Çok Yakında

Göktürk alfabesinden Latin alfabesine

Kasım 24th, 2017 | by Bahadır Güler
Göktürk alfabesinden Latin alfabesine
Yazarlar
0

Bahadır Güler yazdı

Deǧerli Kuzey okuyucuları,

Bu aykI yazımda ṣu an kullanmıṣ olduǧumuz Latin Alfabesi’nin kabul yıldönümünün 1 Kasım´a denk gelmesi sebebi ile tarihin akıṣı iҫerisinde kullanmıṣ olduǧumuz alfabeler ile ilgili bazı bilgileri ҫok ayrıntıya girmeden sizlerle paylaṣmak istiyorum.

Bu yazıda Latin harflerinin kabulü ile ortaya ҫıkmıṣ olan tartıṣmalara girmeden bazı bilgileri sizlere aktararak bu konuda kafanızda bir resmin oluṣmasına katkı saǧlamaya ҫalıṣacaǧım.
Harf devrimi/inkılabı yapılmıṣ olduǧu günden bu tarafa siyasi bir malzeme olarak acımasızca kullanılmıṣ; rakamlar, bilgiler ҫarpıtılmıṣ ve iktidar olmak isteyen tüm kesimler tarafından kullanılmıṣtır. Kimisi bir gecede tüm milletin okumaz yazmaz bir hale geldiǧini iddia ederken, kimisi de tam tersini iddia etmiṣtir. Her zaman yaptıǧımız gibi tarihi bir gerҫeklik olan harf deǧiṣikliǧini de siyasi fikirlerimiz doǧrultusunda deǧerlendirmiṣ, gerҫekte ne olduǧunu anlamak aҫısından bu konuda yazılmıṣ herhangi bir kitap, belge, makale ya da yazılı ne varsa okuma zahmetine giriṣmeden sevdiǧimiz, desteklediǧimiz ve bizimle aynı fikri paylaṣan gazetelerde, dergilerdeki yazarların bize verdikleri ile yetinmiṣ ve gerceǧin ne olduǧunu anlama zahmetine girmeden bu konudaki kör döǧüṣünün bir tarafı olmaktan ҫekinmemiṣizdir.

2017 yılının Türkiyesi’nde 89 yıl önce -doǧru ya da yanlıṣ- yapılmıṣ olan bir deǧiṣikliǧin hakkında tartıṣmanın bize hiҫbir fayda saǧlamayacaǧını, bu iṣi tarihҫilere ve dilbilimcilere bırakmamız gerektiǧini idrak etmeden birbirimize bu ve benzeri konuları kullanarak siyaseten saldırmaya devam etmekteyiz.

Aslında bilinmesi gereken ṣeyin zaman iҫerisinde farklı birҫok alfabe kullanmıṣ olmamıza raǧmen hâlâ aynı dili konuṣuyor olmamız ve ṣu an dünya üzerinde yaklaṣık 300 milyon kişinin Türkҫe’yi dil olarak kullanıyor olmasının ne kadar önemli olduǧudur.

Yüzyıllarca farklı coǧrafyalarda var olmuṣ ve her bulunmuṣ olduǧu yere kültürel anlamda katkıda bulunmuṣ olan bir milletin konuştuğu ve kullandığı alfabeler mutlaka zamanla değişime uğramış, etkilemiş ve etkilenmiştir. Tarih boyunca birçok alfabe kullanılmış ve bunlara eklemeler yapılmıştır. Yazının bu bölümünde bugüne kadar kullanılan alfabelerden ve yapılan değişikliklerden bahsetmeye çalışacağım…

Uzun süren savaşlar ve fethedilen topraklarda birçok milletle iletişim kurulmuş ve onların dillerinden bir parça alınmıştır. Kültürel farklılık ve değişim dediğimiz olay kısmen budur. Alfabe konusunda 5 farklı alfabe öne ҫıkmaktadır.

