Çok Yakında

Camide sandık olur mu?

Ocak 4th, 2016 | by Gazete Kuzey
Camide sandık olur mu?
Danimarka
0

Yurtdışında sadece büyükelçilikler ve konsolosluklarda oy kullanılmasıyla ilgili Erdoğan camilerde oy kullanılmasını gündeme getirmişti. Biz de konuyu Danimarka’daki parti sözcülerine açtık

KUZEY YAZIİŞLERİ

Türkiye’deki seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir röportajında şu tespitte bulunmuştu: “Sadece büyükelçilikler, başkonsolosluklar vasıtasıyla değil, orada okul vesaire imkanları olmadığına göre camilerde oy kullanma şansı verilebilseydi, vatandaş 4-5 saat mesafeden oy kullanmaya gelmeyecekti.” Birçok kişinin Jutland’dan Fyn’den Kopenhag’a gelemediği, oy kullananların sayısının bu yüzden azaldığı iddiaları da gündemdeyken, Kuzey olarak biz de partilerin sözcülerine mikrofon uzakttık. İşte cevapları…

——-

Önce mütedeyyin

halkımız karşı çıkar

Bekir Yıldız (Danimarka CHP adına)

Dindar seçmenler olarak dile getirilen öneriye baktığımızda siyasetin ibadethanelerine girmesine taraftar olmadığımızı söylemeliyim. İbadethanelerin oy verme ve siyasi gündemi takip etme yerleri olarak kullanılması başka amaçlar olduğunu düşündürtebilir.

Oy kullanılacak sandık başlarına farklı siyasi görüşlerden, farklı mezheplerden, farklı inançlardan insanlar geliyor. İbadethanelere oy vermeye gelen insanlar ister istemez tedirginlik duyarlar. Sandık başlarında da gerginlikler ve atışmalar yaşanabilir. Ulu önderimiz Atatürk ve Cumhuriyetimizi kuran yol arkadaşları din ve devlet işlerini ayırmışlar, askerleri kışlaya, siyaseti Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne din işlerini de Diyanet İşleri Başkanlığı’na devrederek bu kavramların iç içe geçmesini engellemeye çalışmışlardır.

Camilerde oy kullanma fikrine tüm siyasi partiler sıcak baksalar da bunun pratikte olabilirliği mümkün değildir. Her şeyden önce inançlı ve mütedeyyin halkımız buna karşı çıkacaktır. Devletimiz tarafından halkımıza tanınan yurtdışında oy kullanma hakkı daha tarafsız, şeffaf oy verme mekanlarında kullanılmalıdır. Spor salonları, okullar seçim için kullanılabilir. İşbaşındaki hükümet hali hazırda yargıyı, valileri, emniyet müdürlerini, muhtarları, bakı altına aldı. Camilerde oy kullanarak inançlarımızın da siyasi parti tekeline girmesine karşı çıkıyoruz, zira yüce dinimiz farklı amaçlarla kulanıla kullanıla içinde bulunduğumuz çıkmaz sokağa girdik. Camilerde oy kullanma tavsiyesinde bulunmak yerine çözmemiz gereken çok daha acil sorunlarımız var.

——-

AKP camileri

üs olarak kullandı

Derviş Biçen (HDP Seçim Komisyon sözcüsü)

Son seçim sürecinde AKP cami ve bazı cemaatleri kendi siyasetlerinin kurumları haline getirerek, seçim çalışmalarında camileri üs olarak kullanmıştır. Kendisinden olmayanı dinsizlikle suçlayıp, toplumu kutuplaştırarak oy toplayan AKP bu şekilde adeta din tüccarlığı yapmıştır.

