Çok Yakında

Gençlere iş tüyoları

Mart 23rd, 2017 | by İrem Başaran Ulusoy
Gençlere iş tüyoları
Yazarlar
0

(İrem Başaran Ulusoy’un Kuzey’in Mart sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

18 yaş altı gençler… Cep harçlığı çıkartacağım diye sizi yanlış yollara sürükleyenlerin tuzağına düşebilirsiniz… Bu yazı sizin için…

Değerli okurlar,
Bu ayın yazısı yabancılar yasası ile ilgili olmayacak. Bu yazı, iş piyasasını düzenleyen ve çalışanların haklarını koruyan yasa ve kurallarla ilgili. Son dönemde sıkça karşılaştığım bir sorunu sizlerle paylaşacağım…

Hepinizin bildiği gibi Danimarka’da 18 yaşından küçük gençlerin yarım gün çalışmaları çok yaygın ve alışılmış bir durum. Bu yaş grubundaki birçok genç hem cep harçlığını çıkarmak hem de bazı durumlarda ailelerin ekonomisine katkıda bulunmak için okuldan arta kalan zamanlarında mağazalarda, süpermarketlerde çalışıyorlar. Buraya kadar her şey normal. Genç yaştaki çocukların çalışmalarında tuhaf karşılanacak bir durum yok ancak bu gençlerin çalıştıkları yerlerde yaşadıkları sorunlar, karşı karşıya kaldıkları haksızlıklar oldukça başağrıtıcı.

Birçok genç böyle bir durumda kaldığı zaman nereye gideceğini, kime danışacağını bilmiyor, hatta bazı durumlarda kendilerine haksızlık yapıldığını bile fark edemedikleri oluyor. Bu durumun en göze çarpan örneklerini büyük süpermarket zincirlerinde görüyoruz.

Birçok genç böyle büyük bir market zincirinde işe girince hem gururdan kaynaklanan heyecan yüzünden hem de para kazanacak olmanın verdiği sevinçle haklarını ve sorumluluklarını tam öğrenmiyorlar, işverenlerine güveniyorlar. Bir sorun ortaya çıkınca da bilgisizlik, hak ve görev tanımını okumada görülen tembellik yüzünden haklı iken haksız duruma düşüyorlar, haklarını alamıyorlar.

Hem çalışan bu genç arkadaşlarımıza hem de ailelerine sesleniyorum. Aileler öncelikle çalışan çocuklarının durumunu yakından takip etsinler, iş sözleşmesinde vaat edilen ücreti alıp almadıklarını maaş bordrosundan izlesinler. Bunun yanısıra gençlerin iş yerinde iş arkadaşlarıyla ya da şefleri ile yaşadıkları sorunlar konusunda da anne babaların uyanık ve takipte olmaları gerekiyor. Haksızlığın veya bir anlaşmazlığın söz konusu olduğu durumda öncelikle çocuğunuzun söylediklerine kulak verin, onu dinleyin…

İş piyasasını düzenleyen ve toplu sözleşme dediğimiz “overenskomst” çalışanların iş verenleri ile ilişkilerini düzenleyen kurallar toplamıdır. Bu toplu sözleşmeler, Danimarka’da çalışma yaşamının her alanında geçerlidir ve uygulanır.

Öncelikle çocuğunuz bir yerde işe başlayacaksa, hak ve görev tanımının toplu sözleşmelere bağlı olarak uygulandığından emin olun. Çocuğunuzun iş vereniyle yaptığı sözleşmenin yanı sıra toplu iş sözleşmesinin çocuğunuzun çalıştığı sektörle ilgili bölümlerini de incelemelisiniz. Toplu sözleşmelerde çalışanları hakları daha detaylı olarak ele alınır. İş sözleşmesi ve toplu sözleşmenin yanısıra her iş yerinde geçerli olan bir çalışanlar el kitabı (Personalehaanbogen) vardır. Bu el kitabında da o iş yerine özel kurallar ve orada uyulması gereken kurallar yazılıdır.

Çalışanlar sorunsuz bir çalışma yaşamı isterlerse bu üç başlıkta bilgi sahibi olmalıdırlar.
Ama benim gözlemlediğim kadarıyla genç çalışanlar ne iş sözleşmesini, ne toplu iş sözleşmesini ne de personel el kitabını okumadıkları için tahmin edemedikleri sorunlarla kaşılaşıyorlar, belki bilmeden hata işliyorlar.

Bir işyerinde çalışan bir kişi, o iş yerinin kurallarını bilmezse, iş vereni yasalar aykırı davransa bile, kendi haklarının bilincinde olmadığı için kendini savunmakta güçlük çekiyor.

18 yaşından küçük bir genç çalıştığı iş yerinde aniden şefleri tarafından görüşmeye çağrılırsa ve bu görüşmede ”Anlatmak istediğin bir şey var mı?” diye sorulursa, kesinlikle konuşmak zorunda değildir, kendini zorunlu hissetmemelidir. Bu, tuzak bir soru olabilir. “Ebeveynlerinizi de görüşmeye çağıralım mı?” diye sorulursa, gençler bu görüşmelere mutlaka ebeveynlerini de yanlarında götürsünler. Eğer ebeveynler bu toplantıya katılmazsa, genç çalışanlar bu görüşmelerde kendilerine uzatılan hiçbir kağıdı imzalamak zorunda değilller ve KESİNLİKLE imzalamasınlar. Belki o durumun stresinden okuduğunu tam anlamadan imza atan gençler, belki de hiç kabahatleri olmayan bir durumda suçlu duruma düşebilirler. Özellikle işvereniniz siz gençleri hırsızlıkla suçluyorsa, polise bildirmekle tehdit ediyorsa ve hatta tazminat isteyeceğini de söyleyerek tehdit ediyorsa, suçsuzsanız kesinlikle korkmayın. Çoğu durumlarda işvereniniz sizi baskı altında tutmayı tercih eder ve çeşitli yaptırımlarla tehdit eder. Kendinizden eminseniz, direnin ve işlemediğiniz bir suçu kabul etmeyin. Bu tür görüşmelerde o yüzden gençler yanında bir refakatçi bulundururlarsa faydasını görürler. Böyle durumlarda tehdit edildiğinizi söyleyerek dava da açabilirsiniz. Sendikaya üyeyseniz, sendika yetkililerinden de yardım alabilirsiniz. Aksi taktirde haksız yere suçlanıp sabıkalı duruma da düşebilirsiniz.

Yorumlara kapalıdır.