Çok Yakında

Avrupa’da terör uzun yıllar sürecek

Nisan 13th, 2016 | by Üzeyir Tireli
Avrupa’da terör uzun yıllar sürecek
Yazarlar
0

(Üzeyir Tireli’nin Kuzey Gazetesi’nin Nisan ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Son günlerde ‘terör’ hepimizin gündeminde. Yıllardır birçok Ortadoğu ülkesinde devam eden terör artık Avrupa’yı da vurdu. Danimarka, bir Paris veya Brüksel gibi olmasa da, yaklaşık bir yıl önce küçük çaplı benzeri bir olaya sahne olmuştu.

Peki Danimarka gibi küçük ama birbirine sıkı bağlı bir toplum, DAEŞ ve benzeri grupların başını çektiği terör tehtidinden kurtulamaz mı? Hiç şüphesiz kurtulabilir ama nasıl mücadele edildiği çok önemli. Olayı sadece ‘cezai’ bir durum olarak değil, aynı zamanda sosyal bir mesele olarak da görmek gerekir. Bu terörle mücadelenin temeli olmalı. Bir taraftan polis, gizli istihbarat ve hukuk sistemi terörü hedefine koyarken, diğer taraftan da özellikle müslüman vatandaşların desteği sağlanmalı. Müslümanların desteğini sağlamaksa yıllarca horlanmış, ikinci sınıf insan muamalesi görmüş, istenmeyen bir grup olarak çok zor. Terörle mücadelenin zorluğu da aslında burada yatıyor.

‘Düşman’ ya da terörist aslında belli değil. Her ne kadar İslami bir örgüt somut hedef gibi görünse de ‘düşman’ öyle sıradan insanların veya uzmanların uzaktan görür görmez ‘işte bu’ diyebilecekleri bir şey değil. Paris ve Bürüksel baz alındığında, terör eylemlerinin müslüman kökenli, genç, Avrupa’da yaşayan ama toplumun dışına itilmiş, belki de geleceğinden ümitsiz insanların gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bu gençlerin bazı örgütler tarafından manipüle edildiğini, dini bir ‘uyandırılış’ içinde olduklarını görüyoruz. Canlı bombaların bir kısmının kamplarda eğitildiğini biliyoruz ama büyük bir kısmının da – ki buna Londra olayı da dahil – Avrupa ülkelerinde yaşayan ve uluslararası terörist profiline uymayan gençler olduğunu görüyoruz. Terörle mücadelenin zorluğu da dediğim gibi burada yatıyor. Yani terörist profillerini hemen belirlemek zor. Bu yüzden mücadele etmekte zor.

Yıllardır Amerika’nın – ve Avrupa’nın– El Kaide’ye karşı verdiği mücadele terörü bitiremedi. Bazı terör uzmanları bu durumu El Kaide’nin terör örgütü kılıfından çıkıp sosyal bir harakete dönüştüğünü belirtiyor. Yani ‘Amerika ve Avrupa’nın müslümanların geri kalmışlığının, fakirliğinin, ülkedeki kaosun vs. sorumlusu olduğu’ temel düşüncesinin büyük kitleler tarafinden benimsendiğini belirtiyor.

Şayet tez doğruysa, terörle mücadele de bu temel düşünceyi değiştirmekten geçiyor.

Bu temel düşünceyi değiştirmek, bildiğimiz gibi çok zor ve uzun bir süreç istiyor. Kutuplaşmaların hızlandığı şu günlerde, büyük bir soğukkanlılıkla, özellikte toplumun dışına itilmiş gençlere daha fazla reel iş ve eğitim olanakları sağlamak, kamusal alandaki müslümanlar ve yabancılar hakkındaki söylemleri daha olumlu ve ılımlı hale getirmek, birlikte yaşamayı kolaylaştıracak mesajlar vermekten geçiyor.

Böyle bir istek hem Danimarkalı hem de müslüman topluluklarına büyük görevler yüklüyor. Terör olayı kısa vadeli bir sorun veya kriz değil. Uzun yıllar süreceğe benziyor. Hepimiz bu olayın dolaylı da olsa bir parçasıyız. Bu yüzden mücadele de hepimizin mücadelesi olmalı.

Yorumlara kapalıdır.