Kendi siyaset kurumu olarak işlev gören Diyanet İşleri Başkanlığı da seçim sürecinde doğrudan ya da dolaylı olarak AKP iktidarının seçim çalışmalarına katkı sağlayan bir kurum oldu. Halkın dini inançlarını bu anlamda siyasetine alet eden AKP iktidarı, laikliğin ana ilkesi olan din ve devlet ayrımını bertaraf ederek, nasıl bir Türkiye düşlediğini de açıkça ortaya koymuştur. 1 Kasım seçimlerinde ne pahasına olursa olsun, seçimlerin kazanmak projesine yoğunlaşan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan, devletin tüm kurum ve imkanlarını bu uğurda kullanmayı da kendilerine verilmiş bir hak olarak görmüşlerdir. Bu imkanlar aynı şekilde AKP adayları ve il başkanlarının kiraladıkları otobüsler ile cami cemaatini oy kullandırmaya götürürken de alabildiğine kullanılmıştır. AKP iktidarının, Erdoğan’ın başını çektiği propaganda çalışmalarında halkın dini duygularını suiistimal etmekte sınır tanımamışlardır. Öyle ki, oy kullanmanın haram olduğunu iddia eden birçok kesime, AKP’ye oy vermelerinin helal olduğunu söyleyip, oy kullandırmışlardır. Bu faaliyetler din riyakarlığı dışında bir şey olamaz. AKP iktidarı ve gayri resmi başkanları Erdoğan, iktidarını garantiye almak için korku ve şiddeti de kendi propagandalarının malzemesi haline getirdi. Halk arasındaki kutuplaştırmanın yani sıra, kendilerinin iktidar olamamaları durumunda, ülkede daha çok kaos ortamın hakim olacağının propagandasını yaparak, seçmenlerin gözlerini korkutmuşlardır.”

——-

Bu fikir, Avrupa’da yaşayan

vatandaşa en büyük kötülük

İlhan Esen (MHP adına)

Camiler, normalde insanların “Müslüman” ortak paydası ile, başka hiçbir özelliğin, etiketin, sosyal statünün geçerli olmadan ibadet ettikleri, bir araya geldikleri kutsal mekânlardır ve her türlü ötekileştirici, ayrıştırıcı faaliyetten, hele hele siyasetten tamamen uzak olmalıdır….

AKP’nin tüm iktidarı boyunca zaten Allah’a kulluğu geri plana çekip, iktidar yalakalığına büyük bir iştahla soyunan, Cuma hutbelerinde apaçık AKP’ye oy verilmesi için gayret eden sözde imamlar yüzünden, şu anda cami cemaati arasında soğuk rüzgârlar esmekte ve fitne camilere girmiş bulunmaktadır. Büyükelçiliklerin, bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve belediyeler ile yapacağı işbirliği ile, oy verme işlemleri rahatlıkla okullarda veya herkesin mutabık olacağı bir mekanda yerine getirilebilir. Camilerde oy verme fikri, zaten siyasallaşmış olan Diyanet teşkilatının marifetiyle AKP’ye siyasi rant sağlamak içindir. Siyasi kazanç uğruna tamamen birbirinden ayrıştırılmaya çalışılan toplumumuz, hiç değilse, camilerde bir araya geliyor, manevi atmosferde ayrılıkları kısa bir süreliğine de olsa unutuyordu. Şayet böyle bir uygulama hayata geçirilecek olursa gelecekte camilerimiz birleştirici olmaktan daha çok ayrıştırıcı bir işlevi yerine getirmeye başlayacak ve çok geçmeden de sadece belirli bir siyasi partinin mensuplarının gittiği yerler haline gelerek CAMİ olma özelliğini yitirecektir. Bu fikir ve beraberinde gelebilecek olan uygulama Avrupa´da yaşayan vatandaşlarımıza yapılabilecek en büyük kötülük olarak tarihe de geçecektir.

Umarız siyasiler bu amaçsız ve sonucunun şimdiden ne olacağı belli olan bu fikirlerini hayata geçirmekten vazgeçerler. İbadethaneleri, siyasi tartışmaların, ayrılıkların yuvası haline getirecek bu uygulamaya, zaten aşırı şekilde kullanılan ve rant sağlanan milletin dini duygularının daha fazla sömürülmesine şiddetle karşıyız.

  • Esen, İskandinavya Türk Federasyonu Genel Başkanı’dır.

——

Önemli not: AK Parti yetkilileri, konuyla ilgili açıklama yapmayacaklarını dile getirdi.

Yorumlara kapalıdır.