Çok Yakında

Döner kayış, İnternet, WhatsApp

Şubat 8th, 2016 | by Sadi Tekelioğlu
Döner kayış, İnternet, WhatsApp
Yazarlar
0

(Sadi Tekelioğlu’nun KUZEY Gazetesi’nin Şubat sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Üçüncü Dünya Savaşı, akıllı telefonlardaki “uygulamalar” yüzünden çıkacak.

Biliyorum kehanetini içinde barındıran iddialı bir cümle ve iddialı bir öngörü oldu bu, ama yazıyı sonuna kadar okuyun. Belki bana hak verirsiniz.

Teknolojik gelişmelerin insanlık tarihinin kaderini belirlemekteki önemi, matbaanın icadı ile ortaya çıkmıştır. 1450 yılında Johannes Gutenberg bugün anladığımız şekliyle matbaa makinesini icat etmiş ardından bilginin yayılması hız kazanmış, bilgi toplumunun, bilgi çağının temelleri atılmıştır. Matbaanın icadının ardından bilginin yayılmaya başlaması Rönesans ve Fransız devrimine, oradan da Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’na giden yolların taşlarını döşemiştir.

Kuru tarihi bilgilerle kafanızı yormak yerine hızla günümüze gelmek istiyorum. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkmasının nedeni 1907 yılında ABD’de Ford fabrikaları tarafından geliştirilen döner kayış sistemidir. Bu döner kayış sistemi üretilecek bir ürünün olduğu yere parçaların getirilip orada birleştirilmesi yerine parçaların döner bir kayış üzerinde hareket ederek kayış kenarında bekleyen işçilerin kullanılacak parçaları monte etme ilkesine dayanan bir sistemdir. Bu sistem sayesinde çok az sayıda çalışan çok daha kısa bir zamanda bir otomobilin tüm parçalarını toplayabilmekteydi. Döner kayış sistemi hâlâ kullanılmakta. Kayış boyunca duran insanların yerini artık robotlar almış durumda. Döner kayış sistemi sadece otomobil endüstrisinde değil, seri üretim yapılan tüm fabrikalarda kullanılmaktadır.

Bu sistemin dünya savaşına neden olması ise insan gücüne olan bağımlılığı azaltması, gereğinden fazla üretim yapabilme olanağı sağlamasıydı. Nitekim ABD ve Batı Avrupa ülkeleri satabileceklerinden çok daha fazlasını üreterek pazar mücadelesine başlamışlar, bunun sonucunda da Birinci Dünya Savaşı çıkmıştır.

Son yirmi beş yıl içinde bilgisayarların hayal bile edilmeyecek derecede hızlanmaları ve akıllanmaları sayesinde üretim ve haberleşme teknolojilerinde de baş döndürücü bir hıza ulaşılmış, özellikle internet sayesinde birçok sektör ortadan kalkmıştır. Çok değil, bundan 20 yıl öncesinde her şehirde onlarca fotoğrafçı dükkanı varken, artık neredeyse bazı şehirlerde fotoğrafçı kalmamıştır. Dijital teknoloji ve bilgisayarlar her bireyi yayıncı, fotoğrafçı, yazar haline getirmiştir. Bilgisayar teknolojileri ve internet işsizliğe neden olmuş, bu teknolojilerin yarattığı istihdam ise hiçbir sosyal soruna merhem olmamıştır. Çok değil, bundan 15 yıl öncesine kadar tatil veya uçak yolculuğu planlayan insanlar şehir merkezlerindeki seyahat acentelerinden tatil rezervasyonu yaptırmakta, biletlerini oralardan almaktaydılar.

Akıllı telefonlar ve bu telefonlara yüklenen uygulamalar (Applications) 15 yıl öncesinden geriye kalan sektörleri de ortadan kaldırmaya başlamışlardır. Akıllı telefonlar sayesinde posta teşkilatı, banka şubeleri, telefon şirketleri, seyahat acenteleri fazlalık haline gelmişler ve ortadan kalkmaya başlamışlardır.

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da insanların para yatırıp, çekebilecekleri banka şubesi sayısı bir elin parmaklarından daha azdır.

Batı Avrupa ülkelerinde, akıllı telefon uygulamalarından biri olan UBER sayesinde artık insanlar şehir içinde taksi bile kullanmamaya başlayacaklar. Yine internet ve akıllı telefon uygulamaları sayesinde insanlar kendilerine eş sevgili bulmakta, otel rezervasyonu yerine fazladan bir kanepesi olan aileler ile iletişime geçerek konaklamalarını onların evlerinde yapmakta (Airbnb) hiç para ve zaman harcamadan birçok işlerini halletmektedirler.

Akıllı telefonlar bireyin günlük hayatına bazı pratik ve akıllı, ucuz, hatta bedava çözümler getirmiş olabilir, ancak yarattığı işsizlik çok tehlikeli ve geniş kapsamlı sosyal patlamalara gebedir. Belki de Avrupa ve Ortadoğu’da yaşamaya başladığımız huzursuzluklar da bunun bir çeşit dışavurumudur. Evet, akıllı telefonlar ve uygulamaların mucidi sayılan Steve Jobs’un soyadı (İngilizce’de ‘işler’ anlamına gelmektedir) artık kaybolmaya başlayan işlerle aynıdır. Kaderin tecellisi midir nedir… ama bu akıllı telefon uygulamaları, getirdiği kolaylıkların çok çok daha katlı bir ters oranda insanoğlunu felâkete sürüklemek üzeredir.

Şimdi tabii, ana fikri olmayan bir yazı oldu bu. Okuyucular, “Ne yapacağız peki?” diye düşünüyor olabilirler. Ona benim cevabım yok. Ben de akıllı telefon kullanarak günlük hayatını kolaylaştıran insanlardanım. Bu yazı ile, ortaya çıkabilecek bir sorunu tespit etmeye çalıştım. Hep birlikte düşünelim diye.

Yorumlara kapalıdır.