Çok Yakında

AB ülkelerine vize kalkıyor. Sevinelim mi?

Mayıs 15th, 2016 | by Sadi Tekelioğlu
AB ülkelerine vize kalkıyor. Sevinelim mi?
Yazarlar
0

(Sadi Tekelioğlu’nun Kuzey’in Mayıs sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Avrupa uygarlığı Cumhuriyetimiz kurulduğu günden bu yana bir devlet politikası olagelimiştir. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin bir çok alandaki yasa metinleri Avrupa ülkelerinden birebir kopyalanmış, Avrupa ülkeleri gibi araştırmaya, pozitif bilime, kültüre ve kadın erkek eşitliğine dayalı dayalı bir gelecek kurmak cumhuriyetin temel hedefi ve prensibi olagelmiştir. Bu ilkeler ve yönünü batıya dönük politikalar Avrupa Birliği üyeliği de hedeflenerek desteklenmiş, 1963 yılında o zamanki adıyla Kömür ve Çelik Birliği olan bugünkü Avrupa Birliği’ne üye olmak devlet politikası olarak devam etmiştir.

Bu süreçte Avrupa ülkeleri ,  Türkiye’yi aralarına almamak için 43 yıldır her türlü cambazlığı yapmışlar, yapmaya devam etmektedirler.

1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşmasından doğan hakları vermemek için ellerinden geleni yapmıştır Avrupalılar. Bu haklar ancak uluslararası mahkemelerde dava açarak ve kazanarak elde edilebilmektedir.

Evet, Avrupa Türkiye’yi kendisinden bir parça, bir ortak olarak görseydi, uzun yıllar önce bu hakları verirdi.

Geçtiğimiz Mart ayında Avrupa ülkelerine olan  sığınmacı akınını durdurmak için Türkiye ile masaya oturan Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’ye  bu görevi ihale etmişler, bunun karşılığında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Avrupa ülkelerine vizesiz seyahataine yeşil ışık yakmışlardır. Bu anlaşmanın ardından Avrupa ülkelerinde devam eden tartışma izlenirse Avrupalı siyasilerin ve maalesef genelde Avrupa kamuoyunun ne kadar iki yüzlü oldukları ortaya çıkmıştır. Televizyonlara, gazetelere demeçler veren siyasi gözlemciler, siyasetçiler, bürokratlar öyle bir dil kullanmaktadırlar ki, neredeyse “Vebaya hayır demek için koleraya evet demek zorunda kaldık,” şekklinde anlaşılacak cümleler kurmaktadırlar.

Daha açık yazayım: Avrupa Birliği kapısına 3 Milyon Suriyeli sığınmacı dayanmamış olsaydı Türk vatandaşlarına vizeyi hiçbir zaman kaldırmayacaktı. Çok çirkin bir şekilde Türkiye’den “Ne olur, şu Suriyeliler bizim ülkemize gelmesinler, ne isterseniz yaparız,” demişlerdir. Bunu derken de açık açık bizden de hiçbir zaman hazetmediklerini bize göstermişlerdir.

Belki zoraki de olsa Avrupa Birliği vizesi kalkacak, milyonlarca vatandaşımız rahatça, vize zahmetine katlanmak zorunda kalmadan Avrupa’ya seyahat edebilecek, Avrupa’da yaşayan akrabalarını ziyaret edebilecektir. Ama bu süreç Türklerin Avcrupa ülkeleri tarafından istenmediğini göstermiştir.

Ama otuz yıldır Danimarka’da yaşamak olan ben bu süreçte şahit olduğum Avrupa’nın gerçek yüzünü hiç beğenmedim. 40 yıldır Avrupa’nın kalkınmasına destek olan işçilerimiz, burada doğup büyüyen kuşaklar, işveren olarak da Avrupa ekonomisine katkıda bulunan insanlarımızın hâlâ bu ülkede istenmediklerini vize tartışmaları sürecinde gözlemledim. Ve bu gözlem bana acı vermektedir.

Evet vize kalkıyor, ama Avrupalı bize “Sizi de istemiyoruz, sevmiyoruz,” demiştir.

Yorumlara kapalıdır.