Çok Yakında

Anker–Halkın Başbakanı

Nisan 6th, 2016 | by Yıldız Akdoğan
Anker–Halkın Başbakanı
Yazarlar
0

(Yıldız Akdoğan’ın Kuzey Gazetesi’nin Nisan ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Anker’i toprağa verdik. Her ne kadar resmi bir cenaze töreni yapılmamış olsa da Anker’in cenazesi tüm halka ait bir cenaze törenine dönüşüverdi. Yüzlerce partili yoldaşı, diğer yurttaşlar, gençler, ve yaşlılar Anker’e son sevgi ve saygılarını gösterdi ve onu uğurladı.

Anker bir işçiydi, devlet adamıydı ve en önemlisi de halkın adamıydı. Her yönüyle sosyal demokrat anlayışın ve Danimarka rüyasının en iyi örneğiydi: Ne istersen olabilirsin. Ne sosyal mirasın ne de geçmişin buna engel değildir.

Anker çok fakir bir aileden, yoksul bir dünyadan geliyordu. Daha 5 yaşındayken anne ve babasını kaybetmişti. Bir fabrika işçisi olan halasının yanında büyüdü. Sosyal Demokrat Parti Gençlik Örgütü’ne katıldı. Sonra Danimarka işçi sendikalarında görev aldı ve 1982 yılına kadar da başbakanlık yaptı.

Her ne kadar siyasi rakipleri onun siyasi mirasını ekonomik sorumsuzluk olarak nitelendirseler de Anker’i tanımlayan başka birçok olumlu özellik kaldı geriye.

Umarım tarihçiler Anker adı verilen bu efsanesini daha detaylı araştırıp yazacaklardır. Aynı zamanda yine umarım ki tarihçiler Anker’in 1970’li yılların sonunda Türkiye, Balkanlar ve Pakistan’dan Danimarka’ya gelen misafir işçiler için ne anlama geldiği üzerinde de duracaklardır.

Anker o zamanlar gelen birçok misafir işçinin kalbinde özel bir yer tutan bir isimdir. Anker göçmenlere kucak açan, onları yeni ülkelerindeki yurttaşlar olarak gören, onlara iş veren bir isimdi. O zamanlar Danimarka’da yaşamış olup da onun kim olduğunu bilmeyen bir kişi bile tanımıyorum. Herkesin adıyla hitap edebildiği bir başbakandı Anker Jörgensen… 2007 yılında Danimarka Parlamentosu’na seçilen ilk Türkiye kökenli milletvekili olduğumda, anneannem parlamentoda ziyaretime geldiğinde bunun ispatına şahit oldum. (Ben de naçizane Danimarka tarihinin küçük bir sayfasını yazmış bulunmaktayım.)

Anneannemi parlamentoda gezdirirken eski başbakanların portrelerinin bulunduğu bölüme geldiğimizde anneannem etrafına bakınmış, beni çok şaşırtan o soruyu soruvermişti: “Hani, Anker nerede?”

Anneannem Anker’in portresi önünde uzun süre gülümseyerek durmuş, sanki onu yakından tanıyormuş gibi “Bu çok iyi bir adamdı” demişti.

Anker’i en iyi tanımlayan bir özellikti bu: her insanla aynı göz hizasında buluşup orada kalabilmeyi başarmak. Başbakanlık görevini yaparken, Sydhavn semtindeki küçük apartman dairesinden taşınıp resmi başbakanlık konutu Marienborg şatosunda oturmayı reddetmişti.

Huzurevine taşınmak zorunda kalıncaya kadar o küçük dairede oturmuştu. Emekli olduktan sonra da ortada dolaşıp parti arkadaşlarının ne yaptıklarını izlemekten geri durmamıştı. Bir akşam üzeri onunla parlamento koridorlarında karşılaştığımda yanında bir gazeteci ile birlikte yürüyordu. Yanına yaklaşıp halini hatırını sorup biraz ayaküstü sohbet ettikten sonra “işimi yapıp yapmadığımı” sormuştu bana.

Kopenhag Büyükşehir Belediye Başkanı Frank Jensen geçtiğimiz günlerde, Anker Jörgensen’in kendisini izlediğini, çalışıp çalışmadığını kontrol ettiğini anlatmıştı. Anker böyle bir insandı. Parti arkadaşlarının “çalışıp çalışmadıklarını” kontrol etmek gibi bir alışkanlığı vardı.

Anker nev’i şahsına münhasır bir kişilikti. Başbakan olabilmeyi başaran son işçiydi. Anker birçok kişiye esin kaynağı olmuş bir politikacıydı. Bunlar arasında Bülent Ecevit çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu her iki politikacı da naçizane tavırları, halk adamı olmaları ve en önemlisi de hak ve adalet için mücadele vermeleri bakımından birbirlerine çok benzemektedirler.

Ecevit ve Anker birbirlerini sık sık ziyaret eden iki dost oldular. Bülent Ecevit, işçilere hakettikleri şartları sağlayan güçlü bir sendikal hareket ve refah sisteminden esinlenen bir politikacıydı. Maalesef Ecevit bunların hiçbirini Türkiye’de gerçekleştiremeden aramızdan ayrıldı, buna karşılık Anker partsini büyütüp güçlendirmiş Danimarka’nın en büyük partisi haline getirmeyi başarmıştı.

Ama her şey gibi siyasi sistemler ve partiler de değişirler. Bundan sonra bir işçinin ülkemizi yönetebileceğini sanmıyorum artık. Bu açıdan bakınca da Anker’le birlikte bir dönem de sona ermiş oluyor.

Anker bütün Danimarka’nın işyeri temsilcisiydi. Nurlar içinde yatsın.

Yorumlara kapalıdır.