Çok Yakında

Bir gün, bir Sadi bir Sadi’yle tanıştı!

Aralık 27th, 2015 | by Sadi Tekelioglu
Bir gün, bir Sadi bir Sadi’yle tanıştı!
Türkiye
0

Malum, Sadi yaygın bir isim değildir. Hele hele iki Sadi’nin yanyana düşmesi imkansızdır! Eski başbakan Sadi Irmak’ın isim babası olduğu iki Sadi tesadüfen Kopenhag’da buluştu. İşte fıkra gibi buluşmanın hikayesi…

Secim Ekim 2015 009

Bu sayfada siz değerli okurlarımızın affına sığınarak kendi özel yaşamımdan ilginç bir tesadüfe yer vermek istiyorum. Dünyanın ne kadar küçük ve ilginç olduğunu göstermesi açısından, rastlantılar ya da kaderin cilvesi, ya da niyet dediğimizi şeyin ne kadar önemli olduğunu gösteren ilginç bir öykü bu.

O DA KİTAP ÇEVİRSİN”

Bu satırların yazarı ben Sadi Tekelioğlu, doğduğumda bana verecek isim bulamadıkları için iki yıl kadar isimsiz dolaşmışım. Annemin babasının adını teyzemin oğlu kaptığı için, babamın babasının adını da ağabeyime verdiklerinden bana miras kalacak bir isim yok diye beklemişler.

1962 yılında aile dostlarımızdan biri anne ve babama Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak tarafından Türkçe’ye çevrilen bir Kur’an-ı Kerim meali hediye etmişler. Kutsal kitabımızı çeviren profesörün adı hem annemin hem babamın hoşuna gitmiş ve bir de dilek tutarak bana Sadi Irmak’ın adını vermişler. Tuttukları dilek şu: “Bu da büyüyünce böyle kitaplar çeviren bir adam olsun.” Dilekleri tuttu. 2013 yılı içinde Danca’dan Türkçe’ye ve Türkçe’den Danca’ya çevirdiğim 4 kitap yayınlandı.

Buraya kadar olanı bana adımın verilmesi hikayesi. Şimdi günümüze gelelim. Geçtiğimiz Ekim ayı başında 1 Kasım milletvekili seçimleri için yurtdışı oy verme işleminin başlaması nedeniyle Kopenhag’daki konsolosluk binasında oy verme işlemini haber yapmak için bekliyoruz.

BEN SADİ, HAYIR BEN SADİ”

Salonda sandık görevlileri ve basın mensupları ve oy vermek için salona gelmiş birkaç vatandaş var. Arkamda duran 2-3 kişilik bir grubun sohbetinde sık sık “Sadi” adı geçiyor. Kişileri tanımıyorum. Dönüp, onlara “Merhaba. Sanırım benden bahsediyorsunuz. Ben Sadi” diye kendimi tanıtıyorum. “Sadi” sözcüğü fazla rastlanan bir ad olmadığından neredeyse benden bahsettiklerine eminim. Ama öyle değilmiş. Gruptakilerden birinin de adı “Sadi” imiş. O Sadi ile de tanışıyorum ve hemen bu kadar nadir rastlanan bir isme sahip olmanın yarattığı zorluklarla ilgili bir sohbet başlatıyoruz. Öteki Sadi, yani Sadi Gökçe bana, kendisine sık sık “Sadık,” “Salih,” “Said” diye hitap edildiğini hele birisine adını söylerken her zaman harf harf söylemek zorunda kaldığını anlatıyor. Aynı şeylerle ben de karşılaşıyorum diyerek kendisine hak veriyorum. Sadi Gökçe o gün orada seçimler için HDP adına iki arkadaşı ile birlikte sandık görevlisi olarak bulunduğunu da anlatıyor.

DİLEKLERİ BAŞBAKANLIK!

