Çok Yakında

9 ülkeden 12 yabancı alındı, kadro yenilendi

Haziran 19th, 2018 | by Gazete Kuzey
9 ülkeden 12 yabancı alındı, kadro yenilendi
Spor
0

Bülent Tuncay yazdı.

Bülent Tuncay’ın kaleminden şampiyonluk öyküsü

Lig tarihi böyle bir yarış görmedi. Son haftaya girilirken 3 takımın şampiyon olma şansı vardı ve son 2 senenin şampiyonu, Avrupa’yı sallayan Beşiktaş bu üçlünün arasında yoktu bile!

Bir sezon içinde iki kez seçim

kararı alan, başkan değiştiren, üstüne teknik adam değiştiren ve en önemlisi daha bu sezon kurulan Galatasaray takımı nasıl oldu da Beşiktaş ve Başakşehir gibi ligin geri kalanı ile arasında mesafe koyan iki takımını, Türkiye’nin en deneyimli yönetimine sahip olan Fenerbahçe’yi geride bırakarak şampiyonluk ipini göğüsledi?

TFF’den mahkemelik olarak ayrılan ve yaşadığı itibar kaybı ile Galatasaray’a gelen Terim önemli bir faktör olarak karşımıza çıktı. İlk kez bir takımı sezon ortasında alan Terim için de farklı bir deneyimdi bu sezon. Ama şampiyonluktaki aslan payı Terim kadar hatta daha çok, taraftarındı. Yeni kadronun uyum problemleri en çok deplasmanlara ortaya çıkıyor (Tam 7 yenilgi aldı) ciddi puan kayıpları yaşanıyordu. Fenerbahçe (0-0) dışında, Türk Telekom’a gelen her rakibini yenen Galatasaray, iç saha performansı ile kupaya uzandı. Ve bunda hiç şüphesiz en büyük etken, tribüne gelen inanmış taraftarıydı. 12. Adam olarak sezonun yıldızıydı.

Bu yazı dizisinde Galatasaray’ı 21. şampiyonluğa götüren zorlu yolu adım adım tekrar yürüyeceğiz, kırılma anlarını, toparlanma süreçlerini sizlere aktaracağız.

Galatasaray için sezon sıkıntılı başlamıştı. Bir önceki sezon Riekerink’in yerine getirilen genç ve ateşli teknik adam Igor Tudor, Sarı-Kırmızılı kadronun son kullanım tarihinin geçtiğini düşünüyor ve yenilik talep ediyordu. Dursun Özbek yönetimi bir karar arefesindeydi. Karabük’ten geliş şekli nedeniyle camianın içine tam sinmeyen yeni hoca yeni takım istiyordu. Diğer taraftan UEFA’ya verilen sözler vardı. Alış için satış formülü bulundu. Sneijder, Bruma, Podolski, Cavanda, Semih, Sabri ayrıldı… Özellikle Wesley Sneijder’in gidişi, daha da önemlisi gidiş şekli taraftarda büyük hayal kırıklığı yarattı. 10 numaralı forması ondan alınıp yeni transfer Belhanda’ya verilerek bu büyük yıldıza adeta kapı gösterilmişti.

Köklü değişiklikler başlamıştı. Peki yerlerine kim gelecekti? Menajer Cenk Ergün yönetimindeki transfer çalışmaları sonuçlarını verdi ve iki önemli isim kadroya dahil edildi: Bafetimbi Gomis ile Maicon.

ÖSTERSUNDS FACİASI

Avrupa Ligi nedeniyle sezonu haziran ayında açmak zorunda olan ve kadrosunu yenileme çalışmalarını tamamlamamış olan Sarı-Kırmızılılar ‹Östersunds faciası’ ile sarsıldı. İlk maçta İsveç’te 2-0 mağlup olan Galatasaray’a rövanş maçında Belhanda da (1-1) yetmedi. Tarihinde ilk kez Avrupa kupalarına katılan Östersunds, UEFA Kupası sahibi Galatasaray’ı elemişti.

Temmuzda elenen ilk Türk takımı olan Galatasaray’da stada gelen 35 bin taraftar Tudor ve Özbek’i istifaya çağırdı. Tepki öylesine büyüktü ki bir taraftar sezonun ilk resmi maçında kombine kartını yaktı.

TUDOR ‘YOK ARTIK’ DEDİRTTİ!

Östersunds maçının uzatmalarında yardımcı antrenör Ayhan Akman’ın yedek kulübesinde gülmesi tepkileri daha da arttırdı. Tudor’un sözleri ise başarıya alışık Galatasaray taraftarını kızdıracak cinstendi: “Oyuncularım iki maçta da her şeyi yaptı. Ama taraftar sonuca bakıyor.”

