Çok Yakında

‘Game Of Thrones’ tadında ilerliyoruz!

Ocak 27th, 2016 | by Ümit Olcay
‘Game Of Thrones’ tadında ilerliyoruz!
Yazarlar
0

KUZEY’İN KEDİSİ ÜMİT OLCAY, ‘OFLAZ’ KARAKTERİNİ CANLANDIRDIĞI EVE DÖNÜŞ DİZİSİNİ SİZİN İÇİN YAZDI


Bu ay size Avrupa ATV kanalında severek izlediğinizi duyduğum, çarşamba akşamları yayınlanan ‘Eve Dönüş’ dizisinin değerli oyuncuları ve oynadıkları karakterler hakkında yazacağım.

Pardon!!! Ben ne diyorum yaa? Böyle süslü püslü kelimeler falan… Ben, bayağı bayağı oynadığım dizi ve dizideki arkadaşlarım hakkında dedikodu yapacağım, özür dilerim ama gerçek bu!

İlk önce hiç uzatmadan size dizinin ana hikâyesinden bahsedip, künyesini vereyim:

Bir annenin çocuğuna kavuşma ve bir kadının intikam hikâyesidir ‘Eve Dönüş.’ Kardeşi öldürülen öfkeli bir adamın, kadınıyla karşılaşma hikâyesidir.

Aynı zamanda, hiçbir zaman tam olamamış bir kadının ihtiras savaşıdır ‘Eve Dönüş.’

Dönüşümünü ancak pisliğin içine battığı zaman sağlayacak bir adamın da hikâyesi olduğu gibi…

Ve annesinin ölmediğini hisseden küçük bir kız çocuğu hikayesidir ‘Eve Dönüş.’

İçinde hırslar, tutkular, kuşkular, pusular, iltifatlar, yalanlar ve masumlar barındırır.

Dişad Çelebi

Ahmet Saatçioğlu’nun kaleme aldığı dizinin yapımcılığını Yalçın Şen, yönetmenliğini ise Kartal Çidamlı üstleniyor. Geniş oyuncu kadrosuna sahip projede; Cansel Elçin (Yusuf), Dilşad Çelebi (Leyla), Tardu Flordun (Kürşad),İpek Erdem (Canan), Edip Saner (Vedat), Feride Çetin (Sevda), Ayten Uncuoğlu (Hacer), İlter Akçebe (Fatma), Ulvi Alacakaptan (Tahir), Selim Erdoğan (Nejat), Merve Oflaz (İpek), Gürbey İleri (Aras), Filiz Taçbaş (Cavidan), Gülden Dudarık (Meryem), Efe Deprem (Ökkeş), Gamze Dar (Mehtap), Şeyda Terzioğlu (Ayşegül), Leya Kırşan (Elif), Berkan Demirbağ (Varol), Kuzey’in Kedisi (Oflaz) gibi birçok tanınmış isim yer almaktadır.

İntikam dediysem, sakın yabana atmayın söylediklerimi. Yazıyı yazdığım şu günlerde 15’inci bölümü çekiyoruz ama ‘Game of Thrones’ tadında ‘aaa bu da mı öldüüü!’ dedirtecek aksiyonda ilerliyoruz! Ve bu vesile ile de tabi ki aramızdan ayrılan çok değerli oyuncu arkadaşlarımıza teşekkür etmeden geçemem…

Zeynep Özder (Pınar- kendisi, karakterin ikinci kişiliği olarak gelmeye devam ediyor hikayede!), Murat Atik (Cengizhan), Mehmet Aslan (Orhan), Serdal Genç (Ferman), Burak Demir (Derviş), Burç Kümbetlioğlu (Yılmaz), Ali Başar ( Halil ), Can Kolukısa (Adem)… Hepinize kattığınız değerden dolayı sonsuz teşekkürler…

İnanın bana, dizide şu ana kadar hayatı yolunda giden tek bir karakter yok, onun için kim öle kim kala demek mantıklı. Ben bi ara, hikayenin 4 esas karakterini öldürmeye çalışıyordum! Siz düşünün, g… nasıl zor kurtardım ölmeden :))

Tabi kendimi tanıtmadım, ben Oflaz. Dizinin kendi tarzındaki en şerefsiz karakteri. Her an herkesle işbirliği de yapabilir, düşmanlık da! Parayı vurmak ve Canan’la kaçmak şu an en büyük motivasyonu olarak gözükse de henüz haklı bir sebebe rastlayamadık, niye bu kadar kötü! 🙂

