Çok Yakında

4 puan gruptan çıkartır

Haziran 11th, 2016 | by Gazete Kuzey
4 puan gruptan çıkartır
Spor
0

(Serdar Ali Çelikler’in Kuzey’in haziran sayısı için verdiği röportajdır…)

EVSİZ ŞAMPİYON VAR MI TARİHTE BİLMIYORUM

Beşiktaş yıllar sonra şampiyon… ‘Ev’siz ve ‘ev’ine son anlarda kavuşan Kartal için ne diyeceksiniz?

Beşiktaş, 33’üncü hafta resmen şampiyonluğunu ilan etti. 33 hafta 66 devre eder. Bu 66 devrenin en az 48-50’sinde Beşiktaş tüm rakiplerinden üstündü. En az 25 maçta sadece kendi oynadığı takımlara karşı değil, rakibi F.Bahçe’nin oyununa karşı da üstünlük sağladı. Aslında Fikret Orman’ın başkan seçilip “Feda” dediği ilk yıldan bu yana bakarsak yakalanan başarı çok büyüktür. Feda denildi; Samet Aybaba ile yola çıkıldı. Olcay’lar Veli’ler o dönem geldi. Ertesi yıl Biliç ve sonraki yıl Önder Özen ve Biliç işbirliği ile bu takımın temelleri atıldı. Bu genç takım geçen sene de son 4 maçta şampiyon olabilecekken ligi 3’üncü bitirmişti. Bu takım için bu sene kırılma yılıydı. Ya bir ‘kutlama’ yaşayıp daha da güçleneceklerdi ya da ‘kırılıp’ zayıflayacaklardı. Biliç’ten sonra doğru hoca seçimi; en önemlisi doğru oyun seçimi ile büyük bir başarı yakaladılar. Evi barkı olmadan şampiyon olan takım dünya tarihinde var mıdır bilmiyorum; sanmıyorum. Bu takım 2-3 takviyeyle seneye de favoridir. Ama önemli isimlerini kaybetmeden. Bir de Fatih Terim G.Saray’ı ve Ersun Yanal F.Bahçe’si dışında ‘Hücum’ mantalitesi ile şampiyon olan bir takım hüviyeti ayrıca önemli. ‘Kazma Ön Libero’ olmadan da şampiyon olabileceği görüldü. Artık büyük takımlarımızın ligde en azından 25-26 maçta ‘defansif’ orta sahadan vazgeçmeleri gerektiğini de gösteren bir şampiyonluktu bu. Fikret Orman ve yönetimini; Şenol Güneş’i ve oyuncuları başta olmak üzere tüm Beşiktaşlıları kutlarım.

Sezonun adamı Oğuzhan’dı. Siz Euro 2016 sonrasi Oğuzhan’ın transfer olacağını iddia etmiştiniz.

Oğuzhan çok iyi bir futbolcu. Bu sene skorer olmayı da öğrendi. Savunma önünde oynar mı? Oynadı, gördük. 10 numara oynar mı? Skorer olduğunu bu sene kendisi de gördü; 10 numara da oynar. Kanattan oyun kurabilir mi? Kurar. 4-4-2’de orta alan 2’lisinden biri olur mu? Olur. Şimdi, topu bilen; tekniği üst düzey; Avrupa eğitimi almış; Arsenal tedrisatı görmüş genç bir oyuncu Avrupa kulüplerinin ilgisini çeker mi? Çeker. Eğer çok yüksek bonservis bedelleri istenmezse 10 milyon Euro civarında transfer yapabilir. Ona turnuvada çok güveniyorum.

besiktas-sampiyonlukŞenol hoca? Başarının sırrı Türk antrenör müdür?