Avrupa’ya erken veda eden Sarı-Kırmızılılar, yaralarını yeni transferlerle sarmaya başladı. Gomis ve Belhanda’nın yeni arkadaşları Mariano, Badou Ndiaye, Fernando, Denayer oldu. Peşpeşe gelen transferler bile taraftarın öfkesini dindirmeye yetmemişti. Galatasaray da transfer yapmaya doymamıştı. Sarı-Kırmızılılar 1.5 ay peşinde koştuğu Feghouli’yi de sakat olmasına rağmen renklerine kattı… 9 ülkeden 12 yabancı futbolcu alınarak yepyeni bir kadro kurulmuş oldu.

İSYANLA BAŞLADI ALKIŞ TUFANI İLE BİTTİ

Son model Aslan’ın ne yapacağı merak konusuydu. 15 Ağustos’ta TT Stadı tribünlerine gelen taraftarların aklında hala Östersunds hezimeti vardı. Taraftarın gözü yeni transferleri görmüyordu. Eskiler ise eleştiri oklarının hedefi durumundaydı. Özellikle de kaptan Selçuk İnan ve gitmek istediğini açıklayan Sinan Gümüş. Maç başlamadan önce Türk Telekom’da bir ilk yaşandı, teknik direktör Igor Tudor’un ismi okunduğunda onbinlerce taraftarda protesto sesleri yükseldi. Daha ligin ilk maçında, ilk düdük çalınmadan hocanın yuhalanması ve istifaya davet edilmesi ilk kez oluyordu. Tudor ilk maçına son maçı olarak çıkıyordu. Ama maç başladığında herkes şaşkınlığa uğradı. Sahada öyle bir Galatasaray vardı ki Kayseri’yi sahadan sildi attı. ‘Kükremiş bir aslan’la karşılaşan taraftar hem şaşkın hem mutluydu. İklim değişmişti. Gomis ilk kez taraftara aslan pençesi hareketini yapmış, akıllarda Belhanda’nın taklaları kalmıştı. Maç öncesi “Komandolar gibi hazırlandık. Onları öldürüp geri geleceğiz” diyen Kayserispor’un çılgın hocası Sumudica maç sonrası “Bunu beklemiyordum. Bizde ok, onlarda tüfek vardı” diyecekti.

2. haftada Osmanlıspor’u Ankara’da üçleyen Cimbom, rakiplerine gözdağı vermişti. Artık Östersunds’un hesabını kovalayan yoktu. Futboldaki müthiş değişim, şampiyonluk inancını körüklüyor, ‘istifa’ sloganları artık sona ermişti. Hatta cılız da olsa Tudor’a destek tezahüratları duyuluyordu.

Aslan’ın yeni kurbanı 3. haftada 3 golle geçtiği Sivas oldu. Televizyon programlarında yorumcular, gazetelerde yazarlar, 3 haftada 10 gol atan Galatasaray için “Şimdiden şampiyon” ifadelerini kullanıyordu.

4. haftada Antalyaspor’la deplasmanda 1-1 berabere kalan Galatasaray, sezonun ilk puan kaybını yaşıyor, Galatasaray’a methiyeler düzme konusunda ihtiyatlı davrananlar Tudor’un Ndiaye-Selçuk değişikliğini sorguluyordu.

ZAFERİN MİMARI TUDOR OLDU!

Cimbom bir sonraki hafta Kasımpaşa’yı Gomis’in golleriyle devirdi. Daha sonra deplasmanda 1-0 geriye düştüğü maçta Bursapor’u 2-1 yenen Aslanlar, 6. maçında 5. galibiyetini alarak zirveyi parselledi. Hatalı değişikliklerle eleştirilen Hırvat hoca, bu kez tam isabet sağlamıştı.

YENİ İKON MAICON!

Karabük’ü evinde 3-2 yenen Galatasaray’da; Gomis, Tolga ve Feghouli’den sonra bir kahraman daha sahne alıyordu. Bu isim mücadelede 2 gol atan, hatta 90+1’de 3 puanı getiren yeni ikon Maicon’dan başkası değildi… Tudor bu maçta, gerideyken ‘B planı’nı devreye sokmuş,  3’lü savunmaya dönmüş, zaferin mimarı olmuştu.

GOMİS, 119 KM HIZLA VURDU

Lider Galatasaray, 8. haftada deplasmanda Konya’yı yine Gomis’le yere serdi! Fransız yıldız, 11 metreden 119 kilometre hızla kaleci Serkan’ı avlıyor, daha sonra topu çalıp 66 metre koşup penaltı kazandırıyordu. 