Madem ki ‘Eve Dönüş’ oyuncularını ve oynadıkları karakterleri konuşacağız, o zaman oyuncuların hemen hemen tamamının, projede ki en başarılı oyuncu ilan ettiği küçük aktris Leya ile başlayalım;

Leya Kırşan

Leya Kırşan (Elif)- Leya inanılmaz bir yetenek. Psikolojik olarak yıpratıcı bir rol oynuyor ve işine inanıyor ama yaptığının bir rol olduğunun farkında! Gelecekte ailesine büyük iş düşecek. Şimdiden sokakta gördüğü ilgi ve beğeni karşısında, bu kadar küçük bir çocuğun duygularını kontrol etmesi hiç kolay değil, hem de kocaman insanların nasıl saçmaladıkları düşünülürse bu meslekte! Leya çalışkan, sürekli sahnesine hazırlanıp ezber yapma derdinde ve kesinlikle tecrübeli oyuncu arkadaşlarından ne görse, hemen uyguluyor! Ama tam bir yemek canavarı. Zannetmeyin ki ufak tefek, aksine iri kemikli ve ağır. Pilav hastası. Pilav karşılığında oyuncaklarını bile takas eder! Hepsinden değerlisi; onunla yakından ve dikkatle ilgilenen ebeveynleri var…

Elif’e gelirsek… Elif’in Canan’dan çektiğini, Danimarkalılar İsveçliler’den çekmemiştir! Elif, sonunda gelip Canan’ı öldürmesi için Oflaz’ı tutarsa hiç şaşırmam. Gayet ciddi işimi yaparım!

Cansel Elçin

Cansel Elçin (Yusuf)- Setimizin Mösyö’südür. Fransız kibarlığını asla bırakmaz. Her zaman bir salon adamı gibi davranır ve sakindir, en sevmediği şey paniktir kendisinin. İş disiplini yüksek, iç disiplini rüzgarlıdır! Sette beklediği anları hiç sorun etmez, soğukkanlılığını korur. (Biz oyuncuların hayatı beklemekle geçer ve reji grubu bizim baş düşmanımız gibidir bu konuda!) Onunla setin nasıl geçtiğini anlamazsınız diyeceğim ve siz de –aman be kardeşim ne Cansel’miş amma da övdün yeter– diyeceksiniz, onun için susuyorum ve demiyorum! Benim için en değerli olanı; diziden kazandığı parayla sinema filmi yapıyor olması ve sinema arzusudur. Fransızlar ne der ‘Le respect’, saygı…

Yusuf karakterine gelince… Bazen ‘Senin derdin ne arkadaşım’ demek geliyor Yusuf’a! Her yerde karşıma çıkıyor. Bilsin ki en büyük şansı, onu öldüremeyecek olmam!

Dişad Çelebi (2)

Dilşad Çelebi (Leyla)- Eminim Leyla gibi mutsuz ve hiç gülmeyen birini oynamak, Dilşad’ı çıldırtıyordur. Çünkü gerçekten samimi, sıcak ve içten bir kadın Dilşad Çelebi! Farklı iki karakteri, aynı ruh ve bedende oynamaya çalışmak kolay bir iş değil, onun için de çok çalışıyor. Rapunzel’den sonra saçlarından en çok o çekmiştir! Bak şimdi yaa Rapunzel deyince bi an serbest çağrışım oldu, kendisi çocuk kitapları da yazmaktadır. Bir gün karşınıza fantastik sinema senaristi Dilşad Çelebi olarak çıkarsa hiç şaşırmayın.

Gelelim Leyla’ya… Yumuşak karnı çocuğu olan bir kadının, ara sıra kafasının stop etmesini anlıyorum! Sadece şunu bilsin yeter, onu dizi bitmesin diye öldürmedim!

Tardu Flordun (2)

Tardu Flordun (Kürşad)- Yüksek enerji ve düşünme potansiyelinin karşılığı neyse kafanızda, işte onu koyabilirsiniz Tardu Flordun’un tanımına. Dünya onun için çok uygun bi yer değildir!Katlanamaz salaklığa ya da vicdansızlığa! Üstüne vazife olmayan şeyler olmadığını düşünür! Ve başkasının hakkı için de kavga eder. Tanındığı gibi değil, tanınmadığı gibi bir emekçidir! Sahne başlamadan on dakika önce, hepimizin dalağını düşürür ve sahne gülmekten 30 dakika sonra anca başlar. Daha iyi olması için saatlerce bir sahneyi tartışabilir ve sonra bir bakmışız ki vakit dolmuş, paydos olmuş. Lafını esirgemez, bodoslama düşünür, hızla söyler.

