Çok Yakında

En iyi yatırım

Şubat 27th, 2018 | by Hüseyin Araç
En iyi yatırım
Yazarlar
0

Hüseyin Araç’ın Şubat yazısıdır…

—————

Rahmetli dedem derdi ki “çocuğu yapmak marifet değil oğul, çocuğu yetiştirmek topluma kazandırmak büyük marifettir.”

Her toplumda çocuk yetiştirmek zordur, ama yabancı bir toplumda, başka kültür etkisinde, başka dil etkisinde kalan çocukları yetiştirmek daha zordur.

Bazısı aman çocuk etrafında etkilnmesin diye çocuğu, özellikle kız çocuklarını büyük bir disiplin ve kontrol altında tutmaya çalışırlar. Bu uygulama çoğu zaman tam ters tepki yapar, çocuğun ailesine karşı tepkili ve kırgın olmasına sebebiyet verir ve fırsatını bulduğunda kedisi için yasaklanan herşeyi yapmaya kalkışır.

Her şey sadece, “o günah yapma, o ayıp yapma, o kötü” gitme demekle hal olmuyor, niye ayıp, niye günah, niye kötü olduğunu anlatarak çocuğun güvenini kazanmalısınız.

Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan sevgi, güven duymadığınız bir çocuktan güven bekleyemezsiniz.

Çocukla biyolojik bağın yanısıra, fiziksel bağınızın irtibatınızında iyi olması gerekir.

Örneğin ben oğlum 28 yaşında olmasına rağmen ona sarılır, gel bir güreşelim der dalarım, o da bana ve oğluma çok büyük bir mutluluk verir.

Birçok aileden duyarım, “ya bizim çocuk okulda veya çocuk bakım yuvasındakilerin dediğini anında yapıyor, bana ve annesine karşı ise tam tersi, ne dersek tersini yapıyor.”

Kusuru sadece çocukta değil, bazen de anne ve baba olarak kendimizde aramamız lazım, “acaba ben neyi eksik yapıyorum, yanlış yapıyorum” diye düşünmemiz gerekir.

Memleketten 3-4 bin km uzakta da olsanız çocukların sorumluluğu size aittir, tabii ki okuldaki öğretmenle, çocuk yurdundaki pedagogla iyi bir diyalog kurmalısınız, bu şekilde çocuğunuza destek olmalısınız.

Ama çocuğunuzu terbiye etmesi için, topluma kazandırılması için işi sadece başkalarına havale etmeyiniz.

Çocuğa kızmadan önce, bir kez daha düşünün, dövmek mi aman haa, bunu asla yapmayın, konuşarak onu sevdiğinizi sadece sözle değil ona sarılarak, beraber zaman geçirerek, onun fikirlerini alarak kendisiyle ebeveyn ilişkisinin yanısıra iyi bir arkadaşı olduğunuzu söyleyerek, güvenini kazanın.

Çocuğunuza verdiğiniz sözü muhakkak yerine getirin, getiremediyseniz bundan üzüntü duyduğunuzu kendisine söyleyin.

Çocuğa bir tavsiyede bulununca, önce bunu kendiniz yapın, örneğin dişlerini fırçala dediğinizde, kendinizde dişinizi fırçalayın. Yalan söyleme dediğiniz zaman, siz de yalan söylemeyin.

Size yaşadığım bir olayı anlatayım; bir gün bir arkadaşımın evinde misafirim, telefon çaldı, telefonun evin 11-12 yaşlarında çocuğu aldı.

Telefondaki kişi çocuğa babasının evde olup olmadığını sordu, soruyu duyan baba iki elini havaya kaldırarak çocuğa evde olmadığını söylemesini ima eder işaretler yaptı.

Telefon konuşmasından sonra, çocuk odasına çekilince arkadaşım, şimdi gelip seni rahatsız edecek onun için çocuğa evde olmadığımı söylemesini söyledim.

Arkadaşıma, “Bir kere ben kimseden rahatsız olmam, en önemlisi çocuğunu zor durumda bırakıp, yalan söylettin, halbuki baba evde ama müsait değil diyebilirdin” dedim.

Çocuğunuzun bazı işleri kendisinin yapması gerektiğini söyleyin, hatırlatın yaptırın, bunu ne kadar erken yaparsanız, çocuğunuzun kendi ayakları üstünde durmasını sağlarsınız, başarılı olmasını sağlarsınız.

Çocuklar bir ailenin, bir toplumun, bir ülkenin, bir dünyanın en değerli varlıklarıdır; ilgi, alaka, zaman isterler…

Onlara gösterdiğimizi ilgi alaka binlerce defa bize geri döner. En iyi yatırım çocuğunuzun eğitimine, ilim ve bilim kazanmasına yapacağınız yatırımdır.

Hoşça ve de dostça kalın…

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com