Çok Yakında

Haliç Kıyısında Nostaljik Bir Yolculuk: Balat

Ocak 23rd, 2016 | by Aslı Bora
Haliç Kıyısında Nostaljik Bir Yolculuk: Balat
Yazarlar
0

(Türkiye ondan sorulur… Aslı Bora’nın Kuzey Gazetesi’nin Ocak ayı sayısı için durağı İstanbul Balat…)

 

İstanbul, adına şarkılar yapılmış, şiirler yazılmış, romanlara konu olmuş, imparatorlukların gözünü kamaştırmış güzeller güzeli şehir. Her semti ayrı dünya, her mahallesi ayrı hikaye sunan bu kadim şehirde pusulamız bu sefer Fener-Balat bölgesini işaret ediyor. Bir vakitler Rumlar, Ermeniler, Gürcüler, Yahudiler ve Türkler’in iç içe yaşadığı bu birbirini kesen sokaklar şimdilerde anıları yaşatan görüntüsüyle gezgin ruhların kadrajına dolup taşmakta. Haliç kıyısından birazcık içeri doğru sokulduğunuzda dik yokuşları, kiliseleri, sinagogları, camileri, şıkır şıkır esnafı, rengarenk giyinmiş çocukları ve Arnavut kaldırımlarıyla Balat, her mevsim konuksever, her mevsim şaşırtıcı.

aslı bora 1

Balat son yıllarda turistlerin ve fotoğraf meraklılarının gözdesi haline gelmiş bir bölge. Balat’ın nostaljik dokulu sokaklarında dolaşırken elinde son teknoloji fotoğraf makinalarıyla etrafı kaydeden yerli yabancı birçok gezgine rastlamanız garanti. Hatta mevsim müsaitse, bir moda çekimine ya da dizi setine de denk gelme ihtimaliniz çok yüksek. İşte bundandır ki bir Balat gezisinin olmazsa olmazı mutlaka fotoğraf makinası.

Her evin, her pencerenin, her kapı tokmağının çok fotojenik olduğu bu sokaklara kapılmadan önce Haliç kıyısında yükselen Sveti Stefan Bulgar Kilisesi’ne uğramak ilginç bir başlangıç olacaktır. Bir süredir restorasyonda olan kiliseyi ilginç kılan özelliğiyse tümüyle demir malzeme kullanılarak inşa edilmesi. Bu nedenle yaygın olarak “Demir Kilise” adıyla anılan yapı dünyadaki sayılı örneklerden biri. Balat’ta tarih ve kültür yolculuğu sırasında dünyadaki milyonlarca Ortodoks’un dini merkezi olan İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi’ni de ziyaret listenize alabilirsiniz. Balat’taki bir diğer kutsal rota Fatih Sultan Mehmet’in fermanıyla Bizans’tan günümüze kadar kilise olarak varlığını sürdürebilen Moğollar’ın Meryem’i Kilisesi (Kanlı Kilise). Moğollar’ın Meryem’i Kilisesi küçücük ama heyecan verici bir yapı. İstanbul’un en dik yokuşlarından biri olan Sancaktar Yokuşu da bu semtin sınırları içinde yer alıyor. Ama bu yokuşu canla başla tırmanmak için çok geçerli bir sebep var. Bütün Altın Boynuz silüetine damgasını vuran, kırmızı tuğlalarıyla adeta masal şatosu izlenimi yaratan o devasa Kırmızı Mektep (Fener Rum Erkek Lisesi) Sancaktar Yokuşu’nun neredeyse en tepesinde. İstanbul’un en dikkat çekici yapılarından biri olan Kırmızı Mektep, kubbesi, mimarisi, kırmızı tuğlaları ve anıtsal formuyla Balat’ta mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Hayatının bir dönemini Balat’ta geçiren Romen kökenli yazar ve tarihçi Dimirti Kantemir’in evi de farklı dokusuyla gezginleri kendine çeken bir yer.

aslı bora 2

Ufukta Haliç, kulaklarda martı çığlıkları, Yahudi ve Rum evlerinin sıralandığı sokakların melankolik atmosferini adımlarken umulmadık tatlar sunan mekanlara rastlamak an meselesi. Yaklaşık bir yıl önce Balat’ta hizmet vermeye başlayan Forno Balat harika bir lezzet durağı. Fırından yeni çıkmış pideler, pizalar, kruvasanlar, ev yapımı ekmekleriyle Forno Balat’ın şöhreti şimdiden bütün şehre yayılmış durumda. Ortada sobanın yandığı, taş plaklardan yükselen sesin etrafa yayıldığı, Balat’ın nostaljik ortamıyla uyum içinde bir yerde kahve yudumlamak isteyenlerdenseniz Kafe Naftalin tam size göre.

Küçük atıştırmalıklar ve kısa çay molaları peşindeyseniz adı gibi mini mini bir dükkan olan The Litte House Cafe’ye uğrayabilirsiniz. Geleneksel tatlarıyla Çanak Mangalda Kurufasulye fasulyesinden, yoğurduna kadar kesinlikle hayal kırıklığı yaratmayacak hoş bir mekan. Çanak Mangalda Kurufasulye’de Balat’a özgü turşuların da tadına varabilirsiniz.

aslı bora 3

Kendine has zarafetini yüzyıllardır muhafaza etmeyi başaran bu güzel semti yansıtan bir anıya sahip olmak için Balart Sanat Evi’ne doğru uzanabilirsiniz. Tarihi Balat evlerinin seramikten yapılmış küçük modelleri, seramiğe yapılmış resimleri ya da magnetleri Balart Sanat Evi’nde tamamen el işçiliğiyle ortaya çıkarılıyor. Yaşanmışlığı olan eşyaların tılsımına inanlardansanız Balat sokaklarında çeşit çeşit antikacı ve ikinci el eşya satan dükkan bulacaksınız. Kim bilir belki bu dükkanların tozlu raflarında zamanın içinden fırlayıp gelmiş gibi görünen bir daktilo, bir biblo, bir fotoğraf sizi alıp başka diyarlara götürecek…

Yorumlara kapalıdır.