Gomis’in çağı başlamıştı. Aleyna Tilki’nin “O sen olsan bari” şarkısını dinlerken yaptığı paylaşım Galatasaray tribünlerinin sembol şarkısına dönüşüyordu.

TUDOR’UN KUMARI!

Makine gibi işleyen Galatasaray’ın sıradaki rakibi Fenerbahçe’ydi… Kumar oynamayı seven Igor Tudor, tıkır tıkır işleyen sistemini bozup derbiye 3›lü savunmayla çıktı. Herkes şaşkındı. Takım da öyle. Alışık olmadığı yeni sisteme ayak uydurmakta zorlanıyordu. Serdar Aziz’in oyunun hemen başında yaşadığı sakatlık da tuz biber ekti. Tudor hemen eski sisteme döndü. Ama 19’da vazgeçse de müdahalelerde geç kaldı ve derbiden 1 puanla ayrıldı. Eleştirmenler gazetelerinde Tudor kadar Aykut Kocaman’a da yükleniyor, kötü oynayan Galatasaray’a karşı neden hücum futboluna dönmediğini, 3 puanı aramadığını sorguluyordu.

ALABORA OLDU!

Fenerbahçe karşısındaki etkisiz futbol sezona fırtına gibi giren Galatasaray’ın tadını kaçırmıştı. 10. Haftada, Karadeniz’de Fırtına’ya tutulan Galatasaray, Trabzon’da bu kez alabora oldu. 2-1 yenilerek son 2 haftada 5 puan kaybeden Cimbom namağlup unvanını da kaybetti. Zorluk derecesi yüksek maçlarda takımın çözüm üretemez hale gelmesi, eleştiri dozunun yükselmesine yol açtı.

Bir sonraki hafta Aslan evindeydi ve Türk Telekom Galatasaray’ın yaralarını yeniden saracaktı… Evinde Gençlerbirliği’ni 5-1 yendi Sarı-Kırmızılılar. Tudor’un 3’lü savunma tercihi tartışılırken, geldiği günden beri eleştirilen Belhanda ‘10 numara’nın hakkını bu kez veriyordu.

FATİH TERİM SESLERİ...

18 Kasım 2017 Galatasaray futbol takımı için sezonun dönüm noktasıydı… Taşlar Başakşehir maçıyla yerinden oynadı… Fatih Terim Stadı’nda Galatasaray, kalesinde tam 5 gol gördü! Tudor’un bu statta 4 gol yediği bir yıl önceki “Bu maçları kaybedip şampiyon olacaksak, ben bunu tercih ederim” sözleri akıllara geldi. Ama rakibi olan takımlara karşı kazanamamak hatta futbol olarak hezimete uğramayı izah etmek mümkün değildi. Taraftarlar Başkan Özbek’e ‘Gönder artık’ diyerek Tudor’u şikayet etti.

Yazılı basında Fatih Terim ismi ilk kez bu maçtan sonra dile getiriliyordu. Taraftarlar Florya’da her yere Fatih Terim posteri açmıştı…

Temmuz ayının ortasında damatları Ahmet Baran Çetin ve Volkan Bahçekapılı ile İzmir Alaçatı’da kebapçı basan Fatih Terim, olay ortaya çıkınca kamuoyunda sert eleştirilere uğramış ve TFF olaydan 10 gün sonra Terim’i görevden almıştı. Adının Türkiye’de 2 stada verildiği Terim, TFF Yönetim Kurulu yedek üyesi Selahattin Aydoğdu’nun mekanını bastıktan sonra ciddi itibar kaybına uğramış ve sezon başında ‘yuvam’ dediği, 6 şampiyonluk kazandığı Galatasaray’da gündeme dahi alın-a-mamıştı. Ama dengeler değişmişti. Genç Tudor’la yola devam etmek kolay olmayacaktı. Çılgınca sistem değişikliklerine giden, başta Maicon, Selçuk, Donk ve Rodrigues olmak üzere bazı oyuncularla sorunlar yaşayan Tudor kontrolü ele alamıyordu. Alanya ve Beşiktaş maçları Tudor’un son şansı mı olacaktı? Tudor, Başkan Durun Özbek’in açık desteğine karşın ne kadar tutunabilirdi?

Bir sonraki haftada Alanya’yı evinde 2-0’la geçen Galatasaray rahat bir soluk aldı. Igor Tudor ise adeta patlamıştı! “Beşiktaş derbisini kaybederse yolcu” iddialarına medyaya ve kendi üzerinde yaratıldığıı iddia ettiği algıya cevap verdi:

“Büyük maçlar 3, Alanya galibiyeti 1.5 puan! Beşiktaş maçı o kadar önemli ki kazanana direkt kupa verilecek! Şimdi beni kötü hoca gösteriyorsunuz ama Galatasaray lider.”

