Çok Yakında

Bir ‘acayip’ başkan, İbrahim Hacıosmanoğlu

Ocak 21st, 2016 | by Mert Ezici
Bir ‘acayip’ başkan, İbrahim Hacıosmanoğlu
Yazarlar
0

(Mert Ezici’nin Kuzey Gazetesi’nin Ocak ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Şimdilerde Fenerbahçe’de oynayan Volkan Şen iki sezon evvel Trabzonspor’daydı. Kariyeri düşüşteydi. Bir iç saha maçında tribünden edilen küfürleri kaldıramadı. Maçın 43. dakikasında gözyaşları ile terk etti sahayı. Devreye kadar dayanacak mental gücü dahi kendinde bulamamıştı.

Maç sonunda teknik direktör Mustafa Reşit Akçay, bu hareketin disiplinsizlik olmadığını, insani bir iş yaptıklarını ve oyuncusunun duygu patlaması yaşadığını söyleyerek sahip çıktı. Bu yazının esas oğlanı, Trabzonspor’un o dönemki başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu‘nun tutumu ise farklı ve katıydı: “Profesyonel sözleşmesi var. Sahayı terk eden bir oyuncuyla benim yürümeyeceğimi herkes bilir. Bu formanın değerini, takımın büyüklüğünü bilmek bilmek lazım. Seyirci küfür ediyor diye sahadan çıkma işini mahalle arasında misket oynayan çocuklar yapar.”

Yaklaşık 2.5 yıllık başkanlık sürecinde çok acayip demeçleri, oldukça tuhaf davranışları oldu Hacıosmanoğlu’nun. Bu yazıyı hazırlamak için araştırma yaparken hatırlayıp öfkelendiklerim de oldu, öğrenip dellendiklerim de! Yine de işin içine öznel duyguları mümkün olduğunca katmamaya çalışarak başkanlığı dönemindeki çarpıcı söylemlerini alt alta yazalım;

Bir sorusu var mesela;

“Trabzonspor Rum takımı mı? Ermeni takımı mı? İsrail takım mı?” diye…

Sorulan soruları beğenmemiş bir defasında ve şöyle buyurmuş;

“Bu sorular Trabzonspor Başkanı’na sorulmaz. Başkan ne diyorsa odur. Üzerine bir şey denmez.”

Kaleci Tolga’nın Beşiktaş’a transfer sürecince parada anlaşamayınca sinirlenip; “Konu kapanmıştır. Top yuvarlıktır biz değiliz. Satmıyoruz” demiş, 10 gün sonra transfer gerçekleşmiş. Seçildiği kongrede Trabzonspor’u siyasilere kullandırtmayacağını, dik duracağını söylemiş. Üzerinden bir ay geçmeden AKP’nin Kazlıçeşme mitingine katılmış. Eleştiriler üzerine bunun siyasi bir amacı olmadığını, oraya vatandaş olarak gittiğini iddia etmiş. Ama ne hikmetse sahneye çağrılırken Trabzonspor Başkan’ı olarak anons edilmiş! Gezi direnişine Trabzonspor forması ile katılanları tertemiz formayı lekelemekle itham ettiği de olmuş, ülkede son 10 yılda yapılanları tasvip etmeyenleri hain ilan ettiği de. Memleket sevdasından (!) Allah’tan kendi ömründen alıp Başbakan’a vermesini bile dilemiş bir keresinde!

ibrahim hacıosmanoğlu

Trabzonspor sevdalılarına seslenmiş bir başka demecinde. 2014 Eylülünde… “Bugüne kadar herkese dur dedik. Bundan sonra nasıl hak aramak istiyorlarsa serbesttirler.” Yine aynı yıl “Biz öyle bir eylem yapacağız ki belki bu eylem sonrası ben artık Trabzonspor Başkan’ı olmayacağım” demiş. Malum olay ise 2015 Nisanında vuku bulmuş. Rize-Trabzon yolunda Fenerbahçe otobüsü silahlı saldırıya uğramış, failler bulunamamış.

Göreve geldiğinde TFF Başkan’ı Demirören’i ima ederek birilerine uşaklık yapmakla itham etmiş ancak son Federasyon seçimlerinde Demirören’i destekleyivermiş.

Osmanlı hukukunda meşhur “Usul esastan mukaddemdir” ilkesi vardır, usulün esastan önce geldiğini anlatır. Yine eskilerin deyişiyle üslup mesajdan önce gelir. Hacıosmanoğlu’nun söylemlerinde üslup da, mesaj da, usul de, esas da problemli duruyor. Kah “sünnet olacak oğlumun pipisinden çıkacak parçayı Aziz Yıldırım’ın yedi sülalesi paketleyemez” diyerek racon kesiyor, kah Ünal Aysal’ı kast ederek “Başka başkanlar gibi botoks mu yaptırayım” diyerek kendince nükte yapıyor. Bir röportajında, sahada kötü oynayan oyuncular için ucu kalın beyzbol sopası hazırladığını dahi söylüyor.

Bu sezonun ilk yarısında oynanan Antep maçı sonrası yaptıkları Hacıosmanoğlu’nun başkanlığının jübilesi adeta. Tüm vukuatlarını gölgede bırakan bir rezillik yaşandı o akşam. Maçın son dakikasında tartışmalı bir pozisyonda penaltı kararı çıkmamasına sinirlenen Hacıosmanoğlu,o gece İstanbul’daydı. Yöneticilerini aradı ve “Ben gelene kadar hakemleri bırakmayın” dedi. Türk futbolu rehin alınan hakemlerin şokunu yaşarken, Hacıosmanoğlu mikrofonların karşısına geçti;

“49 yaşına kadar adam gibi yaşadım, kadın gibi yaşamadım. Ben Trabzonspor için kapalı ceza yatmaya da razıyım. Söylediğim sözlerin hepsinin suç olduğunu biliyorum. Benim ailem, onurlu ve köklü bir aile. Bana önce adamlığı, adam gibi yaşamayı ve adam gibi ölmeyi öğrettiler. Ben kadın gibi 100 sene yaşayacak yerde adam gibi bir sene yaşarım. Trabzonspor’u katledenlerin buradan gülerek tarifeli uçaklarına binip, gidecekleri yere gidemeyeceği bir yer olduğunu bilmelerini istiyorum.Benim yıllar önce tövbe edip bıraktığım mesleğim vardı, sanıyorum o günlere geri dönmem gerekiyor.”

Daha sonra ise Cumhurbaşkanı’nın ricası ve yapılacak yanlışların hesabını sorma sözü üzerine hakemlerin serbest bırakılması talimatını verdi.

Cinsiyetçi söylemi nedeniyle tepki çeken Hacıosmanoğlu bir süre sonra çıktığı bir TV programında kendisini, “Benim annem de kadın” sözleriyle savundu!

Hasılı, Hacıosmanoğlu son girdiği başkanlık seçimini kaybetti ve nihayet koltuğu devretti. Başta Trabzonsporlular olmak üzere tüm futbolseverlerin hatta tüm Türkiye’nin gözü aydın!

Yorumlara kapalıdır.