Çok Yakında

“Gideceği yeri bilmeyen nereye vardığını bilemez”

Ekim 28th, 2017 | by Erkan Ataman
“Gideceği yeri bilmeyen nereye vardığını bilemez”
Yazarlar
0

İş arayanlar, işinden memnun olmayanlar, işini büyütmek isteyenler, bu köşe sizin…

İNSAN KAYNAKLARI UZMANI ERKAN ATAMAN’IN KUZEY’İN EKİM SAYISI İÇİN KALEME ALDIĞI KÖŞEYAZISIDIR…

Zaman ne kadar da hızlı geçiyor! Yetişemiyoruz hayata ve hayatın getirdiklerine. İşlerimizi planlayarak bir nebze de olsa kendimize yaşam alanları ve “an”ları ayırabiliyoruz. Geçen zaman ve anlar bizlere; gelecek bize neler getirecek? Ne olacak işlerimiz? Ne olacak halimiz?.. gibi birçok soru sormamıza neden oluyor. Bazen içimize kapanıyor ve gidişatı izliyoruz. Bazen de biz gidişata yön veriyoruz. Ben gidişata yön verenlerden olmak için hedef koymak üzerine “klavyem” izin verdikçe yazmaya çalışacağım.

Eğitim hayatına başlamadan önce birçok çocuğa “Büyüyünce ne olacaksın?” dendiğinde; doktor, pilot, polis gibi meslekler sayarlar. Hayal dünyası ve bilgileri onlara duyduklarını olmayı aşılar sanki! O küçücük yaşlarda söylediklerimiz birer hedef niteliğindedir. O hedefe gerçekten inanlar başarıya doğru yol alanlardır. Eğitim ya da iş hayatına geldiğimizde hedeflerimiz kafamızda daha da netleşmiştir. Burada hedef koymak daha rasyonel hale gelmiştir. Ancak ufak engeller bizleri hedefe varmadan vazgeçmemize neden olabilir.

“Gideceği yeri bilmeyen nereye vardığını bilemez” ve zamanı boşa kullanmış olur. O zaman hem gideceğimiz yönü ve gideceğimiz yeri yani hedeflerimizi belirlemeli ve bu uğurda çaba sarf etmeliyiz. Küçük engeller çıktığında da onların üzerinden atlayabilecek güce sahip olmalıyız.

Hedef koyma ve hedefe ulaşmak dendiğinde aklıma “koşma” eylemi geliyor. Hepimiz çocukluktan itibaren bazen topun peşinde, bazen arkadaşlarımızla kovalamaca oynarken koşmuşuzdur. Burada anlatmak istediğim bir plan çerçevesinde spor ve antrenmanın bir parçası olarak hedeflenmiş düzenli koşulardır. Koşu, iş ve özel hayatta yapmamız gerekenleri o kadar iyi anlatır ki! Aynı zamanda karşımıza çıkan engelleri aşmak içinde güzel tecrübeler edinmemizi sağlar. Ben örneğimi kendi deneyimimden vereceğim. 400 mt uzunluğundaki tartan koşu pistine ilk çıktığımda uzun süre koşabileceğimi düşündüm. Tempoya çok dikkat etmeden hızlıca koşmaya başladım. Daha bir turu yeni bitirmiştim ki nefesim beni zorlamaya başladı. Korktum, yüreğim ağzımda atıyordu sanki. Beynim koşuyu bitirmem için sinyaller gönderiyordu.

Oysa, o sabahki hedefim en az 4 km’di. Vazgeçme eğilimi ile hızımı yavaşlattım. Yanımdan hızla diğer koşucular geçiyordu. Tam bırakacaktım ki koşuyu, bir yanım bana devam etmem gerektiğini söylüyordu. Kendimi motive etmek için bir yol buldum. Bu yol, her turda 4/1’i bitti, yarısı bitti, 4/3 bitti diyerek hedefe olan uzaklığımın azalarak sonuca varacağımı işaret ediyordu. Azalttığım tempo ile koşarken nefesimin düzeldiğini de hissettim. 3. tur, 4.tur derken mesafeleri aştığımı görmeye başladım. 2 km tamamladığımda koşmayı bırakmam gerektiğine dair mesajları yeniden almaya başladım.

Bu sefer ilk seferde elde ettiğim deneyimimi düşünerek tempolu koşmaya devam ettim. Ve sonunda 4 km’lik koşumu tamamlamış ve hedefime ulaşmıştım. İlerleyen zamanlarda hedefimi de büyüttüm. Bir maraton koşucusu değildim elbet ancak ben de 15 km hedefini belirledim kendime. Bu hedefe ulaşana kadar koşularım devam etti ve sonrasında da. Uzun kilometreler koşarken ve her bir kilometrede elde ettiğim deneyimler artarken bir şey fark ettim. 15 km’yi birçok kez geçmiştim artık. 10’km yi geçip 15 km’ye giderken koşu pistinin her dönüş noktasında bedenimden ayrılan ter damlaları aynı noktalara düşüyordu sanki. Sanki ayak izlerini takip eder gibi ter damlaları birbirini izliyordu. O alın terleri bana bir şeyleri söylüyordu. Hiçbir meyvenin olgunlaşmadan dalından düşmediği gerçeğini sanki kafama nakşediyordu.

Ben kendi adıma bu süreçte aktaracağım şu bilgileri edindim:
* Her ne yaparsak yapalım bir hedefimiz olmalı,
* Bu hedefler çok kolay ulaşılabilecek hedefler olmamalı,
* Nihai hedefe giden yolda öncelikleri belirlenmiş ve kademelere ayrılmış hedefler olmalı (İlk hafta 3 km, İkinci hafta 4 km koşu planı yapmak gibi)
* Kademelendirilmiş hedeflerde belli süre deneyim elde ettikten sonra, bir üst kademedeki hedefe doğru ulaşılmaya çalışmalı, direkt bir üst hedefe varmaya çalışmamalıyız.
* Her kademede karşımıza çıkacak zorlukları düzenli çalışma, azim, sabır ve istek ile kesinlikle aşabileceğimizi bilmeliyiz.
* Belirlediğimiz hedefe ulaştığımızda yeni bir hedef oluşturmayı ihmal etmemeliyiz.
* En önemlisi de bireysel özelliklerimizi iyi analiz edip kendimize uygun hedefleri koyarken başaracağımıza dair inancı sıcak tutmaya çalışmalıyız.

Eğer bu mantığı hayatımıza adapte edebilirsek koyduğumuz hedeflere ulaşırken hem iş hayatı hem de ev hayatımızda başarı ve mutluluğu yakalama şansımız olacaktır. Önemli olan gittiğimiz yeri bilmektir! Hayal ettiğimiz sürece ve karşımıza çıkan engelleri aşabilecek mental yapıda olduğumuz sürece başarı bize uzak değildir.

Hayatta güzelik adına ne varsa hedeflerinizde olsun, güzellikler sizlerle olsun, bir sonraki yazıda görüşene dek kalın sağlıcakla!

Yorumlara kapalıdır.