Çok Yakında

Gel kavuşalım artık

Eylül 6th, 2015 | by Mert Ezici
Gel kavuşalım artık
Yazarlar
0

merteziciSiz hiç aşkınızdan soğudunuz mu?
Ben soğudum.
Kendimi bildim bileli beni zaman ve mekândan koparan, anın esiri yapan renkler, ansızın flulaşmaya başladı. TV önünden geçeni fırçalamalar, havaya zıplamalar, hakem kararlarına savrulan hararetli sitemler geçen sezonun başında mazi oldu.
Önceleri, yıllardır taşıdığım bu heyecanın hafiflemesi beni de hafifletti. Hafta sonu programları futboldan bağımsız yapılır oldu. Fikstüre ayırdığım vakitleri başka ilgi alanlarına kaydırmak iyi geldi. Bir zaman sonra ise kendimi garip bir boşlukta buldum. Ne iş, ne ev, ne politika, ne de derya deniz olan edebiyat kâfi geldi, eskilerin deyimiyle, meşin yuvarlağın bıraktığı boşluğu doldurmaya.
Yıllar yılı yaşanmış debdebeli ve tutkulu bir ilişkinin zaman içinde küllenerek tükenmesini andırıyordu halim. Çare arıyordum. Çiviyi çiviyle sökmeye çalışıyor, bir şeylere sarmaya çabalıyor, nafile çırpınıyor, her şeyden sıkılıyor, aşkımı özlüyordum. Onun maçlarını marazi bir heyecanla beklemenin yerini başka bir şeyle doldurmayı becerememiştim.
Tam da o günlerde Zeki Demirkubuz, Socrates Dergi’ye, futbolseverlerin heyecanını kaybettiğini, insanların idare edebildikleri kadar idare ettiklerini ancak denizin bittiğini söylüyor ve ekliyordu: “Ben yıllarca Yıldırım Demirören başkanlığındaki bir takımın maçlarını kaçırmadım. Kendime inanamıyorum. Benim Demirören’le, Sinan Engin’le falan ne işim olabilir ya… Ve hayatımdaki tek şeyi bu şekilde kaybetmekten, üstüne üstlük bunun göz göre göre olmasından dolayı çok üzgünüm. Üzüntü sözcüğü eksik bile.”
Ben de çok üzgündüm. Köpek gibi üzgündüm. Aziz Yıldırım’a, Emre Belözoğlu’na, Volkan Demirel’e lanet ediyor, inandığım hiçbir değeri yaşatmayan takıma sitem ediyor, maçlarını izlerken öfke dahi hissedemiyor, boş bir kayıtsızlıkla ekrana bakıyordum. Sevdamdan gıcık kaptığım o günlerde, rakibin attığı gole sevinirim diye çok korktumsa da; şükür ki korktuğum başıma gelmedi. Aşkımdan soğusam da, onu hiç aldatmadım.
Bu sezon Allah aşkına farklı olsun! Oyuncusundan, yorumcusuna, antrenöründen hakemine pozitif değerleri yaşatanların olsun. Fanatiklerin değil sıkı taraftarların, Topal’ların, Demirkol’ların, Güneş’lerin, Hamza’ların ve Şota’ların olsun.
Bana gelince; dayanacak gücüm kalmadı Fenerbahçe! Gel kavuşalım artık…

Yorumlara kapalıdır.