Çok Yakında

52 yıllık anlaşma, 30 yıllık ihmal ve mağduriyet

Ocak 26th, 2016 | by İrem Başaran Ulusoy
52 yıllık anlaşma, 30 yıllık ihmal ve mağduriyet
Yazarlar
0

(İrem Başaran Ulusoy’un Kuzey Gazetesi’nin Ocak ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Danimarka, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en sert yabancılar yasasına sahip olmakla tanınır ve Danimarka’nın yabancılar yasası, son yıllarda yapılan sayısız değişikliklere de baktığımızda oldukça ‘dinamik’ olarak adlandırılabilir. Danimarka dışından, özellikle de üçüncü dünya ülkelerinden kişilerin Danimarka’ya yerleşmek istekleri, ülkede yabancılara karşı bir şüphe ve korku duyulmasına neden olmuştur. Bu tutum sonucu Danimarka yabancılar yasası, özellikle aile birleşimini kısıtlayan alanlarda çok kez değiştirilmiş ve zorlaştırılmış, sertleştirilmiştir. Bu zorlaştırmaların, sertleştirmelerin en tipik iki örneği 24 yaş sınırı ve bağlılık şartıdır (Tilknytningskrav).

Her iki kural da zamanın Liberal-Muhafazakar koalisyon hükümeti tarafından yasalaştırılmış ve uygulamaya konmuştur. 24 yaş sınırı aile birleşiminde bulunacak olan genç çiftlerin her ikisinin de 24 yaşın üzerinde olmalarını şart koşmaktadır. Bu şartın amacı, genç göçmenler arasında zorla ve anlaşmalı evliliklerin önüne geçmek olarak kamuoyuna açıklanmıştır. Bağlılık şartı (Tilknytningskrav) ise aile birleşiminde bulunan çiftlerin her ikisinin Danimarka’ya olan toplam bağlarının aile birleşimine başvuran kişinin geleceği ülkeye olan bağdan daha fazla olmasını şart koşmaktadır.

Bu iki kural çok sert eleştirilere ve tartışmalara neden olsa da değiştirilmeden günümüze kadar varolagelmiştir. Bu iki kural nedeniyle birçok aile parçalanmış, birçok evlilik daha başlamadan bitmiş, çok sayıda çocuk, anne veya babasından ayrı büyümüş, birçok evli çift iki ülke arasında gri bir bölgede evliliklerini sürdürmeye çalışmışlardır.

Danimarka’da yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan göçmenler de aslında bu kuralların dışında kalmaları gerekirken, tüm bu sertleştirmelerden olumsuz etkilenmişlerdir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan göçmenlerin Avrupa Birliği ülkelerindeki birçok hakkı, Ankara Anlaşması ve katma protokol olarak da adlandırılan ve serbest dolaşıma izin veren anlaşma sayesinde garanti altına alınmıştır. Yasaya göre Avrupa Birliği parlamentolarından alınan sertleştirme ve kısıtlama kurallarından Türk vatandaşları muaf tutuluyordu. Ankara Anlaşması, 1963 yılında Avrupa Birliği’nin o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında, Türkiye’nin aşamalı olarak Avrupa Birliği ile bütünleşmesini sağlamayı amaçlayan bir anlaşmadır. Anlaşma hükümlerine göre Avrupa Birliği’ne üye olan ülkeler anlaşmaya imza koymalarından itibaren anlaşmanın tarafı olacaklardır.

Danimarka açısından baktığımızda, Danimarka’nın yabancılar yasasının, Danimarka’nın Avrupa Birliği’ne giriş tarihi olan 1 Ocak 1972 tarihindeki haliyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için geçerli olması ve o tarihten itibaren gerçekleştirilen zorlaştırmalar, sertleştirmelerin ve kısıtlamaların Türk vatandaşlarına uygulanmamasını da hükme bağlıyordu. Bu kadar kapsamlı bir anlaşma olmasına rağmen, Ankara Anlaşması serbest dolaşım hükümler neredeyse hiç uygulanmamıştır. Bunda, üye ülkelerin bu hakkı gündeme getirmek istememeleri kadar, Türk bürokratları ve devlet adamlarının da bilgi sahibi olmamalarının, çeşitli nedenlerle bu haklarda ısrarlı ve bu hakların takipçisi olmamalarının etkisi olmuştur.

Bu hak sadece bazı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hakkını aramak için ulusal mahkemeleri de geçerek Avrupa Adalet Divanı’na başvurmaları sonucunda gündeme gelmiş, üye ülkelerin yabancılar yasasında da çok kapsamlı ve sadece o davayla ilgili alanda kullanılabilirlik sağlamıştır. Bu davalar sonucu çıkartılan kararlar Danimarka hükümeti tarafından da kabul edilmiş, ama fazla kamuoyu yaratmadan Türkler için uygulanmaya başlamıştır. Zira Ankara Anlaşması’ndan doğan hakların var olduğunu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına anlatmak, Danimarka’nın işine gelmemiştir. Her ne kadar çok kapsamlı ve imkânsız gibi görülse de bu haklardan yararlanmak mümkündür. Bu alanda bilgi sahibi olan avukat ve hukukçulara danışarak bu hakların takipçisi olabilir, bu haklarınızı elde edebilirsiniz. Danimarka Yabancılar Müdürlüğü’nden gelen bir ret cevabı sizi durdurmasın. Bugüne kadar Danimarka yabancılar yasasının uygulanış şeklinden mağduriyet yaşanmasının en önemli nedeni bu yasaların sağladığı hakların tam olarak bilinmemesidir.

Yorumlara kapalıdır.