Türk antrenör ya da yabancı antrenör yoktur. İyi antrenör, kötü antrenör vardır. Şenol Hoca’nın başarısının sırrı bana göre hücum kimlikli bir antrenör olması ve öğretmen olması. Hücum kimliğini Trabzonspor’da da görmüştük. Bordo-Mavililer bir daha 82 puanı kim bilir ne zaman görür? Ayrıca öğretmen kimliği önemli. Sorunlu her futbolcuyu parlatması tesadüf olamaz. Her yıl onun takımından biri gol kralı olması da tesadüf olamaz. Fernandao, Volkan Şen, Ozan Tufan, Şener Fener’e transfer yaptı. 2 yıl önce neden olmadı? Bakambu’yu unutmayalım. Villareal’de yaptığı işler ile İspanya’da yılın 11’lerine seçiliyor. Bu sene Oğuzhan’ın parlamasını; İsmail’in yeniden doğmasını hatta Quaresma’nın bile yeniden futbolcu olmasını Şenol Hoca sağlamıştır. Ha keza bitik Mario Gomez’i yeniden Alman milli takım oyuncusu yapan da odur. Zaten Gomez de kendisi için biraz da şaşırarak ‘İdman bilgisi de üst düzey’ diyerek durumu ortaya koyuyor. Ayrıca geçen yıl Bursa’da bu yıl Beşiktaş’ta adale sakatlığı yaşanmadığını da söyleyelim. Demek ki idman bilgisi ve sağlık ekibi uyumu da gayet iyi. Daha ne söyleyeyim?

Gomez döner mi? Dönmeli mi?

Gomez daha üst düzey bir takıma gidebilir mi? Unutulmasın, Gomez düşüşteki kariyerinde Fiorentina’nın oyuncusu idi. Hâlâ öyle. Euro 2016’dan sonra İngiltere yapabilir. Ama PSG, Juventus, ManU, Manchester City, Chelsea, hatta tekrar Bayern Münih kendisini alır mı? Sanmıyorum.  Gomez büyük liglerin başaltı takımlarına gider. Beşiktaş’ta ise kral olarak kalır. Bence bunları o da düşünüyordur. Ama giderse de Beşiktaş hep iyi santrafor buluyor. Yine bulacaklardır.

F.Bahçe’ye gelelim… Son dakikaya kadar savaştılar

F.BAHÇE FUTBOL OLARAK İYİ YÖNETİLMİYOR

Her sene aynı hikaye. “Biz hep zirve mücadelesi içindeyiz” lafı ile müzmin 2’ncilik takımı oldular. Son 10 yılda 3 şampiyonluk F.Bahçe için kabul edilemez. Üstelik bu son 10 yılın en az 5 senesi Beşiktaş’ın maddi imkansızlıklar ile geçirdiği dönemler. Aysal’lı 3 yıl hariç G.Saray da maddi olarak iyi durumda değildi. Hadi 3 Temmuz’un ertesi yılını çıkaralım. Ama maddi güç farkını 9 yılda 3 şampiyonlukla açıklayamayız. F.Bahçe futbol olarak iyi yönetilmiyor. Nokta.

FERNANDAO TEKNİK DEĞİL, TOPU BİLMİYOR

Sene içi Kuzey’e yaptığınız Van Persie ve Fernandao yorumlarınız bire bir çıktı. F.Bahçe’nin santraforları bunlar mıdır?

RvP hayatının hiçbir döneminde üst düzey fizik gücüyle oynamadı. Dolayısıyla uzun süre “Güçsüz” lafıyla oynatılmayarak RvP kaybedildi. Geri döndüğünde ise ruhsuzdu. Fernandao kaliteli bir oyuncu değil. Teknik değil, topu bilmiyor, pas alışverişi yapamazsınız. Mesela Fernandao’ya idmanda boş sahada bir top verin, topu taç çizgisinin 1 metre dışına taşırmadan kaleden kaleye top sürmesini isteyin, yapamaz. Top ya taca ya da taç çizgisi yanındaki 1 metrelik alanın dışına çıkar. Çünkü tekniği 0. Ama mesela Ersun Yanal’ın Fener’i gibi yüklenen, kanat ortalarının bolca yağdığı bir takımda çok gol atar. Fernandao ceza sahası içi golcüsü. Top sürüp, gol atamaz. Birebirde çalım atamaz. Bu tarz santraforların devri bitiyor. Bunların en iyisi Drogba idi. Bence artık çabuk; adam eksiltebilen santraforların devri. Dünyaya bakın; Griezmann, Suarez, Aubemeyang, Vardy, Kane gibi santraforların devri. Bu tür uzun ve az tekniği olan santrafor, büyük takımlarda kalmadı. Ama takımda tutulur, işler kötü gittiğinde oyuna alınır; ceza alanı etkinliği açısından fayda sağlar. Ama o da yedeklikte Şişmandao oldu. Dolayısıyla ikisi bir Sow etmedi.