BELKİ DE 10-0 OLURDU!

Ve Beşiktaş derbisinde Galatasaray adeta dağıldı! Kara Kartal’a 29 yıl sonra (3-0) 3 farklı kaybedilirken, Tudor’un büyük maç sendromu devam etti. Galatasaray, Vodafone Park’tan 3-0 değil 10-0’lık daha ağır bir yenilgiyle de ayrılabilirdi. Başakşehir hezimetiyle koltuğu sallanan Hırvat hocasının kredisi artık tamamen tükenmişti. 2.5 yıllık hoca Tudor’un deneyiminin bu tür süreçleri, kırılma maçlarını yönetmeye yetmeyeceği iyice ortaya çıktı.

KOMİK SAVUNMA

Derbi sonrası ise “Atmosferden etkilendik” diyerek tartışılacak bir savunmaya imza atan Tudor’un yerine Fatih Terim sesleri yükselmeye devam ediyordu. Bir sonraki hafta Akhisarspor’u 2-0 geriye düştüğü maçta 4-2 yenen Galatasaray’da zafere rağmen taraftarın ‘istifa’ protestosu devam ediyordu. Türk Telekom’da kazanmak kolaydı, mesele dışarıda kazanmak, büyük maçları kazanmaktı.

ALAYCI TUDOR!

İlk devrenin son deplasmanında Malatya’ya 2-1 kaybeden Galatasaray, son 4 deplasmanında 0 çekiyor ve liderliği yine kaybediyordu. Taraftarlar, Atatürk Havalimanı’nda Tudor’u istifaya davet ediyordu. Hırvat çalıştırıcı, baş parmağıyla ‘tamam’ işareti yaparak tepki veriyordu. Artık yolun sonu gelmişti…

TUDOR EVİNE, CİMBOM SEÇİME!

Ve 18 Aralık 2017’te beklenen karar açıklandı. Dursun Özbek Tudor’un arkasında daha fazla duramamıştı. Teknik Direktör Igor Tudor ile yollarını ayıran Galatasaray yönetimi, 13 Ocak’ta da seçime gitme kararı aldı. Başkan Dursun Özbek’in bu stratejik hamleyle muhalefeti gafil avlayıp koltuğu sağlama almayı hedeflediği gazete sayfalarını süslüyordu. ‘Baskın seçim’ kararı Galatasaray camiası içinde eleştirilere yol açmıştı.

İstanbul’dan ayrılan Igor Tudor ise kırgınlığını gizlemiyor, bu sözleriyle veda ediyordu:

“Cadı avı bitti! Cadı yandı. İçim rahat bir şekilde buradan ayrılıyorum. Elimden gelenin en iyisini yaptım. 16 haftanın 14’ünü zirvede geçirdik.”

NEREDE KALMIŞTIK?

21 Aralık Perşembe gecesi tam 23.00’te Fatih Terim’in “Nerede kalmıştık” tweeti taraftarı çılgına çevirdi. Sarı-Kırmızılı takımın başında 6’sı lig, 1’i UEFA olmak üzere 16 kupa kaldıran Terim’in Galatasaray’daki 4.devri başlıyordu… Terim’in ilk sözleri ise “Ben Galatasaray’la para konuşmam” oldu. Başkan Dursun Özbek ile yapılan imza töreninde Terim’in seçimlere kadar ücretsiz çalışacağı, seçimlerden sonra da ayda 1905 TL’lik sözleşmeye imza atacağı, asıl sözlşmenin gelecek sezondan itibaren devreye gireceği belirtildi. Fatih Terim basın toplantısında Özbek’in sözlerinin arasında girerek “Benim sözleşmem seçime kadar, sonrasında yönetim kabul ederse 1905 TL’ye sezon sonuna kadar buradayım” diyerek seçim kozu olmadığını ima ediyordu.

Terim ile yeni bir serüvene yelken açan Galatasaray ilk devrenin son maçında Göztepe’yi konuk etti. Terim’in şansı yaver gidiyor, Süper Lig’deki hava bir anda değişiyor, önce Beşiktaş sonra da Fenerbahçe, puan kaybediyordu. 50 bin taraftarın önünde coşan Aslan, ligin yeni takımı Göztepe’yi 3-1 mağlup edip, devreyi 35 puanla 2. sırada bitirdi.

