Çok Yakında

ÇELİKLER: “GALATASARAY 4-3-3 OYNAMALI… EREN DE OYNASIN, SİGHTORSSON DA…”

Ekim 23rd, 2016 | by Emre Ergül
ÇELİKLER: “GALATASARAY 4-3-3 OYNAMALI… EREN DE OYNASIN, SİGHTORSSON DA…”
Spor
0

Spor yazarı Serdar Ali Çelikler, Milli Takımda yaşananları, Avrupa kupalarında Türkiye temsil eden takımların durumu ile Süper Ligi değerlendirdi. Milli Takım kampında yaşananları rezalet olarak yorumlayan Çelikler soruyor: Emre Belözoğlu’nu kim milli takımdan yedi? Töre-Sosa ve Gomez’in Beşiktaş’tan ayrılmasını ilginç bulan Çelikler, Galatasaray’da Burak’ın satılması, Olcan ve Umut’un gönderilmesini sadece futbol ile açıklanamayacağını ifade etti. Çelikler, Fenerbahçe’de de sorunun hoca değil başkan olduğunu vurguladı. Çelikler, Trabzonspor, Başakşehir, Osmanlıspor ve milli takımın yıldızı parlayan oyuncusu Emre Mor ile ilgili de çarpıcı açıklamalar yaptı…

Hemen milli takımla başlayalım. Sizce kim haklı? Terim mi? Arda mı?
Tekrar merhaba. Belçika’ya selamlar. Milli, takımda bir sürü şey oldu. Yazıldı, çizildi, söylendi. Ama kimse tam olarak ne olduğunu bilmiyor hem de kimse ne olduğunu anlatmıyor. Kesin olan şu: Bize ne kardeşim? Milli takım sizin ego savaşlarınızın; birbirinize gider yapmanızın, utanç verici futbol oynamanıza neden olacak, topa ayağınızı uzatmamanıza neden olacak kavgalarınızın yeri mi? Son Çek maçında olduğu gibi oynasaydınız yine içeride birbirinizi yeseydiniz, bize ne.. Ama içerideki ego savaşları sahaya yansıyınca bizim de hoop deme hakkımız oluyor. Bence her ikisi de tamamen hatalı. Terim hatalı çünkü o eski “Ben hepinizin babasıyım, severim de döverim de” tavrı eski moda kalıyor bu bir. Almanya’da ya da Danimarka’da yetişmiş futbolcuları artık ‘aslanımla kaplanımla, vatan-millet-Sakarya ile değil taktik bilginizle idare yeteneğinizle ikna edebilirsiniz bu iki. Eğer çözemediğiniz bir sorun varsa Hırvat maçından 1 gün önce değil en az 1 hafta önce medyaya haber sızdırmalıydınız ki medya maça kadar tepki göstersin ve hiç olmazsa ilk maçtan önce oyuncular kendine gelsin bu da üç. Ayrıca diyelim futbolcular milli formayı primin ardında tutuyor. Tek sorun bu muydu? Kampta galericilerin, Terim’in damadının ne işi vardı? Kamp rezaletti ve bu rezaletin sorumlusu da elbette Terim’dir.
Arda hatalı çünkü doğru söylemiyor. “Bizim primle ne işimiz olur” diyor. Sonra da diyor ki gittim arkadaşlarım için bir kere sordum. Eh demek ki primle işiniz olmuş ki sen de gidip kaptan olarak sormuşsun. Niye doğruyu söylemiyorsun? Bu bir. Sonra diyor ki “Biz İspanya’yı ne zaman yenmişiz ki?” Evet de millet size İspanya’ya yenildiniz diye tepki göstermiyor ki ayağınızı topa sokmuyorsunuz diye tepki gösteriyor. Bu da iki. Madem sonuçlara göre konuşuyorsunuz, madem İspanya’yı yenememek önemli değil; Çek’leri yenince neden koşa koşa mikrofona gidiyorsun ve ‘Hesap soracağım’ diyorsun? Niye İspanya maçından sonra konuşmuyorsun? Hoca seni niye Hırvat maçında da çıkardı? Yani Arda Barcelona’da oynuyor diye bu takımda kimseyi sallamayacak kral olacak diye bir şey mi var? Bu da üç. Arda da açıklasın bakalım Emre Belözoğlu’nu kim milli takımdan yedi? O yüzden ben hem Terim’e hem Arda’ya hem Burak’a hem Gökhan’a hem Caner’e kırgın ve kızgınım.

Real’in hocası Ronalda’yu, Barça’nın hocası Messi’yi ne kadar kesemezse Terim de Arda’yı kesemeyecektir. Ama Arda geri adım atmadı. Olay sadece prim meselesi değil anlaşılan.
Arda geri döner. Çünkü ülkede destek Arda tarafında. Şu an Terim zayıf ve desteksiz. Ama Hırvat beraberliği Terim’e nefes aldırdı. Terim direnip 2. Maç. haftasındaki 2 maçta da çağırmayıp bu 2 maçtan da iyi sonuçlarla ayrılırsa yeniden güçlenir. Fatih Terim açısından bu iş burada bitmez. Hoca, Arda’nın röportajını kelime kelime not etmiştir. Şu an hamle yapmaz, yaparsa kaybeder. Ama zamanı bekler. O zaman için de iyi saha sonuçlarına ihtiyacı var.