Adaşım Sadi Gökçe’ye kendisine bu adın neden verildiğini bilip bilmediğini soruyorum. Sadi Gökçe bana Konyalı olduğunu, 5 kardeşi bulunduğunu ve kendisinin hastanede doğan tek çocuk olduğunu anlatıyor. Ama Sadi Gökçe’nin hikayesi kendisine isim babalığını Sadi Irmak’ın yaptığını anlatınca daha da ilginç hale geliyor.

Sadi Gökçe doğumunun ardından hâlâ hastanede loğusa annesiyle yatarken dönemin başbakanı Sadi Irmak Konya’yı ziyaret ediyor. Ve adaşıma da o ziyaretin anlam, önem ve yarattığı esinlenme ile ‘Sadi’ adı veriliyor, “Sen sana ‘Sadi’ adı verilirken tutulan dileği yerine getirmişsin kitap çevirerek, herhalde bana Sadi Irmak’ın adını verirlerken başbakan olmamı dilemiş olabilir annem babam. Ben onların o dileğini daha henüz yerine getiremedim, ama vakit çok geç değil” diyor Sadi Gökçe, Sadi Tekelioğlu’ya ve sanki akrabaymışız gibi, sanki uzun yıllar birbirini görmemiş iki dost gibi sarılıyoruz birbirimize.

================================================

Mahmut Sadi Irmak kimdir?

sadi ırmak

(15 Mayıs 1904, Seydişehir, Konya  11 Kasım 1990, İstanbul), Türk doktor ve siyasetçi.

1904 yılında Konya Seydişehir’de doğdu. İlk öğrenimini, Rüşdiyeyi ve Konya Sultanisi’ni birincilikle bitirip biyoloji öğretmeni oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. 1923 yılında İstanbul Üniversitesinde öğrenci olduğu yıllarda üniversitenin Devlet Bursu ile Avrupa’ya öğrenci gönderileceğine dair üniversite duvarlarında gördüğü ilana başvuran 150 kişi arasından seçilen 11 kişiden birisi olarak Berlin Üniversitesi’nde tıp ve biyoloji öğrenimi görüp 1929 yılında pekiyi derece ile tıp doktoru oldu. Hagen ve Düsseldorf hastanelerinde asistan olarak çalıştı.

Yurda dönünce Ankara Hükûmet Tabipliği ve Gazi Terbiye Enstitüsü biyoloji öğretmenliği görevlerinde bulundu. 1933 yılında İstanbul Tıp Fakültesi doçentliğini kazandı. 1940 yılında fizyoloji profesörü oldu.

1943 yılında Konya Milletvekili seçilip, aynı yıl Halkevleri Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı’na, sonra da Diyarbakır Bölge Müfettişliğine getirildi.  1950 yılında yeniden ilim ve meslek hayatına döndü. Münih, daha sonra İstanbul Tıp Fakültesi’nde akademik hayatını sürdürdü. 1974 yılında Kontenjan Senatörü seçildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyon hükümetinin istifasından sonra 17 Kasım 1974tarihinde partilerüstü hükümeti kurmakla görevlendirildi.Oluşturduğu hükümet için TBMM’de yapılan güven oylamasında, 450 milletvekilinden yalnızca 18’inin lehinde oy kullanması dolaysıyla güvenoyu alamamasına karşın 31 Mart 1975 tarihine kadar başbakanlık yaptı. 12 Eylül Darbesi’nden sonra 15 Ekim 1981 tarihinde oluşturulan Danışma Meclisi’ne Konya üyesi olarak atandı ve 27 Ekim’de bu meclisin başkanlığına seçildi. Irmak bu görevi TBMM Başkanlığına Necmettin Karaduman’ın 4 Aralık 1983’te seçilmesine kadar sürdürdü.

Prof Dr. Sadi Irmak 1962 yılında Kur’an- Kerim’i ”Kutsal Kur’an Türkçe meâli” adıyla Türkçe’ye çevirdi. Bu Kur’an mealinin Akşam gazetesi tarafından yayınlandığı belirtilirken o kopyanın neredeyse hiçbir örneği piyasada bulunamakta.

Yorumlara kapalıdır.