Bence F.Bahçe Braga’da kaybetti. O günkü dağınıklık, takım olamama hali, bir anlık kızgınlığı frenleyememe, herkesin ayrı telden çalması…

Olabilir. Avrupa’dan elenilmesi ligdeki ritmi de bozuyor.  Beşiktaş da geçen yıl Brugge’a elendikten sonra düşüşe geçmişti.

PereiraYılın en çok konuşulan adamına gelelim. Pereira… Sezon başı spor medyası yerlere göklere sığdıramadı. Sezon ortası gömecek yer bulamadı.

Kimse yere göğe sığdırmadı. Tam tersine İsmail Kartal’ı yarım ağız bile eleştirmeyen Fenerli eski topçu yorumcular, adamı paramparça ettiler. Pereira futbola dair fikirleri olan, stratejiyi, taktiği bilen iyi bir teknik adam. Ligin en iyi takımı Beşiktaş’la oynanılan maçın ilk 45’inde Beşiktaş’ı tamamen paralize eden de onun stratejisiydi. Ama Porto ve Olimpiakos’tan sonra burada da soyunma odasını kaybetti. Bir de mantalitesi ‘güvenlikçi.’ Bu mantalite en azından Fenerbahçe’de tutmaz. Kendisi açısından soyunma odası ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi ve  güvenlikçi mantaliden akışkan cesur futbol anlayışına geçmesi doğru olur.

Terrenao için ‘Van Persie, Nani transferleri sayesinde oldu’ demiştiniz. O da taca atılanlardan biri oldu.

Hâlâ aynı iddiadayım. Know-how önemli bir şeydir. Şimdi Danimarka’ya gelsem; yerleşsem. Çok da param olsa; yapacak iş fikrim de olsa. Yine de benden çok önce Danimarka’ya yerleşmiş; benden az parası olan yapacağım işe sermaye koyamayacak adamla muhatap olur muyum, olmaz mıyım? Elbette olurum. Çünkü adam Danimarkalıyı tanır, Danimarka’yı tanır; bürokrasiyi tanır; malı nereden daha ucuza alabileceğimi söyler; işçiyi nereden bulacağımı; tesisi hangi kentte açacağımı bilir. Sonra işler büyüyüp “O ne yaptı ki? Benim param olmasa o bir hiçti” diyebilir miyim? Fenerbahçe yönetiminin yaptığı budur. “Parayı ben veriyorum, Terraneo gidip alıyor” diyorlar. İyi de senin yönetiminden biri gitse 10’a alacağı adamı Terraneo 6’ya alıyor. Nasıl olacak bu iş? Yani bilgiye, know-how’a, ilişkiye inanmayan bir yapı ile Terraneo’nun kalması mucize idi. Ha Terraneo kötüdür de yerine Sevilla’nın Sportif Direktörü Monchi’yi alırsın. Ona bir şey demem. Ama daha baştan yaşanan bu “Her şeyi biz biliriz” kibiri Fener’de kalıcı sistemler oturtmaz.

G.Saray… Çok söylenecek bir şey yok. Direkt tek soru: başkan doğru isim mi?

Dursun Bey 10 tane başkan adayını geçip gelmedi ki? Mevcutlar içinde en iyisi olduğu düşünüldüğü için geldi. Bence futbolu, hemen ama hemen bilen birine bırakmalı. Çünkü bir futbol aklı yok.

3 kupalı Hamza hocayla başlayan çöküş… Mustafa hocanın rezil olması… En son taraftarın ismini bilmediği iki hoca… Hoca sorunu çözülür mü?

Hamza Hoca’nın gönderilmesi konusu hâlâ muammasını koruyor. O konuda bir yorum yapamam. Yönetimin bir hocayı gönderme hakkı vardır. Denizli ise herkes için hayal kırıklığı. Kendi kariyerini çok kötü bir şekilde sonlandırdı maalesef. Hoca sorunu çözülür mü? Açıkçası G.Saray yönetimin futbol aklı yok. Olmadığı için çözülür mü bilemiyorum.

