Çok Yakında

2 yıla çığır açacak

Eylül 24th, 2017 | by Gazete Kuzey
2 yıla çığır açacak
Danimarka
0

Sadi TEKELİOĞLU İrfan KURTULMUŞ 

Kanseri kanser eden Türk

O, bizim gururumuz… Roskilde ve Köge Hastaneleri Onkoloji Başhekimi İsmail Göğenur, kanser tedavisinde çığır açacak yöntemini açıkladı

“Elektro Kemoterapi adlı bir yöntemimiz var. Sonuçlarını iki yıl sonra alacağız. Eğer başarılı olursak, kanser tedavisinde çığır açmış olacağız. Kansere 5 ayrı cepheden saldırıyoruz.”
“Kurayla belirlediğimiz 20 hastaya bu yöntemi uyguluyoruz. Başka 20 hastaya başka yöntemler uygulayarak, hastaları takip ediyoruz.”

Danimarka’dan bir gurur hikayesi daha… Roskilde Hastanesi’nde Onkoloji Cerrahisi başhekimi olan İsmail Göğenur, Kuzey’e konuştu

“”İsmail Göğenur… Danimarka’da yaşayan vatandaşlarımızdan biri. Roskilde ve Köge Hastanesi, Onkoloji Cerrahisi başhekimi… 5 çocuklu bir ailenin en küçüğü… 1969 yılında ailesine daha iyi bir gelecek sağlamak umutlarıyla Danimarka’ya gelen bir babanın oğlu.
İsmail Göğenur’un annesi, babasından iki yıl sonra Danimarka’ya gelir. Annesinin gelmesinden iki yıl sonra da 1973 yılında İsmail, Gentofte’de dünyaya gelir.  Annesi gelir gelmez Danimarka’da birçok vatandaşımızın göç hikayesinin bir parçası olan Nilfisk elektrikli süpürge fabrikasında çalışmaya başlar. O yıllarda babası da başka bir fabrikada işçi olarak çalışmaya devam eder.
Göğenur daha ilkokul yıllarında  doktor olmaya karar verir ve yemin eder: Doktorluk yaparken fark yaratacak bir kariyer yapacaktır.
Bu sözünü tutar ve 1993 yılında girdiği Kopenhag Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1999 yılında mezun olduktan sonra kanser cerrahisi alanında ihtisas yapar.
İsmail Göğenur bugün Roskilde Hastanesi’nde görev yapıyor. Hem profesör olarak ameliyatlara giriyor hem de yanında ona bağlı olarak çalışan 17 araştırmacısıyla birlikte kanser hastalığının belini bükecek yöntemler bulmaya çalışıyor.
Kanser ameliyatlarında denediği yöntemlerle de dünyanın da ilgisini çektigini görüyoruz. Yöntemleri dünyanın en saygın tıp dergisi Lancet Onkology’de yayınlanan Göğenur Kuzey gazetesi ile sohbetinde mesleki yaklaşımı konusunda çok çarpıcı bir açıklama yapıyor:
“Ben bir doktor olarak, örneğin dün bir ameliyat yaptım ve bir hastaya yararım dokundu. Yarın ya da başka bir gün de ameliyatlar yapar kendi ameliyat ettiğim hastaları sağlığına kavuşturabilirim, ancak bildiklerimi, araştırmalarımdan öğrendiklerimi diğer doktor arkadaşlarla paylaşırsam sadece ben değil, benimle birlikte çok sayıda doktor çok daha fazla sayıda insanın hayatını kurtarmış olur. Benim ameliyata ve kanser cerrahisine olan yaklaşımımı şu şekilde özetleyebilirim: Robotik ameliyatlar yapıyoruz. Yani ameliyat yapılacak bölgeye delikler açarak robot ameliyatı yapıyorum. Benim prensibim mümkün olan en az sayıda delik açarak ameliyatları gerçekleştirmek ve ameliyat sonrası kanser tedavisine bir an önce başlamak olarak özetlenebilir.”
“”Mesleki yaşamında araştırma ve yenilik İsmail Göğenur için en öncelikli iki konu. Son iki yıl içinde yaptığı araştırmalar sonucu geliştirdiği tekniklerin dünyanın her yanında birçok doktor tarafından kullanıldığını söyleyen Göğenur kendi geliştirdiği bir ameliyat yaklaşımını ise şöyle anlatıyor: “Genellikle kalın bağırsağın herhangi bir yerinde ortaya çıkan kanseri ameliyatla alıyorduk. Bunu yaparken kalın bağırsağa yakın bölgedeki lenf bezlerini de alıyorduk. Sıçrama riskini ve yayılmayı önlemek için yaptığımız bu ameliyat tekniğinde bir yenilik geliştirdik ve aldığımız kanserli hücrelerle birlikte aldığımız lenf bezi sayısını arttırabilmek için ana atardamara iyice yakın olan bölgedeki lenf bezlerini de ameliyatla almaya başladık. Bu geliştirdiğimiz tekniği dünyanın en saygın onkoloji dergisi Lancet Onkology’de yayınladık ve bu teknikle yaptığımız ameliyatlarda, kanserin nüksetme oranı hissedilir derecede düştü. Bu teknikle yapılan ameliyatlar sayesinde kanserin  nüksetme oranını yüzde 10 oranında düşürdük. Bu bir cerrahi bulgudur. Bu uygulamayı Roskilde’deki hastanemizde 5 yıldır yapıyoruz. İki yıl önce de Lancet Onkology dergisinde yayınladık.”
İsmail Göğenur, yanında doktora yapan 17 öğrencisi olduğunu belirterek, bu öğrencilerin büyük bir kısmının kanser hastalarının ameliyat öncesi, esnası ve sonrasında uygulanacak tedavi yöntemileri sayesinde hastalığın yeniden ortaya çıkmasının engelleyebilecek bir tedavi yöntemi bulmak üzere çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını anlatıyor. “Tek kafa yordukları nokta; hastalığın yeniden ortaya çıkmasını engeleyecek bir tedavi yöntemi bulmak” diyen Göğenur ameliyat öncesi ve sonrasında yaptıkları tahlillerle 30 bin civarında geni incelediklerini ve ameliyat sonrasında hangi genlerin azalıp hangilerinin arttığını araştırdıklarını belirtiyor.

