşil ovaları, şırıl şırıl pınarları, berrak akan ırmakları bulunan bir yere gelince istirahat etmek isterler. Biri diğerine “Konalım mı?” (”Konaklayalım mı” anlamında) diye sorar. Diğer vel-i zat bu teklifi beklemektedir sanki; “Ne duruyorsun kon, ya!” der. Böylece burada kurulan yeni İl “Konya” adıyla tanınır, “Konya” adıyla bilinir.

Nevşehir: Burası 18’inci yüzyıla kadar köydü ve adı da Muşkara’ydı. Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında olan Nevşehir ismini buraya verdi.

Sakarya: Bu şehir ismini Sakarya nehrinden almıştır.

Sivas: “Sivas’a Romalılar devrinde Sebastia dendiği görülüyor. Sivas için Roma komutanı Pompei tarafından da bu isim kullanılmış ve büyüklüğüne bağlı olarak Sebasteia Megalopolis denmiştir. Sivas şehri için Bizans devrinde bazı kaynaklarda Sivastia dendiği gibi bazı kaynaklarda Sebasteia, geç Bizans devrinde ise Sebastos dendiği tespit ediliyor. Nitekim Marco Polo, Selçuklular devrinde geldiği Sivas için Sebastoz ismini kullanmıştır. Bu ismin Selçuklular tarafından Sevaste ya da Sivaste şekline dönüştürülmüş olduğu görülüyor.
Selçuklular, Anadolu’ya geldiklerinde Akşehir gibi bazı şehirlerin ismini değiştirerek yeni isimler verdikleri halde, Sivas isminde olduğu gibi bazı şehirlerin isimlerini aynen koruyarak kullanmışlardır.
Sivas ismi hakkında İslâm kaynaklarına bakacak olursak, bu İslâm kaynaklarının Selçuklu devri öncesine ait bazılarında Sivas için Sebastiya adı kullanılmış iken Battalname’yi esas alan eserlerde ise mamûr şehir manasında Mamûriye adı kullanılmıştır.
Türkiye Selçukluları devrinde yazılmış İslâm kaynaklarında ise, Sivas adı bugünkü şekline yakın, Sivas şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.

Trabzon: Bu isim dört köşe anlamındaki Trapezustan geldigi söylenmektedir. Ama aşağıda sizlerle paylaşacağım bir hikayede isme baska bir anlam katmaktadır.
”Bir zamanlar Trabzon’un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
– “Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçiririm” demiṣ.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
– “Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim” demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
– “Ben teneke değil, nal isterim!” diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle bir sürtüştürmüş. Paranın bütün yazıları silinmiş. Kendine dikkatle bakan atlıya:
– “Al bu bozuk altını! Baksana tuğrası bozulmuş,” diye uzatmış.
Yiğit adam şaşırmış, bir altın daha çıkarmış. Nalbant bir sürtüşle, onun da tuğrasını bozmuş. O zaman atlı, karşısındakinin hiç de yabana atılır birisi olmadığını anlamış:
– “Hey,” demiş. “Atla atına, düş peşime. Sen bir nalbant dükkanına değil, er meydanına layıksın.”
O günden sonra bu kasabanın adı “Tuğra bozan” olmuş. Ve bu isim, zamanla “Trabzon” biçiminde söylenmiş.”

Uşak: Uşak yöresi tarihin bilinen dönemlerinden beri bir yerleşim bölgesidir. Kentin bilinen en eski adı Temenothytia’dır. Kent bu adı Herakliler’den Aristomakhos’un oğlu Temenos’tan almıştır. Temenos, Roma İmparatorluğu dönemi sikkeleri üstündeki Temenos Oikistes (Kurucu Temenos) ya da Ktistes yazıtları ve Temenos tasvirleriyle bilinmektedir. Temenothyria, Flavuslardan sonra Flaviopolis adını almıştır. İl merkezi Uşak’ın eski adı Uşşak’tır.
Uşşak kelimesi iki anlama gelmektedir. Uşşak kelimesi, Aşıklar Diyarı anlamına gelmektedir. Evliya Çelebi ünlü Seyahatname’sinde bu adı Aşıklar Diyarı olarak yorumlamıştır. Bunun yanı sıra “Anadolu’daki tarihi yer adları” kitabında Uşak isminin buradaki “Obsekion” kentinin isminden türediği yazılmaktadır.

Yozgat: Yozgat kelimesi, otlak, kent ya da sürü anlamlarına gelir. Yozkent, sürüleri bol olan şehir anlamına gelir. Daha sonra bu isim Yozgat olarak değişmiştir.

Yorumlara kapalıdır.