Kürşad’a gelince… İtiraf bandı elimde, biraz daha canımı sıkarsa –Buff yaparım! Büyükada’da ki köşkü, Kanlıca’daki malikaneyi, Çatalca’daki çiftliği, göl kenarındaki Konağı, Bağcılar’daki evi ve Yenibosna’da ki dükkanı istiyorum!

İpek Erdem

İpek Erdem (Canan)- Her gün yanınıza ‘Yeni bir şeyi çözdüm’ diye gelebilir. Belki hepsini çözememiştir ama önemli olan, İpek’in hiç durmadan iyi ve doğru olanı bulmak için kafa yormasıdır. İpek Erdem kendisiyle mutlu, kulağında müzik saatlerce sokaklar, parklar, bahçeler gezen, acayip bir enerjidir. Caz-sever hatta festivalini bile düzenler. Tanısanız bir seversiniz ki anlatamam. Biliyorum nefret ediyorsunuz onun Canan olmasından ama öyle değil işte… O kendisinin bizzat oyunculuk başarısıdır. Hatta Leya’nın (Elif) sette en iyi anlaştığı oyuncu diyebilirim! Canan’a hayat vermek için çok uğraşıyor, çok çalışıyor. Yeter ki siz, ondan keyifle nefret edin diye! Benim için ‘Eve Dönüş’ dizisinin lokomotifi, Canan’la Elif ikilisidir.

Gelelim Canan’a… Çok tehlikeli bir zekaya sahip, bir bakmışsınız beni bile öldürmüş!

Edip Saner (Vedat)- Şahsına münhasırın karşılığıdır kendisi. Evde toplanırız gelmez. Yemeğe içmeğe gideriz, çıkmaz. Hep bir bahane hep bir bahane. Moda’dan da dışarı çıkmaz, söylenir ama kızmaz. Enerjisi bir gün Hamlet gibi de çıkabilir karşınıza, Tom ve Jerry olarak da! Ezber hastasıdır, bölüm senaryosu gelir gelmez ezberler. Hikâye dinlemeyi de sever, anlatmayı da.

Vedat’tan tek korkum beni seri katile dönüştürecek kadar sürekli para vermesi! Üstelik bir ipte iki cambaz oynamaz ama göreceğiz.

Ayten Uncuoğlu (Hacer)- Yaşlı kurttur kendisi. Üstatlığını sadece oyunculukta değil, eğlence üslubu ve adabı ile de gösterir. Onunla gece dışarı çıkmak, yemek, içmek, eğlenmek, muhabbet güzeldir. Oyuncu arkadaşlarıyla güzel sahneler oynamak ister. Bunu bilir, bunu söyler!

Hacer bence kadınların en tehlikelisi, ondan korkuyorum! Çünkü hiçbir anne, ikinci evladının da öldürülmesine müsaade etmez!

Feride Çetin

Feride Çetin (Sevda)- Kadromuzun akademisyeni olur kendileri. Böyle bir melodramın içine nasıl düştü bilmiyorum! Ama çalışırken keyif aldığını, mutlu olduğunu, severek bu işi yaptığını hemen anlarsınız Feride’nin. Dersine iyi çalışıp sete geldiğinden, ezberini evde bitirdiğinden hiç şüphem yok. En iyi anlaştığı oyuncu Murat Atik’in (Cengizhan) diziden ayrılması onu ayrıca çok üzdü.

Sevda bana Cengizhan’ın emaneti! Onun için neler olacağı belli olmaz gibi.

Merve Oflaz (İpek)- Kendisi Bebek’lidir. Onu Bebek Park’ta spor yaparken, Kuruçeşme Parkı’nda pilates çalışırken ya da Boğaz’da denizin üzerinde yürüme çalışıyorken görebilirsiniz! Merve’nin ön yargıları yıkmak için gösterdiği çaba ve karşılığında gösterdiği başarı alkışlıktır. Ayrıca çok özenlidir; yarın seti varsa kimse onu gece dışarı çıkaramaz, sette soğuk su içmez, 78 çeşit bitki çayı ile beslenir. “Merve, Mervee, Merveeee” diye seslendiğinizde cevap vermiyorsa, kulağında kulaklık müzik dinliyordur! Büyük Über’cidir!