1) Göktürk Alfabesi:
Göktürk alfabesi metinleri isim olarak Göktürk veya Orhun olarak adlandırılır. Orhun’da yerleşimde bulunmuş Türkler tarafından kullanılmış ve düzenlenmiştir. Bu alfabeyi Hunlar, Göktürkler ve Türk kavimleri kullanmış ve eklemelerde bulunmuşlardır. Göktürk alfabesi 38 harften meydana gelmektedir. Dördü sesli olup, sekiz sesi karşılar, geri kalan harfler sessiz harf statüsündedir. İlginç olan ise; ok, ko, uk, ku, ük, kü, nç, nd, gibi heceler kendine has harflerle gösterilir. Sağdan sola doğru yazılır bu alfabe ve bu şekilde okunur.

2) Uygur Alfabesi:
Uygur alfabesi Göktürkler’den sonra kurulan Uygurlar tarafından adlandırılmıştır. 18 adet işaretten, sembolden meydana gelmiştir. 4 sesli harf geri kalan harfler ise sessiz harf olarak bilinir. Sağdan sola yazılış mevcuttur ve harfler birbirine bitişik olacak şekilde yazılır. Bu yazının katiplerine (yani yazıcılarına) bakşı, bakşıgeri veya serbahşı adı verilmektedir.

3) Arap Alfabesi:
Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra gerçekleşen bu dönemde bu alfabe ön plana çıkmış ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Arap alfabesi 28 harftir ancak Türklerin kullandıkları 31 ile 36 harften meydana gelmektedir. Bu alfabe ile Türk İslam tarihinde birçok eser verilmiştir. Sağdan sola yazılır. Kullanımı zor gibi görünse de harflerin öğrenimi çok da zor ya da uğraştırıcı değildir.

4) Kiril Alfabesi:
Kiril alfabesi emperyalizmin zoraki tatbikidir. Ruslar sınırları içinde Türklere bütünlüklerini bozmak amacıyla tek bir alfabe yasağı koyarak farklı semboller ve şekillerle dolu alfabeler koymuştur. Otuz sekiz harftir. On biri sesli, geri kalan harfler ise sessiz harf statüsündedir. Soldan sağa doğru yazılır. Kullanım alanı, Rusya’daki Türkler içindir.

5) Latin Alfabesi:
Latin alfabesi 1925 yılında ilk olarak Azeri Türkleri tarafında kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra 1928 yılında ülkemizde kullanılmaya başlandı. 29 harfin bulunduğu alfabede 8 sesli harf bulunur; geri kalani ise sessiz harftir. Türkiye ve Avrupa Türkleri tarafından kullanılan bu alfabe diğer kullanılan alfabelere göre daha kolay ve öğrenilmesi daha basittir.

Türkler bu 5 alfabenin yanısıra birçok alfabeyi kullanmıştır ancak uzun süre kullanılan ve zaman içerisinde değişikliğe gidilen alfabeler bunlardır.

Burada en son alfabe olan Latin Alfabesi´nin kabulü ile alakalı bazı bilgileri sizinle paylaṣmak istiyorum. Bu konuyu tartıṣmaya aҫanlar harf deǧişikliǧinin 1 Kasım 1928 tarihinde bir gecede olduǧunu, bundan kimsenin haberi olmadıǧını, bu konu ile ilgili sanki hiҫbir ҫalıṣmanın yapılmadıǧını düṣündürecek bir önyargıyla yola ҫıkarak bazı tarihi gerҫeklikleri atlamaktadırlar.

Aslında bu konu 1870´li yıllardan itibaren tartıṣılmaya baṣlanmıṣ bir konu olup Arap alfabesinin Türkҫe dilinin ses zenginliǧine hitap edememesinden dolayı ҫözüm üzerinde kafa yormaya baṣlamıṣlardır. Yoǧunluklu olarak Arnavutların yaṣamıṣ olduǧu bölgede (1908-11) Latin temelli Arnavut alfabesi ile 1922´de Latin temelli Azerbaycan alfabesinin kabulü Türkiye´de büyük yankı uyandırmıṣ ve bu konudaki ҫalıṣmaların hızlanmasına vesile olmuṣtur.

