Çok Yakında

D A Y A N I Ş M A

Mayıs 18th, 2018 | by Hüseyin Araç
D A Y A N I Ş M A
Yazarlar
0

Danimarka’da işçi, memur, bürokrat, özel sektör ve kamu sektörü çalışanları, dayanışma yemini yaparak iş verenlerle 3 senelik toplu sözleşme anlaşması imzaladılar.

Biz de giydiğimiz grev gömleğini çıkardık ama 3 sene sonra yine lazım olur diye atmadık, askıya astık.

Ücretlerine 8,2 düzeyinde bir zam ve diğer taleplerini işverenlere kabul ettirdiler. Bu ücret artışında sendikaya üye olan olmayan herkes faydalanacak.

Anlaşma sonucunda, hem sendikalar hem işverenler rahat bir nefes aldı.

Devlette grev ve lokavttan dolayı kaybedeceği zaman ve trilyonlarca zarardan kurtulmuş oldu.

Danimarka’nın öz geçmişine baktığımızda, tarım ülkesiyken hızlı bir şekilde sanayii ülkesine dönüşüvermiş…

Bu dönüşümde en büyük emeği geçen ise Danimarka işçi sınıfı… Hem çok çalışmış ve örgütlenerek işçilere, işçi çocuklarına eğitimde, sağlıkta, kültürde eşit şartlar getirmiş, fırsat eşitliği sağlamış.

Bu yolda yapılan mücadelede, işçiler ve sendikalar ülke ekonomisine zarar vermeden, kavga etmeden,  vurmadan, kırmadan, öldürmeden, sorumlu bir şekilde, birbirileri ile dayanışma içinde bulunarak anlaşma yolunu seçerek hem ülkenin gelişmesine hem de gelecek kuşaklara dünyanın en iyi sosyal haklarına sahip olan bir toplum yaratmışlar.

Eşitlik ilkesi gereğince, daha sonra Danimarka’ya gelen bizler de sendikaların elde ettiği tatil, sosyal, sağlık, ücretsiz tedavi, eğitim hakkında faydalanmışız ve faydalanmaya da devam ediyoruz.

Bu haklar ve olanaklar sayesinde ikinci, üçüncü kuşaktan olan birçok gencimiz yüksek eğitim almış ve belirli yerlere gelmiştir…

Örneğin okuması yazması olmayan birinin torunu bügün 4-5 yabancı dil biliyor ve lüks bir otomobile biniyor, pahalı bir evde oturuyor. Bunları gördükçe seviniyoruz, bu kesime kendi çocuklarım da dahil; onlarla gurur duyuyoruz, ama onlara bu olanağı kimlerin sağladığı, nasıl mücadele edildiğini fazla araştırmamışız, anlatamamışız.

Bu toplumunun temel taşlarından olan sendikal harekete örgütlenmeye fazla ilgi göstermemişiz ve halen de göstermiyoruz.

1 Mayıs işçi bayramını, kebap köfte satılan, bira içilen bir eğlence toplantısı gibi algılayanların sayısı az değil.

Halbuki tam tersine, 1 Mayıs yaşadığımız ülkede ve tüm dünyada işçi, emekçi, fakir fukaranın ezilmemesi, insanca yaşaması için mücadele günüdür. Dünyada barış, huzur ve hoşgörünün var olmasıdır, bu mücadele yolunda canını veren tüm insanları rahmetle, minnetle anma ve bu mücadeleyi yaşatma, devam ettirme günüdür.

Örneğin sendika üyeliğini sadece işsiz kaldığımızda işsizlik kasasında para alınan bir sigorta şirketi gibi görüyoruz; bir de aidatı daha ucuz diye sarı sendikalara üyeliği tercih ediyoruz.

Örnek mi istiyorsunuz? İşçi haklarını savunan ve bunu kendine bir görev bilen gerçek sendikalının karşısına açılan sarı sendika Hristiyan sendikaların (Kristlige fagforeninger) üyelerinin büyük bir bölümünün, Danimarka’ya sonradan gelmiş dini bütün ( ! ) müslümanlardan oluştuğunu biliyor musunuz?

Aylık aidat 50-100 Kron ucuz diye bu sendikalar tercih edilirse ve diğer sendikalar zayıflatılırsa, ileride gelecek kısıtlamaları, işçi, memur, köylü, hasta, yaşlı, emeklilerin haklarını kim ve kimler savunacak?

Danimarka’da ve Avrupa’da hızla yükselen yabancı düşmanlığını, ırkçılığı kimler kiminle önleyecek? Bir kere olsun düşünmenizi tavsiye ederim.

Evet bugüne kadar işçi, emekçi, memur, köylü, fakir fukara, hasta, emekli hakları için mücadele eden, etmeye de devam eden tüm sendikalara ve üyelerine şükranlarımı sunar, hepinizin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlarım.

Hoşça ve dostça kalın.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com