Sizin kulağınız kesiktir. Size gelen bir milli takım iddiası oldu mu?
Hırvat maçında takım kötü oynadı net. Ama mücadele vardı değil mi? Oyuncular kendi aralarında bir bütünlük sergilediler değil mi? Yani acaba Arda’lar Selçuk’lar Burak’lar çağrılmadığı için çağrılanlar daha mı iyi oynamaya çalıştı? Öyledir demiyorum bunu başlığa çıkarırsınız siz şimdi. Bu henüz bir iddia değil ama olabilir mi acaba sorusunu sormalıyız. Önümüzdeki 2 maçta bunu görebiliriz. Bunun dışında bu sorunuza ekim maçlarından sonra yanıt vereyim.

Süper ligimize geri dönelim. Şampiyondan başlayalım. Beşiktaş’ın transferleri heyecanlandırdı mı sizi? Tek tek ele alsanız transferleri?
Beşiktaş ilginç bir transfer sezonu geçirdi. Töre-Sosa ve Gomez gitti. Yani şampiyon takımdan bu kadar önemli ve omurga isimlerin ayrılmayı istemesi ilginç. Özellikle Sosa ve Gomez’in eksikliği duruyor. Ama Talisca-Abubakar-Caner-Gökhan İnler iyi transferler. Samir Nasri gelseydi daha da heyecan verici katılımlardan bahsedebiliriz. Şunu söyleyeyim. “Geçen seneki Beşiktaş, şampiyon kadrosuna iyi takviyeler yaptı” önermesi doğru değil bence. “Şampiyon Beşiktaş, bambaşka bir takım kurdu” demek lazım. Bunun için de sistem ve formasyon da dahil Şenol Hoca’nın bir takım değişiklikler yapması lazım.

Abubakar’dan bir Gomez çıkar mı? Abubakar mı yoksa Cenk ya da Ömer mi tercih edilmeli?
Abubakar iyi bir santrafor. Gomez daha iyi bir santrafor elbette. Ama Vincent de ilginç bir santrafor modeli. Cenk maalesef takviye oyuncusu. Tek santrafor oynadığında çok eziliyor.

Şenol hocanın sözleşmesi sona erecek. Tamam mı, devam mı? Sizce Şenol Hoca, Beşiktaş’ın Wenger’i mi olmalı?
Kimse kimsenin Wenger’i; Ferguson’u olmamalı. Hele Wenger tam fecaat örnek. Arsenal’i küçülttü resmen. Bana göre çok kötü bir teknik adam. Neyse konumuz Wenger’in tarihi ve ebedi bir looser olması değil. Şenol Hoca’nın sözleşme uzatma konusu her iki taraf için de erken. Mart gibi konuşulur bu konular. Olmalı mı? Biliyorsunuz ben Şenol Güneş futbolunu mantalitesini hep beğendim.

SELÇUK SON MOHİKAN

Cimbom’a gelelim. Türkiye’deki spor medyası ne yazdıysa, Cimbom tersini yaparak yukarılara oynuyor. Riekerink Bey’le başlayalım. Ahmet Hoca’nın sözü var; ‘Çok iyi adam. Bu kadar iyi insanlarda mutlaka sıkıntı çıkar” diye. Siz ne dersiniz?
Türk spor medyasına ‘çakarak’ başladığınız için sizi kınıyorum. Soruya yorum katmamalısınız. Ne söylediler de neyin tersini yaptı mesela? Cimbom falan diyerek G.Saray taraftarı olduğunuzu da belli etmişsiniz. Dolayısıyla burada bir soru yok. Yorum var ve ben yorumlara yanıt vermiyorum.

Eren Derdiyok’a gelelim… Sigthorsson, Eren’den formayı alabilir mi? Yoksa, Eren yeni Burak, İzlandalı da yeni Umut Bulut mu olur?
Kolbein Sightorsson benim çok beğendiğim bir isim. Eren de Kolbein de katkı verecektir. Ben olsam ikisini birden oynatırım. Yetmez bir de Poldi’yi koyar 4-3-3’ün öndeki 3’lüsü olarak bu 3 ismi kullanırım. Orta 3’lüde de sol iç Wesley; sağ iç De Jong ve savunma önünde de Tolga’yı kullanırım.

G.Saray’ın transferlerini tek tek ele alır mısınız?
Serdar Aziz, 4.5 milyon Euro. Soru işareti bence. Eren 4 milyon Euro. İyi transfer. Kolbein çok iyi isim. Tolga Ciğerci bedavaya alınmış çok iyi bir isim ha keza De Jong da öyle. Josue hakkında soru işaretlerim var. Cavanda iyi bir alternatif olur. Sol bek yedeği hariç bir eksiklik yok bence.

Selçuk İnan ‘yeni Galatasaray’da yer bulur mu?
Burak satıldı. Durup dururken Olcan ve Umut sene başı gönderildi. Hamit sezon sonu yolcu. Sizce de bu kararlar sadece futbol ile açıklanabilir mi? Bence ‘oyuncuya dayalı düzen’i bitirmeye yönelik faaliyetler bunlar. Selçuk da son Mohikan. Ne olacağına kendisi karar verecek artık.

Tribünleri asıl heyecanlandıran isimler arasında Levent Nazifoğlu öne çıkıyor. Abdurrahim Albayrak’tan sonra ilk kez bir yönetici GS’da bu kadar öne çıktı. Sizce bunun sebebi ne olabilir?
Bu sizin yorumunuz. Nazifoğlu futbol aklı olarak geldi bir şeyler yapıyor. Öne çıkması ondan. Kimse Albayrak gibi olamaz. Onun ayrı bir aurası vardı. Bir de Abdurrahim Albayrak dışında öne çıkan her ama her yönetici bir süre sonra tarihin tozlu raflarına kaldırıldı. Her takımda. Birini fazla sevmek için erken.

(Röportajın ikinci bölümü… Az sonra…)

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com