Bağışıklık sistemi çok önemli

“”Göğenur, “Kansere yakalanan ve ameliyat olan hastaların yüzde 100’ünde karaciğerde küçük küçük kanserler oluşur, ama hastalar bunun farkına bile varmaz, zira vücudun bağışıklık sistemi bu kanser hücrelerini etkisiz hale getirir. Küçük kanserlerle bağışıklık sisteminin başa çıkması daha kolay olur. Anadolu halkı arasında ‘Bıçak vuruldu hastalık arttı’ diye bir deyim vardır. Aslında bir noktaya kadar halkımız bu deyimi kullanmakta haklıdır. Zira, ameliyat insanın bağışıklık sistemini tamamen çökertir. Vücut ameliyatın ardından ameliyat için açılan yarayı iyileştirmekle uğraştığından kanser hücreleri ile mücadele etmeyi unutur. Biz de ameliyat yaptığımız zaman hastalarımızın bağışıklık durumunu çok yakından izliyoruz. Kanser sinsi insan gibi; çok akıllı bir hastalık. Bağışıklık sisteminin izin verdiği anda harekete geçip yayılmaya başlıyor. Biz de bu yüzden ameliyat olacak olan hastanın bağışıklık sistemini ‘Ne yapabiliriz de zirveye çıkarabiliriz’ diye araştırmalar yapmaktayız. Dünyada bizim kadar, bağışıklık sistemini yükseltmek için hormon tedavisi yapan başka bir kanser kliniği yoktur desem yalan olmaz” diyor.

Kanserde tedavisinde çığır açacak yöntem

İsmail Göğenur, sonuçlarını iki yıl sonra alacakları ve Elektro Kemoterapi adını verdikleri bir yöntemi de anlatıyor. Genellikle kolon kanserinde, bir elektrodla doğrudan kanserli hücreye kemoterapi uygulanması esasına dayanan tedavi yöntemini uygulamaya başladıklarını  söyleyen Profesör Göğenur, “Eğer başarılı olursak kanser tedavisinde çığır açmış olacağız” diyor. Kanserli hücrelere elektroşok verme esasında dayanan yöntemde kanserli hücrelere saniyenin binde biri gibi kısa bir sürede çok düşük voltajlı elektrik veriyoruz ve bu etkiyle kanserli hücreler büzülmenin tersi bir hareket yapıyorlar ve genleşiyorlar. İşte, bağışıklık sisteminin uyarılarak vücuttaki genleşmiş tüm kanser hücrelerini tespit edip ortadan kaldırmasını sağlamaya çalışıyoruz” diyor.
İsmail Göğenur, kur’a ile belirledikleri 20 hasta üzerinde bu yöntemi uyguladıklarını, ayrıca diğer 20 belirli hastaya da diğer yöntemleri uyguladıklarını belirterek elektro kemoterapi uyguladıkları hastaların takibini yaptıklarını söylüyor.
Kansere 5 ayrı cepheden saldırdıklarını söyleyen ismail Göğenur, “Elektro kemoterapi, İnterferon adını verdikleri hormon tedavisi,  şeker hastalarına verilen metformin adlı ilacın kanser hücrelerini zehirlediğini keşfettik, bu ilacın kanser tedavisinde çare olup olmadığını araştırıyoruz, yeni bir anestezi yöntemi, sonuncusu da hastanın spor yaparak bağışıklık gücünü ve vücudunun direncini arttırması, yöntemlerini deneyerek hastalarını sağlıklarına kavuşturmaya çalışıyoruz” diye konuşuyor.
Genellikle kalın bağırsak ve rektum kanserleri alanında ameliyatlar yapan İsmail Göğenur’un bugüne kadar 233 makale yayınlayıp 7 ayrı tıp kitabında bölüm yazarlığı yaptıgını belirtelim.
“”Danimarka Kanserle Mücadele Derneği yönetim kuruluyla Amerikan Cerrahi Enstitüsü üyelikleri bulunan İsmail Göğenur tedavi alanında elde ettikleri başarıların kanser araştırmalarına bağlı olduğunu, akademik ve tıp çalışmalarının yüzde 20’lik bölümünün araştırmaları için kaynak sağlamaya çalışmakla geçtiğini belirtiyor: “Tıp araştırmaları alanında kaynak sınırlı ve inanılmaz bir rekabet var. Herkes doğal olarak araştırma yaptığı alana kaynak sağlanması için uğraşıyor. Benim de yanımdaki 17 öğrencimin araştırmaları için para bulmam gerekiyor. Bu çaba beni çok yıpratıyor.”
Danimarka’da alanında en büyük uzman olarak gösterilen Prof.Dr. İsmail Göğenur ayrıca, Türkiye’deki bazı hastane ve önde gelen doktorlarla son iki yıldır temaslarının arttığını ve konuşmacı olarak davet edildiğini sözlerine ekledi. 

Yorumlara kapalıdır.

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com