1800´lerin sonlarında baṣlayan Türkçe diline uygun alfabe arayıṣları zaman iҫerisinde ҫok sıkı tartıṣmalara sebep olmuṣ ve İslam kültürünün vazgeçilmez öğesi sayılan Arap alfabesinin yerine yeni bir alfabenin ikame edilmesi fikri bile bunun ṣeriata aykırı olduǧunu beyan eden fetvaların verilmesine sebep olmuṣtur. Yeni bir alfabe fikri zaman iҫerisinde tartıṣılmaya devam edilmiṣ ve belli bir aṣamaya gelindikten sonra bu konu ile ilgili radikal bir karar verilmiṣtir.

Bu konuda en ҫok eleṣtirilen kiṣilerden birisi olan Mustafa Kemal Atatürk de bu konuyla 1905-1907 tarihleri arasında Suriye’deyken ilgilenmeye başlamıṣtır. 1922 yılında Atatürk, Halide Edip Adıvar’la yine bu konu hakkında konuşmuş ve böylesi bir değişikliğin sert önlemler gerektireceğini söylemişti. Eylül 1922’de Hüseyin Cahit’in İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda Atatürk’e sorduğu “Neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?” sorusuna, Atatürk “Henüz zamanı değil” yanıtını vermişti. 1923’teki İzmir İktisat Kongresi’nde de aynı yolda bir öneri sunulmuş, ancak öneri Kongre Başkanı Kâzım Karabekir tarafından “İslam’ın bütünlüğüne zarar vereceği” gerekçesiyle reddedilmişti. Ancak tartışma basında geniş yer bulmuştu.

28 Mayıs 1928’de TBMM, 1 Haziran’dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslararası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkarttı. Yasaya önemli bir tepki gelmedi. Yaklaşık olarak bu yasayla aynı zamanda da harf reformu için bir komisyon kuruldu. Komisyonun tartıştığı konulardan biri eski yazıdaki kaf ve kef harflerinin yeni Türkçe alfabede q ve k harfleriyle karşılanması önerisiydi. Ancak bu öneri Atatürk tarafından reddedildi ve q harfi alfabeden çıkartıldı. Yeni alfabenin hayata geçirilmesi için 5 ila 15 senelik geçiş süreçleri öngören komisyonda bulunan Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre Atatürk “Bu ya üç ayda olur ya da hiç olmaz” diyerek zaman kaybedilmemesini istedi. Alfabe tamamlandıktan sonra 9 Ağustos 1928’de Atatürk, harfleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gülhane’deki galasına katılanlara tanıttı. 11 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı hizmetlileri ve milletvekillerine, 15 Ağustos’ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılara yeni alfabe tanıtıldı. Ağustos ve Eylül aylarında da Atatürk farklı illerde yeni alfabeyi halka tanıttı. Bu sürecin sonunda komisyonun önerileriyle, kimi ekleri ana sözcüğe birleştirme amaçlı kullanılan kısa çizginin atılması ve düzeltme işaretinin eklenmesi gibi değişiklikler yapıldı.

8-25 Ekim tarihleri arasında resmi görevlilerin hepsi yeni harfleri kullanımla ilgili bir sınavdan geçirildi.

89 yıl boyunca kullanmıṣ olduǧumuz Latin alfabesi ile alakalı tartıṣmalar bundan sonra da devam edecektir. Burada önemli olan bu konu ile alakalı siyasi ve hissi davranmayı bir kenara bırakıp tarihi ve bilimsel gerҫekliǧin ne olduǧuna kafa yormak bu konuyu anlamamıza yardımcı olacaktır kanısındayım.

Bu arada tüm öǧretmenlerimizin ÔǦRETMENLER GÛNÛ´NÛ de en içten dileklerimle kutluyorum.

Yorumlara kapalıdır.