1554 gün sonra Galatasaray’ın başında sahaya çıkan Terim, 1-0 geriden geldikleri ikinci 45 dakika için “Olması gereken Galatasaray’dan bazı pasajlar verdiler” ifadelerini kullanıyordu. Taraftarın tribüne geri dönüşü ise dengelerin yeniden değiştiğinin göstergesiydi. Göztepe maçındaki Türk Telekom tribünleri, ilk hafta Kayseri önündeki futbol takımı gibiydi.

ÖZBEK GİTTİ, CENGİZ GELDİ

21 Ocak 2018’de yapılan olağanüstü seçimlerde büyük bir sürpriz yaşandı. Fazla şans verilmeyen Mustafa Cengiz, kongrede Dursun Özbek’i geçip Galatasaray’ın 37. başkanı oldu. Aslanlar, ikinci devreye yeni hoca ve yeni başkan ile başlayacaklardı! Bu sefer fikstür de ilk yarıya göre daha zorluydu.

23 Ocak’taki ikinci yarının ilk maçında; Maicon, Fernando ve Gomis yoktu ama sahada Eren Derdiyok vardı. Galatasaray, Kayseri’yi Eren Derdiyok’un dublesi ve Rodrigues’le deviriyordu. Bir sonraki hafta ise Cimbom, Osmanlı’yı Gomis’le 2-0 yıktı.

Galatasaray’da maddi sıkıntılar da iyice su yüzüne çıkmıştı. Futbolcular paralarını alamadığı için huzursuzdu. Devreye giren Terim, 4 aydır para bekleyen oyuncularının alacaklarının ödenmesini istedi. Osmanlı maçından öncesi şu ifadeleri kullandı: “Alacaklar ödenmezken, transferi uygun görmüyorum. Tüm takımı kaybetmeyi göze alamam.”

Bu süreçte Gomis’in parasını alamadığı için antrenmana çıkmadığı iddiaları gazetelere haber oldu. Sportif AŞ yöneticisi Abdurrahim Albayrak bu iddiaları doğrulayan bir imada bulununca Florya’daki iklim bir anda bozuldu. Gomis’in sonraki birkaç haftası, sakatlığının ciddi olması nedeniyle idmana çıkamadığını anlatmakla geçti. Attığı gollerden sonra da eliyle para istemediğini işaret edip armayı öperek yanlış anlaşıldığını göstermeye çalıştı.

Terim rüzgarı ile ayağa kalkan Aslan, 5 resmi (3 lig, 2 kupa) maçını da kazandı. 14 gol atıp, kalesinde 2 gol gördü. 

BADOU GİTTİ!

Bu dönemde Galatasaray’da bir de Ndiaye krizi yaşandı. Senegalli yıldızın 7,5 değil, 12 milyon Euro’ya alındığı ortaya çıktı. Ndiaye’yi 16 milyon Euro’ya satan Galatasaray kardaydı ama kulüp karışmıştı. Sportif AŞ’de göreve getirilen Abdurrahim Albayrak, Ndiaye hakkındaki iddiaları, transferi yapan Cenk Ergün’e sorduğunda “Ambarat’tan ucuza geldi” deyince ipler koptu. Amrabat, Albayrak’ın yıllar önce yaptığı ve rakamları nedeniyle çok tartışılan transferiydi. Bu iması nedeniyle, mevcut kadronun kurulmasında büyük payı olan Ergün’ün görevine son verildi.

Stoke City’e satılan Badou ise, “Kulübün kararı” diyordu… Galatasaray Başkanı Cengiz, menajerini suçlayıp “Ndiaye çok temiz çocuk ama enterasan bir menajeri var. Hocamız ‘bu çocuğu zehirlemişler, göndermem gerek’ dedi. Mecbur kaldık” şeklinde konuşuyordu!

Bu arada bir türlü çözüm bulunamayan sol beke, Japon Yuto Nagatomo monte edildi. Ve 6 aylığına İnter’den kiralanan Japon futbolcu, Galatasaray’ın yumuşak karşı denen mevkiye adeta duvar ördü. O kadar verimli oldu ki, Fatih Terim yıllardır hayalini kurduğu iki beki hücuma monte etme hayalini Mariano- Nagatomo ile hayata geçirdi. Nagatomo, İtalyan basınına verdiği röportajda İstanbul’da çok mutlu olduğunu söylüyor,  “Fatih Terim benden sadece defansif değil ofansif olarak da yararlanmak istiyor. Bu, benim için yeni bir deneyim ve böyle oynamaktan büyük keyif alıyorum” diyecekti.

Ama Igor Tudor döneminin kötü mirası olan ‘deplasmanda puan alamama’ sıkıntısı devam ediyordu. 20. haftada Cimbom, zirve yarışındaki rakiplerinin puan kaybettiği haftada Sivas’ta 2-1 yıkıldı. Futboluyla hayal kırıklığı yaratan Aslan, liderlik fırsatını kaybediyordu.

