Çok Yakında

Geri vites mi dedin?

Nisan 19th, 2018 | by Şebnem Seçkiner
Geri vites mi dedin?
Yazarlar
0

Şebnem Seçkiner’in köşeyazısı

Araba kullanmayı çok sevdiğim söylenemez. 27 yaşındaydım ehliyet aldığımda. Hiç de istemedim. Annemin zoruyla aldım. Yan koltukta oturmak bana daha keyifli gelirdi, kullanma çabam olmamıştı.
2005’te aldım ama 4 sene süs olarak kaldı cüzdanımda. Ta ki 2009’de yeniden denemeye başlayana kadar. Ki bu hikaye uzun, düz vites-otomatik vites kavgasından sonra düz vites aldık. Sonuç olarak, kullanamadım. 2013’te sattık. Hamilelik, çocuk derken hiiç kullanamadım çünkü o aracı, iyice uzaklaştım ve direksiyon başına oturmaz oldum. Otomatik vitese geçmemizle beraber de arabadan inmemeye başladım. Nedeni, kızımla dolaşmak. O zaman küçük, araba lazım oluyordu. Rahat ediyordum.
Geçen gün baktım, şaka maka 52 bin kilometre yol yapmışım. Epey uzun yola da gittim tek. Hâlâ da aynı hisle kullanıyorum; “Başkası kullansa da olur” hissiyle. Çünkü insanı nefret ettiriyorlar. Sağdan soldan fırlayan ve ne yaparsan yap seni suçlu durumuna düşüren kurye motorları, sinyal vermeden takılmayı tercih eden minibüs ve dolmuşlar, biçmek için üzerine geliyormuş gibi duran otobüsler ve çok sevgili karşısındaki bir kadın mı değil mi umursamadan ana avrat küfreden diğer şoförler…
Bana çarpan bir kamyon, yine bana bağırdı. O gün “pes” dedim. Zaten araçtan bile inmedim. Kırmızı ışıkta duruyordum. Kamyon geldi, gayet çarptı yandan, sonra da bağırmaya başladı. “İnmemin ne anlamı var ki” diyerek durdum. Çarpıp bağıran, insem döverdi beni. İyi ki kızım yoktu yanımda, iyi ki hızlı çarpmadı diye diye devam ettim. Elim ayağım titredi, o ayrı.
Yine bir gün kırmızı ışıkta durdum, arkamdaki duramadı. Çarptı. Tamponum çıktı yerinden. Çok değil, hafif. Çizik de olmadı. Acelem vardı. Okula yetişmem gerekiyordu. İndim, gözü önünde tampona diz attım, yerine oturttum, arabaya geri bindim. Adam arkamdan bakakaldı. Neden şaşırdı, anlamış değilim.
İster iyi araba kullan, ister kötü, ne yaparsan yap “kadın şoför” muamelesi görüyorsun. Arabayı park ediyordum, İSPARK görevlisi “Abla iyi girdin oraya” dedi. Dedim “Kocam böyle park etse ona abi güzel yaptın diyecek miydin?” Cevap belli: “Hayır.” “O zaman bana neden söylüyorsun” diyerek arızaya bağladım. Yanlış insana bulaştı, haberi yoktu yazık.
Hırsımdan ilk başladığımda saatlerce paralel park çalışmıştım sırf laf edilmesin diye. Park yeri arıyorsun diyelim, görüyorsun, dörtlüleri yakıyorsun. İlk denemede giremedin mi, başlıyor arkada korna kıyamet. “Madem bilmiyorsun ne oturuyorsun o koltuğa KADIN, ehliyetini internetten mi aldın” cümleleri. Bir erkek park edemezse sorun yok. Bu yüzden gerilir bazen bilerek es geçerim park yerlerini. Girebileceğimi bilsem bile. “Gerilmeye ne gerek var” der geçer giderim.
Mesela az önce arkadaşımla konuşuyordum. Direksiyondaki kadını yazacağımı söyledim, “çektikleri mi, çektirdikleri mi” dedi. Ona çektirdiklerimizi yazacağımı söyledim, ne yorum yapacağını merak ettim. Demez mi? “Kadının geri vitese takamayacağı tek yer trafik!” Efendim kararlarımızdan vazgeçiyormuşuz da hemen işte trafikte geri geri gidemiyormuşuz. Şimdi içimden ne geçiyor biliyor musunuz: “Hadi gel gezdireyim seni” diyerek arabayı saatlerce geri geri sürmek. Gerçekten.
Adımız çıkmış dokuza, inmez sekize. Bazen araç kullanırken ruj sürüyor olabiliriz, hatta bazen göz kalemi bile çekeriz. Ama inanın onları bile gayet güzel ve yerinde yapıyoruz. Hızla giderken değil. Trafik sıkıştıysa, el frenini çekmiş oturuyorsan makyaj yapmanın nesi yanlış. Bir adam telefonuna bakıyorsa beklerken sorun yok, kadın ruj sürse “hah işte kadınlar böyle” lafı hazır.
Hem kurallara da sizden daha çok uyuyoruz. Yalnız yazarken sinirlendim. İki paragraf yukarıdaki park olayına takıldım birden. Sırf gerilmemek için park yerini es geçmeme sinirlendim. Erkeklerin yaptığı psikolojik baskıya kızdım.
Sen kadınsın park edemezsin.
Sen kadınsın uzun yolda yorulursun.
Sen kadınsın tamirci bilmezsin.
Sen kadınsın buradan dönemezsin.
Yok ya!
Yargılamadan önce, bana sormayı düşündün mü hiç.
Ben kadınım, daha dikkatliyim.
Kabul et ya da etme, daha güzel yol tarif ederim.
Tamirci bulamazsam, inan bana araştırarak sorunu kendim bile bulabilirim.
Her yerden döner bir de senden daha güzel manevra yaparım.
Bana yakıştırma yapmadan önce bir düşün istersen.
Sen önce karşındakine küfür etmeden, sarı ışıkta kornaya basmadan, bebek arabalı kadınlara yol vermeyi, park etmeye çalışan birini sıkıştırmamayı, arabada çocuk olduğunu göre göre üzerine gitmemeyi öğren, belki sonra beni eleştirme hakkını kullanabilirsin.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com