Çok Yakında

Fırsat

Ağustos 23rd, 2017 | by Hüseyin Araç
Fırsat
Yazarlar
0

Hüseyin Araç, Kuzey için yazdı…

Rivayete göre ülkesinin kapılarını yabancılara ve mültecilere açan, onlara yardımcı olan, kol kanat geren İsveç’in rahmetli Başbakanı Olaf Palme’nin danışmanlarından biri başbakanla önemli bir konuyu görüşmek için randevu ister.

Randevu günü danışman Olaf Palme’ye, “Ülkeye bu kadar yabancı kökenli insan aldık, yaptığımız araştırmalara göre bu insanlar kazandıkları paraları buraya değil geldikleri ülkelere yatırıyorlar, oralara yatırım yapıyorlar. Bir önlem almamız gerekiyor mu?” diye sorar.

Olaf Palme danışmanına bakarak güler ve “Hiç telaşlanma ve bir önlem almamıza gerek yok. Biz sadece bu insanların çocuklarını ve torunlarını eğiterek bu topluma kazandıralım, böylece hem kendilerine hem de ikamet ettikleri ülkeye faydalı vatandaş olsunlar” diye cevap verir, “Eğer bunu başarırsanız, şu anda ülke dışına giden yatırımlar da geri gelir, bu insanların katkısı ile o yatırımlar daha verimli hale dönüşür.”

Evet, ben de yıllardır tercüman olarak, danışman, siyasetçi ve radyo programcısı olarak devamlı şekilde bu ülkede yaşayan yabancılara, özellikle Türkiye’den gelen insanlara ilk ve en önemli tavsiyem, “Avrupa’da, özellikle İskandinavya ülkelerinde mevcut olan bedava eğitim olanaklarında faydalanın, fırsatı değerlendirin, çocuklarınıza daha iyi bir gelecek vermek istiyorsanız, onları iyi bir eğitim, iyi bir meslek sahibi yapın” olmuştur.

Bu; İstanbul’da, Antalya’da, Konya’da, Sivas’ta veya başka bir şehirde aldığınız evler, arsalar ve diğer yatırımlarınızdan daha daha önemlidir.

Çocuklarımızın daha etkili ve yetkili makamlara gelmesini sağlamalıyız, yoksa o sizin binbir emek ve çile ile kazanıp aldığınız evlerinizi, arsalarınızın onların gözünde bir kıymeti olmaz satıp savururlar.

Rahmetli Olaf Palme’nin dediği, bazılarımıza göre acı, ama gerçek.

Çocuklarımız iyi bir eğitim alırsa, yatırımlarını nereye ve neye yapacaklarını daha iyi bilirler ve ona göre hareket ederler.

Kısa vadeli düşünüp sadece sosyal yardım, erken emeklilik, işsizlik parası veya geriye dönme hayalleri ile avunursak ne kendimize ne de gelecek kuşaklara faydalı oluruz.

Tabii ki yaşadığımız ülkeyi, şehri ana yurdumuz gibi kabul edersek daha sağlıklı ve uyumlu bir yol katederiz.

Evet değerli okuyucular, yabancı olarak yaşam şartlarımız gittikçe zorlaşıyor, bunları aşmanın tek çaresi çaba göstermek ve bunu da sadece eğitimler, ilimle ve de bilimle yapabiliriz, gerisi teferruat.

Hoşça ve de dostça kalın.

Yorumlara kapalıdır.