İpek’inse bazı bölümlerde arkamdan konuştuğunu duydum, şimdilik görmemezlikten geliyorum!

Gürbey İleri (Aras)- Yakışıklı ve kanı da deli olunca, bu yaşta genç bir adamın akşamları patlamaya hazır bi şampanya, sabahlarıysa turşu gibi olması normaldir! Aramıza sonradan katılmasına rağmen, kimseyle yakınlık sıkıntısı olmamıştır Gürbey’in. Oynadığı Aras karakteriyse dizi için kritik ve önemlidir.

Aras en büyük hatasını Canan’a yakınlaşarak yaptı. Eee, ne ekerse onu biçecek o zaman!

Filiz Taçbaş (Cavidan)- Diziye girdiği andan itibaren, malikânenin havasını değiştiren Cavidan karakterine hayat veren Filiz Taçbaş, gerçek bir kadın enerjisiyle, capcanlı biri. Cavidan karakteri, Canan’ın annesi olsa da, de hiç şüphesiz Canan’a kötü davrandığı için izleyici tarafından sevilen bir karakter. Fazla tehlikeli, para için kızını bile satar gibi gözükse de, Elif’i koruma çabası vicdanını gösteriyor.

Cavidan’a ben güvenir miyim? -Asla!

Selim Erdoğan (Nejat)- Aramıza sonradan katılanlardan biridir Selim Erdoğan. Çok önemli ve değerli bir renktir oyunculuk için. Geceleri kızgın, gündüzleri sevendir duyguları. Sabahları, ‘Uyanmak niye var ki?’ diyen haline şahit olabilirsiniz! Avi Pardo çevirileri okur, futbol sever ve oynar!

Nejat’la yakındır karşılaşmamız, gece kulübünü kimseye bırakmam. Ne de olsa, ben o gece kulübü için Pınar’ı uçurumdan attım!

Gülden Dudarık (Meryem)- Gülden ile tanışırsınız ama uzun süre saçları ve gözleri ile konuşursunuz! Göz alıcıdır. Sakindir. İşini yapar. Bugüne kadar dizide hiç sahnemin olmadığı karakter Meryem’i canlandırır. Meryem bu hikayede platonik aşkı başlatan karakterdir. Onunla birlikte, dizide gizli ya da karşılıksız sevme furyası başlamış olur.

Meryem’in yine de benimle karşılaşmaması iyi oldu çünkü kız zaten kötü şeyler yaşadı.

Efe Deprem (Ökkeş)- Efe’nin olduğu yerde muhabbet ve mizah vardır. Ani ölümlerin sekteye uğrattığı bi karakteri canlandırmak, yaşatmak ve ona renk vermek için gösterdiği çaba harikadır. Ökkeş üzerinden komedi çıkartacak anlar bulmak, yaratmak kolay değildir çünkü.

Ökkeş karakteri için derim ki; bir gün iyilerin cephesinde buluşuruz gibi.

Gamze Dar (Mehtap)- Zarifin karşılığı gibidir Gamze setin içerisinde. Bulunduğu ortamda pozitif enerjisini hissedersin fazlasıyla. Kendisi çocuk oyuncu koçluğu yapıyor ve bu diziye oyunculuğunun dışında kattığı bir değer de, Leya’nın (Elif) oyuncu koçluğunu yapması ve onu sahnelere harika hazırlamasıdır. Mehtap ise enteresan bi karakter, fazla şey biliyor, kesin dikkatli olması lazım!

Danimarka’ya geldiğimde sizlere gerçek yüzlerini anlatacağım daha bir sürü özellikleri var arkadaşlarımın. Mesela hepimiz dünyayı kurtarmadığımızı biliyoruz! Ülkenin en iyi işini yapıyoruz gibi bir iddiamız da yok. Hataları, eksikleri sizden önce görüyor ve kendi içimizde kavgamızı ediyoruz. Sizden daha az beğeniyor, sizden daha çok beğenmiyor, sizlerden çok fazla eleştiriyoruz kendimizi. Tabi ki de hepimiz; sizlerin karşısına çıkmamızı sağlayan, hazırlayan dev bir ordu olduğunu biliyoruz kameranın tam arkasında. En çok da onlara teşekkür ediyoruz… Ama emin olun, oyunlardaki duygularımızı marketten almıyoruz!

Ümit Olcay

Fotoğraflar: Barış Gümüşçap

Yorumlara kapalıdır.