Çok Yakında

Güzel insan Vedat Okyar

Nisan 10th, 2016 | by Mert Ezici
Güzel insan Vedat Okyar
Yazarlar
0

(Mert Ezici’nin Kuzey Gazetesi’nin Nisan ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Beşiktaşlıların sabırsızlığa varan bir heyecan ile açılmasını bekledikleri statları artık bitmek üzere. Adı Vodafone Arena olacak. Malum devir endüstriyel futbol devri, kulüpler sponsorlara muhtaç. Yine de ara çözümler ile hem mazilerindeki değerlere sahip çıkıyorlar hem de taraftarlarının gönüllerini okşuyorlar. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena ya da Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi gibi. Beşiktaş da aynı mantıkla yeni stadının kale arkası tribünlerine efsaneleri Şeref Bey ve Baba Hakkı’nın isimlerinin verileceğini açıkladı.

Ancak bu yazının öznesi ne Beşiktaş’ın futbol şubesinin kurucusu Şeref Bey ne de Süleyman Seba ile birlikte kulüp tarihindeki iki onursal başkandan biri olan Baba Hakkı. Rıdvan Akar’ın bir twitinden öğrendiğim üzere adı Vodafone Arena Basın Tribünü’ne verilecek olan bir başka değerli isim. “Güzel İnsan” sıfatı ile maruf Vedat Okyar.

Yaklaşık yedi yıl oldu kaybedeli Vedat Okyar’ı. Yaşım futbolculuğuna yetmez ancak çocukluğumdan beri kendine has üslubuyla yazdığı yazılarını takip etmişimdir. Beşiktaş’ın bir maçından önce rakip takım için “Bunlardan futbol takımı olmaz. Olsa olsa iyi bir işçilikle oturma odası takımı olur” demesi, kızdığı bir hakeme ithafen “Düdüğü bıraksın, zurna çalmaya başlasın” diye yazması bugün dahi aklımdadır. Oturma takımı olur dediği Valerenga, Beşiktaş’ı elemiştir ama olsun.

Beşiktaş’ta oynadığı 1968-76 yılları arasında hiç şampiyonluk görmedi Vedat Okyar. Bir kez Türkiye Kupası’nı kazandı yalnızca. Yine de gönüllerde yer edindi, her zaman saygıyla yad edildi. Beşiktaş’ta oynadığı dönemde babası kulübün ikinci başkanıydı. Ne maaş, ne prim, ne transfer ücreti… Beşiktaş’tan tek kuruş almadı. Babasından harçlık almaya devam etti. Onu da ihtiyacı olan arkadaşlarıyla paylaştı. Vefatından kısa bir süre önce verdiği röportajda, “Ben para biriktirmedim, dost biriktirdim. Belki tuhaf gelecek, ne kadar param var bilmiyorum. Karıma da sormadım” diyecekti.

vedat okyar

Söz karısına gelmişken şu anekdotu atlamak olmaz. Evlenmeden evvel karısına “Benden koca olmaz, metres olur. Sen de metres gibi davranırsan bu iş yürür” diyor ve ekliyor; “Sakın bana bir şey taşıtma. Biber getir falan yapma. Ben hiçbir akrabamla görüşmem. Senin de akrabaların benim evime gelmesin. Ben akrabaları sevmem, çünkü ben seçmedim. Ben seçtiğim insanla birlikte olurum.” Evliliğin cicim aylarında bir gün eve geliyor, bakıyor baldız bacanak maaile evde. Bir de üstüne hanımı “Vedat, salatanın limonu yok, alır mısın?” diye sormasın mı? “Alırım” deyip maçın devre arasında çıkıyor, Yalova Termal’e gidiyor, 15 gün sonra elinde bir poşet limonla dönüyor. Tabii 40 yılı aşan evlilikleri boyunca eşi bir daha ‘biber getir filan’ yapmıyor!

Vedat Okyar, Beşiktaş’ta oynadığı 8 sezon boyunca 253 maça çıktı. Hiç sakatlanmadı. Usta bir penaltıcıydı, kariyeri boyunca kullandığı 43 penaltının 42’sini gole çevirdi. Zaten kaçırdığı penaltı sonrası bir daha da penaltı atmadı. O penaltının hikayesi de ilginç; “Trabzonspor’la oynadığımız bir kupa maçıydı. İlk maçı 1-0 kaybetmiştik, turu geçmemiz için burada 2-0 kazanmamız gerekiyor. 1-0 öndeyiz ve penaltı kaçırdım. Sonra Lütfü golü attı ve turu geçtik. Golü atınca Lütfü’nün sevinçten kulağını ısırdım. Maçtan sonra da hastaneye götürdüm.”

Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra kısa bir süre Diyarbakırspor ve Karagümrük’te oynuyor ardından profesyonel futbola veda ediyor. O dönemlerde çok yaygın olan jübile organizasyonu Okyar için düzenlenmiyor. “Jübile yap” diyenlere; “Geliri Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidecekse yaparım” yanıtını veriyor. “Sen böyle bir şey yaparsan biz bir daha jübile yapamayız” diyorlar. O da yapmıyor.

Rahmetliyi en güzel anlatan, ona neden ‘güzel insan’ diye hitap edildiğini açıklayan olayı sona bıraktım. Özellikle Demirören döneminde bolca dillendirilen ancak sergilenmeyerek içi boşaltılan ‘Beşiktaşlı Duruşu’ tabirine dair en güzel örnek belki de. Bu anıyı dönemin Beşiktaş santrforu Tezcan Ozan dinleyelim:

“İnönü’deydi maç. Rakip oyuncu öyle sıkı bir tekme attı ki Vedat’a, o kibar adamdan nasılsa küfür çıktı! Rakip de hakeme koştu. Hakem de o günlerin efsanesi; Doğan Babacan. Vedat’ın küfür edeceğine ihtimal vermiyor ama yine de yanına gidip sordu. Vedat, ‘Evet, ettim’ dedi. Babacan’ın kırmızı kartı havada! Tekmeyi yiyen Beyefendi Vedat oyundan atıldı! Olayın birebir tanığıyım. Vedat’a, ‘Niye ettim diyorsun. Etmedim deseydin ya’ dedim. Yanıtı hiç aklımdan çıkmıyor: “Üstümde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleyecektim!”

Süleyman Seba’nın veciz ifadesini Vedat Okyar için biraz değiştirelim; güzel insan olmadan güzel Beşiktaşlı olunmayacağını bilelim. Bu vesile ile yeni statta adını yaşatanlara selam olsun, yaşarken yaşattığı değerleri yaşatacak olanlara ise şimdiden helal olsun. Ruhun şad olsun Vedat Abi.

 

Yorumlara kapalıdır.