BEKLENEN CİMBOM!

Ve beklenen Cimbom, 21. haftada patladı! Antalya’yı ezip geçen (3-0) Sarı-Kırmızılılar, 6 hafta sonra liderliğe yükseliyordu. Futbolcuların 4 aylık değil 7 aylık alacakları da ödenmişti. Terim galibiyeti böyle yorumluyordu: “Bugün günlerden Galatasaray.”

BOLT MUSUN!

Mücadelede Gomis’e iki kişi arasından asist yapan Garry Rodrigues, 2. gol pasıyla herkesi kendisine hayran bırakıyordu. Kendi yarı alanından topu alıp 61 metreyi 8.40 saniyede geçen hızlı Garry için “Bolt musun kardeşim!” yorumları manşetlerdeydi.

Bir sonraki hafta ise Cimbom, deplasmanda Paşa’ya 2-1 kaybediyor ve ligde kartlar yeniden dağıtılıyordu. Evinde kükreyen Aslan, deplasmanda susuyordu. Çıktığı son 7 dış sahada 6. mağlubiyetini almıştı. Terim ise, “Galatasaray cesur olacak” diyordu.

Ertesi gün gazetelerde Gomis’in bayılması vardı! Kimsenin gözünün önünden o sahne gitmiyordu… Daha önce de ani baygınlıklar geçirdiği bilinen Gomis’in sahanın ortasında yığılıp kalması herkesi çok korkutmuştu. Birkaç dakika sonra kendine gelen Fransız golcü oyunda kalmak istemiş, kulüp doktorları da futbolcunun istediğini kabul ederek kenar yönetimine ‘değiştir’ işareti yapmamıştı. Sağlık tartışmaları bir hafta boyunca devam etti. Hayatının tehlikeye atıldığı iddialarına ise Gomis’in karşılığı “Ben iyiyim” oldu.

27. haftada Aslanlar, Bursaspor’u Gomis-Rodrigues ortaklığıyla gole boğdu: 5-0. Evinde üst üste 7. maçını kazanan Terim’in öğrencileri zirveyi yeniden ele geçirdi. Gecenin adamı ise 1 gol atıp 2 asist yapan Rodrigues oluyordu… Gomis, ikinci gol pası sonrası takım arkadaşının kramponlarını parlattı.

Bursa’yı 5’leyen Aslan, Karabükspor’u deplasmanda 7-0’la geçip tarihi bir zafer elde etti. Feghouli, 3 asistle bir maçta en fazla gol pası veren oyuncu olurken, 2 maçta 7 gol atan Gomis, gol sayısında Alex, Jardel ve Bolic’i geride bırakıyordu…

SİNAN’IN USTALIK ESERİ

25. haftada Galatasaray, Konyaspor karşısında yaptığı dönüşle şampiyonluğun sinyallerini veriyordu… Evinde 1-0 geriye düşen Cimbom’u Sinan’ın ustalık eseri ayaklandırdı; 45’te oyuna girip 1 gol, 1 asistle maçı çevirdi.

KONYA MAÇININ DEVRE ARASINDA TERİM’İN SÖZLERİ

Donk-Sinan hamlesiyle maçı çeviren Terim devre arasında oyuncularına aynen şunları söyledi: “Şampiyonluk için geri dönmeliyiz. Buradan ancak liderler, şampiyon takımlar dönerler.”

Sıradaki durak Kadıköy’dü… Ancak belki de Galatasaray’da bir ilk yaşandı… Galatasaray yönetimi derbi öncesi son antrenmanı Türk Telekom Stadı’na aldı ve çalışmayı taraftarlara açtı.  35 bin taraftar Aslantepe’deki son antrenmana takımlarını desteklemeye geldi. Takımın yalpaladığı bir dönemde taraftardan gelen bu büyük destek takımın yeniden topanlanmasına katkı sağladı.

Fenerbahçe ile Galatasaray’ın dev buluşmasında golcüler susuyor, kaleciler Volkan Demirel ve Fernando Muslera konuşuyordu. Mücadele 0-0 sona ererken, Terim’in aklında sadece şampiyonluk vardı. Terim, 9 yıldır Kadıköy’de Galatasaray’ın neden kazanamadığı şeklindeki soruya, “Bu statta çok güzel unutulmazlarımız var” deyip play-off oynanan sezona gönderme yapıyor ve ekliyordu: “50 yıl kazanmayalım, şampiyon olalım.”