FERNANDAO TARZI SANTRAFORLARIN DEVRİ BİTİYOR… SNEIJDER BİR MİKSER… TRABZON’UN SORUNU ÖZELEŞTİRİ YAPMAMASI… DUALARIM MİLLİLERLE…

sneSneijder çok eleştirildi. Siz onun gerçekten bir mikser olduğuna, hoca gönderdiğine inanıyor musunuz?

İnanıyorum. Bu hakkı ona Aysal’dan başlayan tüm başkanlar verdi. O da bunu kullanıyor. Ama bu onun kusuru mu? Bence değil.

Cimbom’da revizyon şart, bazılarıyla yollar ayrılmalı demiştiniz. Burak gitti, forvet bitti.

Fikrimi biliyorsunuz. Her büyük takım 4-5 senede bir helalleşme dönemine girmeli. Uzun süre kalan bazı oyuncular çeteleşiyor. G.Saray oyuncuya dayalı sistemin en çok görüldüğü kulüp halinde. Bence revizyon geniş kapsamlı ve detaylı olmalı. Ama maddi durum buna izin vermez. İşleri zor. Burak artık kronik sakatlığı olan bir oyuncuydu. 5.5 milyon Euro kazanıldı. Forvet bulunur. Bence Burak’ın satılması yönetim başarısıdır.

Umut Bulut… artık ağzıyla kuş tutsa olmuyor. Bu ısrarsan vazgeçmeli mi?

Umut hakkında yorum yapmayayım. Babası için bir kez daha rahmet dileyeyim. Ama kalsa da gitse de 2 forvet şart G.Saray’a.

Trabzon’a gelelim… Fırtına’yı dindiren, susturan ne oldu sizce…

Trabzonspor’un en büyük sorunu özeleştiri yapmaması. Her konuda başkalarını suçlamak; şiddeti bile meşrulaştırmaya çalışmak belki rahatlatıyor onları ama kendini acımasızca eleştirmezsen doğruyu bulamazsın. Trabzon’un kendini acımasızca eleştirme eksiği var. Bir de Şota geldiğinde size de söylemiştim. Şota iyi bir hoca değil. Tabi bu yıl ekstra olarak hakemler epey bir doğradı Trabzon’u. Trabzon’un düzelmesi için 3 yıllık bir plan yapması lazım.

Sivasspor küme düştü…

Gerçekten çok üzüldüm. Türkiye’de en iyi yönetilen kulüplerden biri. Ama bu sene futbol aklı olarak çok eksik kaldılar. Bir iyi santrafor bir de iyi stoper bulamadıklarından küme düştüler. Seneye Batuhan’la başlamak kimin fikri ise büyük hata da onundur. Bu sene hem başta hem de devre arasında başarısız işler yaptılar futbol aklı çerçevesinde. Basiret bağlandı diyelim. İnşallah en kısa sürede geri dönerler.

‘Büyük takım hocası değil’ dediniz, Aykut hoca Konya’yı ilk 3’e soktu. Aykut hoca mı iyi, Konya mı küçük takım?

Aykut Kocaman, Türkiye’de futbola kafa yoran; taktik bilgisi olan çok değerli bir teknik direktör. Ayrıca 3 Temmuz sonrası herkes ‘tam siper’ iken isyan bayrağını açarak Fenerbahçeliler’in gönlünde unutulmaz bir yer edinmiş liderdir de aynı zamanda. Ancak kendisi bana göre büyük takım hocası değil. Tekrar ediyorum; Kocaman, futbolu bilen ender teknik adamlardan ama büyük takım hocası değil. Konya’yı 3’üncü yapmak büyük başarıdır. Konya, Avrupa Ligi’ne direkt katılacak bunun kıymetini de Konyalılar bilsin. Seneye de Konya ilk 6’da olması muhtemel bir takımdır. Konya ‘küçük takım’ mı diye sormuşsunuz? Ben size sorayım Konyaspor büyük takım mı? Bir soru daha. Danimarka’daki Konyalılar arasında anket yaptınız mı? Konyaspor’u tutanlar mı fazla; Fenerbahçe, G.Saray, Beşiktaş tutanlar mı?

millitakimEuro 2016’ya gelelim… Ne yaparız?

Daha önce yanıtlamıştım. Gruptan çıkış zor bir yoldan geçiyor. Bana göre 4 puan bizi gruptan çıkarır. Ve eğer gruptan çıkarsak yarı final görebiliriz. Dualarım milli takımımızla.

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com