Çok Yakında

AB’nin üyesi değil, çöplüğü oluyoruz

Kasım 23rd, 2015 | by Sadi Tekelioğlu
AB’nin üyesi değil, çöplüğü oluyoruz
Yazarlar
0

(Sadi Tekelioğlu’nun Kuzey’in Kasım ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır.)

Şu günlerde Avrupa’ya mülteci akınının nasıl durdurulacağı tartışılıyor.

Tanklarıyla toplarıyla, savaş uçaklarıyla, askeriyle, istihbaratçılarıyla Suriye’de ve Kuzey Afrika’da milyonlarca kişinin hayatını karartan kravatlı adamlar, evlerini yıktıkları kişiler kapılarına dayanınca paniğe kapıldılar.

Kendi halklarına söyledikleri terör yalanı, “Diktatörlükleri yıkıyoruz, demokrasi götüreceğiz” yalanı da ortaya çıktı.

Şimdi ortaya çıkan süprüntüyü temizlemeye çalışıyorlar.

Çöp ve süprüntü kim mi?

Çöp ve süprüntü Suriyeli sığınmacılardır.

Ve bu çöpün döküleceği çöp kutusu da Türkiye olacak. Cilali döşemeli, yüksek tavanlı salonlarda, Avrupa’ya gelmeyi bekleyen Suriyeli sığınmacıların Türkiye’den ayrılmalarını nasıl engelleyeceklerini tartışıyor o kravatlı adamlar.

Çözümü de buldular.

Diyorlar ki, Suriyeli mülteciler Türkiye’de kalsınlar. Biz Türkiye’ye para verelim, Türkiye Suriyeli sığınmacılara ev yapsın, iş bulsun, çocuklarını okula göndersin.

Yani Türkiye kendi sorunlarını bırakacak, Avrupalıların kendi ülkelerinde rahatlıkla yapabilecekleri, ama ırkçı ve yabancı düşmanı oldukları için yapmak istemediği şeyleri Avrupa Birliği için yapacak.

Aynı kravatlı politikacılar, kurdukları Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi almamak için 40 yıldır cambazlık yapıyorlar. Aslında kapalı kapılar ardından bizim bakanlarımıza, başbakanlarımıza, Cumhurbaşkanlarımıza hep söylediler, “Siz asla Avrupa Birliği’nin üyesi olamayacaksınız” diye.

Ama Brüksel’den dönüşte bizim politikacılarımız ve halkımız hep havai fişek patlattı.

Şimdi birkaç milyar Euro verecekler, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıları bir eli yağda bir eli balda besleyeceğiz.

Bunu bizim ülkemize önermek ne kadar şerefsizlikse bu öneriyi de kabul etmek bir o kadar şerefsizlik olacaktır.

40 yıl önce üye olmak için başvurduğumuz Avrupa Birliği hâlâ Türk vatandaşlarına turist vizesi bile vermiyor. 30 yıldır kâğıt üzerinde hakkımız olan iş gücünün serbest dolaşımı hakkını sümen altı ediyor.

Şimdi de “Kademeli olarak vize serbestisinin sağlanması için görüşmelere başlayacağız” diyorlar, “Ama Türkiye, kendi ülkesinden Avrupa’ya giden ve sınırdışı edilen sığınmacıları geri kabul anlaşmasının altına imza atsın, bir de kendi ülkesindeki sığınmacıların Avrupa’ya gitmelerini engellesin.”

Evet, Avrupalıların yaptığı bu öneriler neresinden bakarsanız bakın çirkindir ve bu öneriler, kabul edilirse, halkımızın alnına bir utanç damgası olarak vurulacaktır.

Suriyeliler, Türkiye’de nasıl olsa güvenlik içinde yaşarlar, iş de bulurlar, çocuklarını okula da gönderirler. Anadolu halkı ırkçılıkla, yıkanmadığı için bu böyle olacaktır.

Ama Avrupalılar istiyor diye bunu yapmak onursuzluk olacaktır.

Eğer Avrupa o kadar dürütse ve idealistse, alsın Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne, kaldırsın vizeyi, sonra da istediği ricada bulunsun Türkiye’den.

Yorumlara kapalıdır.