Seyrantepe’de bambaşka bir kimliğe bürünen Fatih Terim’in öğrencilerinin şakası yoktu! Trabzonspor’u 2-1 geçen Galatasaray’da Kral Gomis, performansı ile yeniden parmak ısırtıyordu… Bununla beraber Cimbom’un Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir’e karşı ligdeki 16 maçlık kazanamama serisi de son buldu. Aslan artık ‘asıl rakipleri’nden de 3 puan alabiliyordu.

Ancak 28. haftada Galatasaray hüznü yaşadı. Gençlerbirliği’ne uzatmalarda kaybeden Cimbom, zirveyi de Başakşehir’e kaptırıyordu. Terim’in öğrencilerinin deplasmandaki puan kaybı ise tam 25 oluyordu! Dış sahada yaşanan bu kayıplar “Tudor’la arasında ne fark var” eleştirilerini de beraberinde getiriyordu.

Artık kritik haftalara girilmişti. 29. haftadaki rakip lider Başakşehir’di. 4 İstanbul takımının tutuştuğu şampiyonluk yarışında Aslan, Başakşehir’i yendi ve yeniden zirveye yerleşti. 60’ta soluyla müthiş falso vererek harika bir gol atan Brezilyalı sağ bek Mariano ertesi günün manşetlerindeydi…

Fatih Terim’le kaderi değişen Aslan, rakibini tam 4 maç sonra dize getirdi. Terim ise maçtan sonra “Allah bize bir şans daha verdi, ‘sonuna kadar götürün’ dedi” ifadelerini kullanıyordu. Gerçekten de Türk Telekom atmosferi Galatasaray’a yarışta bir şans daha vermişti.

ÇIKIN SAHAYA, LİDER KİM GÖSTERİN!

Zaferin detayları da sonradan ortaya çıktı! Mutlak galibiyet için çıkılan maçta ilk yarıdaki futboldan memnun kalmayan Terim, devre arasında, “Taraftarımızı geçen hafta çok üzdük, bu gece sevindirelim. Çıkın sahaya, lider kim gösterin!” diyerek futbolcularını motive etmişti.

Bu kritik zaferden sonra Galatasaray şoku kupada yaşadı. Yarı final rövanşında Fatih Terim›in 9 rotasyonu ters tepti. Akhisar, 2-1›in rövanşında tarih yazıp finale gidiyordu. Kasımpaşa maçındaki tercihleri nedeniyle Galatasaray’ın elindeki maçı kaybetmesine yol açan Terim’in bu, ikinci önemli hatasıydı.

MİMAR SİNAN!

Cimbom 30. haftada ise öldü öldü dirildi! Rakip Alanyaspor’du. 2-1 kazanılan Konya maçında oyuna sonradan girip mücadelenin kaderini değiştiren Sinan, Alanya’da da sahne aldı. Gümüş’ün golüyle karşılaşmayı 3-2 kazanan Sarı-Kırmızılılar, zirve koltuğunu kimseye bırakmadı!

Alanya’da Aslan’ın iki kahramanı vardı, biri Sinan, diğeri Muslera’ydı… Muslera, 71’de Fernandes’in, 90+1’de de Emre Akbaba’nın mutlak gollük vuruşlarını çıkarıp gemiyi karaya yanaştırdı. Muslera kalan haftalarda da müthiş performans göstererek zafere giden yolu açacaktı.

Galatasaray için belki de lig 82. dakikada Sinan’ın attığı golden sonra bitiyordu… Galatasaray tarihinde buradan şampiyonluk vermek bugüne kadar görülmemişti…

Sırada Beşiktaş derbisi vardı. Ligin ilk etabında yenildiği Trabzon ve Başakşehir’i Türk Telekom’da deviren Aslan, Beşiktaş’la da hesabı kapatmak istiyordu. Ama rakip çok güçlüydü, son iki sezonun şampiyonuydu. Hedef kazanıp şampiyonluk için geri sayıma geçmekti. Fenerbahçe ile Başakşehir’in de gözü bu maçtaydı… 

ÇIKARIN BAYRAKLARI!

Gomis’in penaltı kaçırdığı maçta Türk Telekom’un o muhteşem seyircisi yine devreye girmiş, takımı ateşlemişti.  Kartal’ı 2-0 yıkarak 21. şampiyonluk için dev bir adım atan Galatasaray, taraftarına ‘Çıkarın bayrakları’ diyordu! 12 sezonun gol rekorunu kıran Galatasaray’da maç bitimiyle birlikte stat şölen havasına döndü. Galatasaray zafer yolundaki son büyük taşı da da kaldırmış, yolunu açmıştı.

Başakşehir maçında stada gelirken oyuncuların dinlediği ve camlara vurarak tempo tuttuğu şarkı, derbiden önce de stat hoparlöründen çalındı. Terim’in “Kanı kaynatıyor” dediği şarkının hakkını veren Aslan, bir virajı daha kayıpsız atlatıp şampiyonluğa göz kırpıyordu…

Terim’in maç sonrası ağzından şu sözler çıkıyordu: “Maçın hakkını verdik mi? Verdik. Futbolun hakkını verdik mi? Verdik. Emeğimizi, alın terimizi verdik mi? Verdik. Ruhumuzu sahaya koyduk mu? Koyduk. Daha çok atabilir miydik? Atabilirdik. Kaldı 270 dakika.”

Terim şampiyonluğa giden yola maç maç baktıklarını süre hesabı ile anlatmaya devam etti ve her hafta 90 eksiltti.

Akhisar’da ‘Garry’ sayım başlamıştı! Oldukça kritik olan Akhisar virajını 2-1’le geçen Galatasaray, ligin bitmesine iki maç kala taraftarına bayrakları çıkarttırdı, zafer şarkılarını daha yüksek sesle söyletmeye başlamıştı. İkinci yarının ortalarında bir ara durgunluk dönemine giren hatta Terim tarafından ilk 11’de bile düşünülmemeye başlayan Garry Rodrigues geri gelmişti. Heyecan seviyesi bir an olsun düşmeyen 90 dakikada, Garry Rodrigues 2 golle yıldızlaşıyordu.

ŞAMPİ…

31. haftada rakip Evkur Yeni Malatyaspor’du. Ama mekan Türk Telekom olunca korkuya yer yoktu. Nitekim Malatya’yı 2-0’la geçen Cimbom için artık ‘şampi…’ denmeye başlanmıştı. Maça damgasını vuran isim yine Rodrigues oldu… Speedy lakaplı yıldız müthiş süratiyle rakiplerini hallaç pamuğu gibi dağıtıp 12 dakika içinde iki asist yaparak maçı koparan isim oldu. 

Fatih Terim gelmeden önce 15 maçta 1 gol, 3 asistle oynayan 28 yaşındaki oyuncu, Terim’le birlikte şaha kalktı. 17 maçta 8 gol, 7 asistlik performansıyla döktüren Rodrigues, kritik haftalarda şampiyonluk yarışının en kilit isimlerinden biri oldu.

Beşiktaş maçının ardından Akhisar’da da penaltı kaçırması nedeniyle yıkım yaşayan Gomis, galibiyete rağmen hüngür hüngür ağlamıştı. Sinan Gümüş maçtan sonra üzerinde ultrAslan yazan dev bayrağı Gomis’e getirdi. Fransız futbolcu bir süre bayrak salladı, sonra saha ortasına gelerek üçlü çektirdi. 

Fatih Terim ise “Bu hikayenin önsözünü onlar yazdı, son sözü de onlar söyleyecek” diyordu… Ve Süper Lig ilk kez 3 takımın şampiyonluk iddiasıyla son haftaya girdiği bir sezona tanıklık etti. Rakip, ligin yenisi olan ancak sürpriz çıkışıyla üst sıralarda kendine yer açan Göztepe’ydi. Bornova Stadı’ndaki randevuda Galatasaray karşısında çetin ceviz bir rakip buldu. Sadece 516 taraftarının desteğiyle sahaya çıkan Galatasaray’a 1 puan yetiyordu. Fatih Terim, play-off sezonunda Kadıköy’de oynattığı gibi oynattı takımını. Hedef gol yememekti. Plan tıkır tıkır işledi. Bir de penaltı düdüğü gelince Galatasaray rahat etti. Gerçi topun başına, Beşiktaş ve Akhisar maçlarında penaltı kaçıran Gomis’in geçmesi tribünlerde bir dalgalanmaya neden oldu ama Fransız korkularının üzerine gitmeye karar vermişti. Atışı gole çevirdiğinde şampiyonluğun yolu da Galatasaray’a çevrildi. Gomis 29 golle gol kralı olurken Alex’e ait en çok gol atan yabancı futbolcu rekorunu da kırıyordu.

Galatasaray, kadro derinliği ve deneyimi olarak kendisinden daha iyi ekiplere sahip Beşiktaş ve Başakşehir’i, yönetimsel anlamda da en tecrübeli kulüp olan Fenerbahçe’yi geride bırakarak 21. şampiyonluğunu kazanmayı başardı.

Yeni kurulan bir kadronun, iki farklı hoca, iki farklı yönetimle ve yeni bir seçimin arefesinde 75 puana ulaşıp kupayı kaldırması tek bir cümle ile izah edilebilir: Final süreçleri Galatasaray’ın işi…

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com